Ümitlerimin Gemisi

Ümitlerimin Gemisi

Uzun direklerin ucuna
Uzak iklimleri çiziyor duman.
Beyaz köpüklü sular ardına,
Gömülüyor hatıralarıyle liman.
Gemim gidiyor, gidiyor
Hafif dumanında
Martılarıyle
Gemim gidiyor, gidiyor
Tayfalarının dudaklarında

Şarkılarıyle,
Bembeyaz güvertesinde duran,
Mavi elbiseli gemicilerim
Selâm, sevgi hasret taşıyor
Bembeyaz yelkenlerine vuran
Hayallerimin rüzgarıyle
Gemim yaklaşıyor, yaklaşıyor
Ah! direkleri, kollar gibi, Allah’a yükselen
Teknesi, göynüm gibi, yeşil sularda yüzen
Gemim!..
Ah! sevgiliye ümitlerimi götüren
Bahriyelilerim
Çabuk git, çabuk, gemim benim
Seni, narin ellerinde, kalpleri gibi, mendilleri titreyen,
Mavi gözleri yaşlı, genç kızlar bekliyor.
Seni, hovarda bahriyelilerin parasını yiyen,
Dudakları boyalı kadınlar bekliyor?
Seni, bir çam kabuğuna bütün hasretiyle işleyen,
İhtiyar kaptanın mavi elbiseli oğlu;
Seni, içleri uzak diyarların hasretiyle dolu,
Yanık derili, yalınayak, çocuklar bekliyor
Git gemim, git?
Seni, bütün denizi ve gemileri sevenler
Seni, beyaz yelkenlerde rüya görenler
Bekliyor
Git gemim, çabuk git
Benden selam, sevgi götür,
Aşkımı, ümidimi götür
Bekleyenlere
Git gemim, git!..
Ah! ne oldu öyle birden?
Bin hayalle yüzdürdüğüm gemim?
Koptu yavaş yavaş orta yerinden
Yarime yazdığım mektubum benim!..
Kâğıt gemim gittikçe yan yatıyor.
Uzanmış sevgilimin küçük elleri,
Gemimin direkleri gibi, suya
Zavallı bahriyelilerim atıyor,
Hasretle işlediğim mavi elbiseleri,
İçimin direkleri
Gibi, suya
Sular, onu, yılların aşkımızı örttüğü gibi, örtüp unutuyor.
Gemim ümitleriyle, hatıralarıyle, bahriyelileriyle batıyor!.

Necati Cumalı

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Hiçleyemeyen Sanat Yolcularına

Hiçlenme, bir tür içlenmedir. Hiçleme, hiçlenmeyle yürür. Kendimize dönük hiçleme, kendimizi hiçlemedir, hiçlenme. Neden bu güzelim dünyayı hiçleyeceğiz ki? Kendimizi hiçlersek ne kalır geriye? Yaşamı hiçlersek ne kalır geriye? Yokluk. İşte o, varlığın kendini açmasındaki boyut. Nerededir bu edebiyat yapıtı? Bir şiir nerededir, bir öykü? Yokturlar. Bu tepeleme...

Sen Krizi

3 günlük hastalığım gibisin. ilk gün haber veriyorsun geleceğini.. ikinci gün ağırlaşıyorsun bende, bedenimde.. ateşim çıkıyor, gözlerim doluyor. 'sen hastalığındandır' diyorum. üçüncü ve son gün uzaklaşıyorsun bedenden.. ilacım oluyor 'başka tenler' atlatıyorum 'sen krizini' yok oluyorsun!. aslında hiç olmuyorsun. hiç gelmiyorsun ki, gidesin! Mine Saka

Yasa Kitabı ve Yalanlar Kitabı: Hedonist Bir Peygamberin Karanlık Öğretisi

Bu kitabı yazmak ya da kıyısından köşesinden eğip bükmek ne kadar akıllıca olur bilmiyorum ama bir yerden başlamalıyım. Öncelikle şunu da not etmeliyim; tuhaf bir yazgı bu: Göksel bir arzuyu yerine getiriyormuş gibi hissediyorum. Ama bir yandan da korkmuyor değilim zira eğer inançlı bir müritseniz Yasa Kitabı...

Sarı Lira Gibi Ömrümüz

Gözümüz saatte söyleştik hep, Koşuşur gibi seviştik, yarışır gibi çalıştık. Hep yetişecek bir yerler vardı Aranacak adamlar, yapacak isler.. Bir sonraki günü telası bir öncekine bulaştı.. Başkalarının hayati bizimkini aştı. Kör karanlıkta çalar saat sesi yerine Kuşluk vakti, kızarmış ekmek kokusu veya yavuklu busesiyle uyanma düşlerini Ha babam erteledik. 20'li yaslardayken 30'lara kurduk saatin alarmını 30'larımızda 40'lara, belki...

Düşerek Yükselmek‏

Burada kendi kararımla yazmıyorum ve yazmak fikrinde de değilim. Ben sadece bana aktarılanları sizlere aktarıyorum. Bana bilgi verenin varlığını göremeyebilirsiniz, duyamayabilirsiniz, hissetmeyebilirsiniz. Bu yazılarımın gerçek zenginliğini hissettiğinize inanıyorum. Çünkü onları bana bahşeden “O”dur. Zihnimde oluşan bilgi “O” nun tarafındandır ve ben soğuk ellerimle sadece kalemi tutuyorum. Gecenin karanlığında sessizce yatağımda yatan soğuk ve...

Gönül ve Din

Beni dindar insanların topluluklarında, yayın organlarında gören dostlarım,"zaten biliyorduk, dine kayacağını; "gönül" "gönül" diye diye, sonunda vardın, varacağın yere" diye takılırlar. Suçlayanları da vardır. Gericiliğe hizmet ettiğimi söyleyenleri de. Galiba, insanın en yakınları, onu en az anlayanlardır. Yıllardan beri anlatmaya çalıştığım gönlü, en yakınımdaki dostlarıma anlatamadım. Bilimle, hakikat...

İnsan Doğası

İnsan doğasının yetersizliği yüzünden hiçbir şeyi duru ve yalın halde tutamıyoruz. Kullandığımız her şeyin özü bozulmuştur madenlerin bile. Altını işimize yarar hale getirmek için başka bir madde ile karıştırıp bozmak zorunda kalıyoruz. Ne Ariston'a, Pyrrhon'a ve Stoacılara göre hayatın amacı olan erdem, ne de Kyrene okuluyla Aristippas'ın söz...

Türk Edebiyatında Yeni Bir Açılım: Yusuf Atılgan

Ölüm yıldönümünün yer aldığı Ekim ayında, "Ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: gerçek sevgiyi…" diyen Yusuf Atılgan’ı, az ama öz yazan bu edebiyat ustasını TESAK’ta anıyoruz. Çağdaşlarının özellikle toplumsal eserler yazdığı bir dönemde, "birey" ve "bireyin toplumla çatışması" temasını eserlerinde incelikle...

Hekimler Üstüne

Bir hekimin, bir başka hekimin reçetesini, hiçbir şey eklemeden ya da eksiltmeden kullandığını gören olmuş mudur dünyada? Bundan anlaşılıyor ki hekimler ünlerini, dolayısıyla kendi yararlarını hastaların yararından çok düşünüyorlar. Aralarında en bilgesi en eski çağda bir hastaya bir tek hekimin bakmasını gerekli saymıştı; çünkü o hekim başarılı...