gecenin kahpe damarlarından çekiyorum esrarı
en kallavi acının uyduruk saatlerinde
orospuların kaşar kokulu iç çamaşırlarını
unutamıyorum cılız bir adamın şişman çığlıklarını
çocuk oluyorum
çünkü her sevişme oraya sığıyor
çünkü her pezevenk beni satıyor karanlığa

sarıyor cigaralığı sarıyor tenini sürtük zamana
korkuyor kokuşuyor yoruluyor
her öpüşmenin ıslak mantığında şiir yazıyor
tıpkı benim gibi öpüyor sokakların taçsız arsızını
kaçıyor aklım ve soğuyor rüzgarın
sızlıyor acıyan yerlerin kanıyor
dile geliyor öpüştüğün organlar
dumanı az bir sevgilinin
sürtünmesi
terbiyesizce harcıyor kendini
günahın nikotini sıska parmaklarına bulaşıyor
sarsıyorum bazen kovaladığım vücudu
elliyorum ruhunu
beceriyorum kızlık zarını
ne yarıyor
ne de para ediyor kaçkın yağmur gözlerin
beş paraya mutluluk satıyor
hiç paraya adam öldüren şarap misali
kesintisiz bir sevişmeyi çağırıyor
son deminde bir sevgili
nane aromalı gibi kokan ahşap
uzaklaşıyor pembe panjurlu kara çerçeveli

Can Murat Demir

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.