Montaigne, Denemeler kitabında eğitimin asıl amacının zihni kitaplarla doldurmak değil, insanı daha iyi ve daha akıllı kılmak olduğunu vurgular. Montaigne felsefesine göre, sadece belleğe emanet edilen bilgiler cansızdır; gerçek bilgi ise insanın kendi düşüncesiyle yoğurduğu ve dilediği gibi kullanabildiği yetidir. Bu yazıda, Montaigne tarafından dile getirilen; Cicero’nun cümlelerini ezberlemek yerine kendi irademizi güçlendirmenin neden daha kıymetli olduğunu anlatan o bilgece pasajı keşfedeceğiz.
Öğrenimden kazancımız daha iyi ve daha akıllı olmaktır. Epiharmus (Pythagoras okulundan bir filozof.) der ki, insan düşünce ile görür ve duyar; her şeyden yararlanan her şeyi düzene sokan, başa geçip yöneten düşüncedir; geri kalan her şey kör, sağır ve cansızdır.
Şu kesin ki çocuğa kendiliğinden bir şey yapmak özgürlüğünü vermemekle onu korkak bir köle durumuna sokuyoruz. Retorika ve gramer üstüne, Cicero’nun şu veya bu cümlesi üstüne öğrencisinin ne düşündüğünü kim sormuştur? Bunları Tanrı sözü gibi belleğimize basmakalıp yapıştırırlar; harfler ve sözcükler, anlatılan şeyin kendisi haline gelir. Ezber bilmek, bilmek değildir; belleğimize emanet edilen her şeyi saklamaktır. İnsan, kendiliğinden bildiği her şeyi ustasına bakmadan, kitaptaki yerini aramadan, istediği gibi kullanır. Tümüyle kitaptan bir bilgi ne sıkıcı bilgidir! Böyle bir bilgi bir süs olarak kullanılsın: Ama temel olarak değil. Nitekim Platon, gerçek felsefenin sağlam irade, inanç ve dürüstlük, amaçları başka olan öteki bilimlerinse yalnızca süs olduğunu söyler.
Montaigne; Denemeler’den…
Montaigne, bize kitaptan gelen bilginin ancak bir süs olabileceğini, eğitimin asıl temelinin ise dürüstlük ve sağlam bir iradeyle inşa edilmesi gerektiğini hatırlatır.




