Anlam Kapıları

Bireysel anlamda herkes doğrusunun parçası olunca, gerçekte olması gereken bütünlük yalnızca sahte paylaşımlarla yaşatılmaya çalışılmakta! “bence”lerin rutin fikir paylaşımları konular bazında, olaylar ölçüsünde “en iyi”lerin mesajlarını vermekte… Eleştirilmediğiniz hatta övüldüğünüz her ortam değişilmezimiz, vazgeçilmezimiz olmuş durumda. Kurulan bu küçük dünyalar gerçek olmayan görüşlere yetecek paylaşımlarıyla “an”ların asıl katilleridir. Ve yarına miras, mirasçı dediğimiz ne varsa bu anlarda sahipsiz kalıp yok olmaktadır.

… Huşu içinde yaşadığını fark etmeyenler, bu farkındalığı unutarak anlara bütünüyle teslim olmuş durumdalar.

Tercih olduğunu düşünmek; baskı toplumunun doğru kimliğini sonuna kadar sahiplenmek, bu kimlik bilincinin öz benliğe ait olduğu kabullenmek. En temel davranışta bile bu kalıbın içinde hareket etmek, “an”a ayak uydurmanın çarpık ve bir o kadar iç sıkıcı yansımalarıdır…

Zorluk süreci, herkesin her şey olduğu ve her şeyi bildiği bir tabloda çözüme en uzak ihtimal olarak gerçekliğini koruyacaktır.  Biçimsel yansımalarımız özgün bedenlerde şekillenmesine rağmen, niteliksiz kalıplar arasında kalmış durumda. Paylaşımların çıkar dengeleri her zaman maddesel boyutta zarar vermese de, manevi hırsızlıkları daha büyük kayıplar yaratmaktadır. Karşı karşıya gelmiş bedenler, ölçülerini oluşturdukları paylaşımlarla farkındalıklarını takas etmektedirler.

İnsan dokularında kodlanmış gerçeği içinde taşırken, yaşamsal dengesini dış dünyanın masalsı siluetlerinde aramaktadır. Görüntüsünü, ışıltısını ve ifadesini ezbere bildiğimiz bakışlar, duruşlar; itiraf edilmedikçe inkâra mahkûm olurlar.

Her ifade temelde başka bir ifadeye bağlıdır. Bu bağlılık bazen patikalarla bazense kaybolmuşluk hissi yaratan duygularla anlamsal yollarında ilerlemektedir. Sembolik karşılıklar tartışılmazken, sembollerle oluşturulan anlamlar yanlış yer seçimlerinden dolayı karmaşık ifadeler ortaya koyarlar.

Yazılı ve sözlü ifadeler anlam izlerinde en çok bütünlükleri bilinenler olsa da, kişiler lugatlarında “bence”ler devreye girince süreç içinden çıkılmaz bir hal almaktadır. Biçilen roller, rollere hazır olmayan o rolün içinde olduğunu anlamayan yaşamlar için yaşadıkları ve yaşattıkları iletişimsel süreçler karmakarışık bir hale bürünmektedir.

Tabiat, ölümlü olduğu gerçeğiyle ölümsüzlüğün tuhaf dengesini kumuştur. İnsan sonsuzluğu içinde taşırken, “an”ın içine sığmaya çalışmaktadır… Zaman, zihnimizin sunumunda gerçekçi bir yansıma! Gerçekçi her sunum özdeki zamandan uzaklaşmaya sebep. Bir meçhul denizinde, aldanıp kaybedilen her zaman da içindeki gerçek gücü unutmaya mahkûm insanoğlu…  Görmene izin verilen boyutta yaşadığın her parça hayat, doğru yere koyulmayan bulmacada zihinsel sürecin bütün olandan uzaklaşmasına sebeptir. Bu uzaklaşma inanç ve gerçeklik mekanizmalarıyla güçlenince yaşadığı hayata inanan ve savunan sesler duyulması kaçınılmazdır.

Anlamsal ve hayatsal sürecin varlığı, kendini aramak için çıktığın yolda en çok kendinden uzaklaşmana sebeptir aslında. Atılan ilk adım ve yinelenen adımlarda ortaya çıkan manasal farklılıklar bireyin kendisiyle yeniden merhabalaşmasıdır aslında… ortaya çıkan bu karmaşık durumda kişi bir çok role bürünür. Süreç, biçimler levhasında insan denilen güçlü varlığın hissederek, doğru bir şekilde yoğrulması ve kıvam bulmasıdır.

Biçimsel mesajlar özden öze aktarılmaktadır. Eğer kişi özünden uzaksa, özüne ulaşan mesaj farkındalık yaratmayacak büsbütün kopmalar meydana gelecektir. Anlam kapıları, her şeyin şekillenmiş bedenleri ya da biçimleriyle öz bilgisinin dışa yayılımıdır.

Serdar Bayraktar

Serdar Bayraktar
Serdar Bayraktarhttp://www.felsefehayat.net
1984 Ankara doğumlu, memur bir ailenin küçük çocuğuyum. İlk ve orta dereceli okulları Ankara'da okudum. Niğde Üniversitesi Radyo Tv Yayımcılığı 2006 yılı mezunuyum. Resim ve müziğin de önemli yeri olduğu hayatımda yazmak çok daha heyecan verici bir duygu. Bu yüzden yazmayı her şeyin önünde tutuyorum. Ankara'ya aşığım ve hayatımı orada devam ettiriyorum.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikKinyas ve Kayra
Sonraki İçerik“En Az” 1703 Ölüm

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Çürümenin Kitabı

Aslında her fikir yansızdır, ya da öyle olmalıdır; ama insan onu canlandırır, alevlerini ve cinnetlerini yansıtır ona; saflığını yitirmiş, inanca dönüştürülmüş fikir, zaman içindeki...

Bir Şarkıya Bırak Çığlığını?

Bir masaya oturdum yanımda bir defter içine yazdığım şeyler ve kısık bir çığlık gibi kulaklarıma fısıldayan bir şarkı. Ellerimi öylece koydum masaya. Düşünmeye başladım...

“Mutsuzluk Ahlaksızlıktır” Yazısı Üstüne Bir Röportaj

Yazınıza göre, ahlaksızlar ordusunun mensupları gün geçtikçe çoğalıyor. Buna dur demenin yolu yok mu? Farklı yolları vardır. Yüz yıllardan beri, Doğu bilgeliğinde, Batı ahlak düşüncesinde...

Marquis de Sade

Fransa’da 1740 yılında aristokrat bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen De Sade Fransız Aydınlanması'nın ve erotik edebiyatın sıra dışı temsilcilerindendir. Amcasının yanında Cizvit eğitimi...

Heidegger ve Gadamer: Düşünürken-Oduna-Kesilmek

Heidegger ve Gadamer ortak bir kaderin iki mimarıdır. Biri diğerinden diğeri de birinden kuvvet alır. Düşünmenin varlığının, varlığın düşünmesinin talihi bir ormanda vuku bulur:...

Edebiyatta İntihar Üzerine Bir Söyleşi

Hüseyin Alemdar: Yaklaşık bir ay önce yine buradaydık aynı üçlü olarak. Bu gün intihar üzerine söyleşeceğiz. Hüseyin Peker`e, Soysal Ekinci`yi soracağız Lale Müldür`e, Nilgün Marmara`yı Ben de Özge...

Hayat Dediğin Nedir ki be Salim: Ruhuna El-Fatiha De Gitsin!

Birileri konuşuyordu. Sürekli bir ses makinesi. Sessizlik iyiydi oysa. Tabii Salim’e göre. Çığlıklar büyüyor sanki fırtına öncesi sessizlik gibi tehlikeli bir sürprizi besliyordu: tanrı...

Wrong Turn I, II

İlki 2003 yılında çevrilen ve yayınlanan serinin ilk filmi dağ adamları efsanesiyle başlıyor. Randevusuna yetişmeye çalışan psikoloğun yanlış bir yola sapmasıyla başlayan hikaye 6...

Mimar Sinan ve Akıl Almaz Sırları

Süleymaniye Camisi'nde gizli bölmede bulunan notta ne yazıyor? Süleymaniye'nin dört kubbesi neyi temsil ediyor? Camii'nin inşaasına neden ara verilir? İran Şahı'nın gönderdiği mücevherler nerede? ...