Peki ya bağımlı olmak.

Bu bir hastalık.

Bağımlı olmak kendi varlığını reddetmek, kendini yok saymak. “Onsuz yaşayamam” tümcesi de bu durumun iğrenç yansıması. Kişi kendini sevemediğinde , kendine gösteremediği sevgiyi de sevdiği kişiye bağışlar. Sonuçta karşıdaki kişi bu yoğun sevgiden sarhoş olur, şımarır, kendini dünyanın tam da ortasında herkesin hayranlığının odağında sanar. Aslında hata yapan ya da suç işleyen o değildir. Bağımlı kişi de değildir belki de. Belki de yanlış tercihler…

Ne olursa olsun sonuçta bağımlı olmak, hem olana hem de olunana acı verir. Izdıraplı bir yoldur ve her metresinde geriye dönüp ayak izlerini silmek kadar kocaman bir anlamsızlığa eşdeğerdir. Kendi kendine tedavi olunabilir. Aynanın karşısına geçip güzellikleri farkederek başlanabilir.

Herkesin bir “bağımlılık” hikayesi var mıdır bilmiyorum ama benim bir tane var …

Mine Saka

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.