Dengesizlik ve Ruh Sirkülasyonu

Z. A. : Ani kararlar veriyor musun hiç? İniş-çıkışların oluyor mu? Oluyordur mutlaka, buna dayanarak da beni anlayabileceğini düşünüyorum. Garip olan patolojik olması. İşte bu da yetersiz hayal gücüm için ödediğim bir bedel. Bir daha yansıtmamaya dikkat edeceğim.

C. M. D. : Dengesizliği severim, eğer dengesiz bir ruhum olmasaydı yaratamazdım, konu “git-gel” ler olunca heyecanlandım bir an! iniş çıkışların olmadığı bir hayata inanmam, bana yansıtıp yansıtmaman önemli değil, ancak unutma senin iniş-çıkışlarına karşılık verirsem ya da benim dengesizliğim tutarsa, bu kez iletişim kuramayız. Seni anlamamı bekliyorsun ancak seni anlamıyorum Zişan, anlama olayı her şeyi sonlandırır ve belirsizlik gibi bir nimetten yoksundur, bu yüzden düzelterek şunu söylüyorum: “sana inanıyorum” umarım anlatabilmişimdir.

Z. A. : Anlatabildin. Elimden geleni yapacağım.

C. M. D. : Merhaba; umarım iyisindir, ne zamandır senden haber alamıyorum, nedir son durumun, yalnızlığa boğulmuş gibisin, paylaşımlarını takip ediyorum, ayrıca son gönderdiğin metin üzerinde oynama yapacağını ve döneceğini söylemiştin, araya sınavlar falan girdi… Sürekli dalgalanan bir ruhun olduğunu seziyorum! Yaratma gayretinin ne durumda olduğunu öğrenmek istiyorum.

Z. A. : Kendime olan güvenimi kaybettim.

C. M. D. : Bu çok saçma bir söylem, kendine olan güven güç duygusuyla ilintilidir. Küçük bir operasyonla seni geri getirebilirim, nedir konu? “Ruhun Rehabilitesi” şart biliyorsun…

Z. A. : Yarın konuşalım bunları, çıkmam lazım.

C. M. D. : Peki.

Z. A. : Aslında konuşulacak bir şey değil bu, sadece bu aralar her şey biraz karanlık. Günaydın.

C. M. D. : Peki öyle olsun, karanlık iyidir bunu dert etme!

26 Aralık 2012

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Bir Hiçi Becerdim!

bir hiçi becerdim kırmızı çizgili bir kazağı vardı öylece yatıyordu patates çuvalı gibi ayakları kirliydi gözleri kapaksız iniltisiz ve acısız bir sevişmeydi sadece altımda yatıyordu bir hiçi becerdim sarı saçları mavi gözleri ilk günkü kadar saftı bir hiçi becerdim yoktandı iç çamaşırları Can Murat Demir

Michel Tournier; Afrika Serüvenleri

Ceuta"yı bilir misiniz? Fas kıyısında Herkül Sütunları'ndan Avrupa yakasında yer alan Cebelitarık'm karşısına kurulmuş küçük ve garip bir liman kentidir burası. Sütunlardan Afrika yakasında olanı, kent yakınında, bir tür yarımada üzerinde yükselen Acho tepesidir. Demek ki batıda okyanus, doğuda Akdeniz, kuzeyde İspanya, güneyde Fas yer almakta. Kentin kendisine...

Sokrates’in Savunması

Atinalı Sokrat (İÖ 469–399) uzlaşmaz karşıtlıklara meydan okumanın spekülatif filozoflar için yarattığı ikilemle başa çıkmanın yolunu ararken, Küçük Asya kıyılarından Sicilya’ya kadar Grekçe konuşan dünyaya yayılmış olan felsefi hareketlilik, Atina’da yoğunlaşarak, önderlerinden biri olan Perikles’in ifadesiyle “Hellas okulu” haline gelir. Atinalı bir taş ustasının oğlu olan Sokrat’ın...

İnanç ve Zamanın Kutsallaştırılması

Günlerin, haftaların ve yılların zaman kavramından azade edilerek kutsallaştırılması çok eski bir gelenektir. Bir ortaçağ ya da şark hastalığı da diyebiliriz. Ancak bu gelenek insan varlığına anlam katmaya çalışırken aslında onu hiçliğe karıştırmaktadır. Onu kendisinden uzaklaştırmaktadır. Zaman bir teselli aracı olmaktan çıkmış, adeta insan kanıyla beslenen bir...

Gizli Sevda

Hani bir sevgilin vardı Yedi sekiz sene önce, Dün yolda rastladım Sevindi beni görünce. Sokakta ayaküstü Konuştuk oradan buradan. Evlenmiş, çocukları olmuş Bir kız, bir oğlan. Seni sordu Hiç değişmedi dedim. Bildiğin gibi.. Anlıyordu Mesutmuş, kocasını seviyormuş. Kendilerininmiş evleri.. Bir suçlu gibi ezik. Sana selam söyledi Behçet Necatigil

Felsefi Sözlük (1)

Voltaire, Dictionnaire Philosophique’te (1752 yılında başlamış, isimsiz olarak ilk kez 1764’te basılan sözlük, daha sonra gözden geçirilmiş ve genişletilmiştir) hicivde zirvedeydi. Bu kitapta, Kilise ortodoksisini “Rezil Şeyi Yok Edin” çağrısıyla ortadan kaldırmayı amaçlarken, deist2 olduğunu da açıklamaktadır. Abbe “Nereye gidiyorsunuz, Mösyö l’Abbe?” Abbe kelimesinin baba anlamına geldiğini biliyor musunuz?...

Alman Sanatı

Roma'daki Augustus devrinin debdebesi, Floransalı cömert bir Medici prensi, Alman sanatçısına güler yüz göstermedi; O kendini koruyan şöhretlerin peşinde, Kral ve prenslerin lütufkâr güneşinde, Rahat rahat büyüyüp meyvesini vermedi. Milletin en ünlü, yüce evladı iken Büyük Frederik de onu tahtı önünden, Boynu bükük, kimsesiz bir kenarcığa attı. Alman şimdi derin bir mutluluk duyabilir, Kalbi büyük bir gurur...

Felsefe ve Görünmeyenler

Nedir görünmeyen? Bir fikir, bir ruh, bir hayal? Hangisi? Soruyu değiştirerek yeniden soralım: Bu saydıklarımızın hangisi daha şeffaf ve amacına uygun hareket etmektedir? Biz bu dünyada ne ile meşgulüz? Gerçek-lik nerede? İnsan-lık neden ruhunu kaybetti? Bütün bu soruların kaynağını düşündüğümde aklıma gelen ilk cümle şu: Bence asıl görünmeyen...

Çocukça Felsefenin Ardında

Çocukça felsefe çocuk felsefesi değildir. Çocuklara yöneltilmiş, onları konu alan felsefece bir yaklaşımın adı değildir. Çocukça felsefe, ele aldığı sorunları, betimlemeye, yorumlamaya çabaladığı konuları, kavramları, görüşleri, anlayışları, naiv bir tutumla, sanki ilk kez görüyormuş, sanki bunlar felsefenin geçmişinde, bilimlerde, insanın binlerce yıllık yaşam deneyimlerinde yer almıyormuş gibi...