Dinlenmek ve Sen

ellerimiz aynıydı seninle
dokunamadıklarımızı ezberlerdik
ezberleyemediklerimiz de
hatırlamak isterdik
düzensizlik gibi yani
ya da öyle bir şey

ellerimiz aynıydı seninle
dokunamadıklarımızı ezberlerdik
ezberleyemediklerimiz de
hatırlamak isterdik

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikGel
Sonraki İçerikEski Sözler

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Tekelleşen Film Dağıtımıyla İlgili “Kapalı Gişe” Belgeseli, Şimdi İnternette!

Tekelleşen sinema sektörünü masaya yatıran “Kapalı Gişe: Türkiye’de Tekelleşen Film Dağıtımı” belgeseli, internet üzerinden izleyicilerle buluşuyor. İlk olarak 35. İstanbul Film Festivali’nde seyirciyle buluşan ve sektörde çok ses getiren belgesel, intenette de büyük ilgi görüyor. Son on yılda büyük bir atılım gerçekleştiren Türkiye sinema endüstrisinde, 2015 yılının verileri...

Deccal

... Kendimizi aldatmayalım. Hiperborlularız biz, - pekâlâ biliriz ne denli kopuk yaşadığımızı. «Ne karadan ne de denizden bulabilirsin Hiperborlulara giden yolu» : bunu daha Pindaros bilip söylemişti bizim için. Kuzeyin ötesinde, buzun, ölümün ötesinde bizim yaşamımız, bizim mutluluğumuz... Mutluluğu keşfettik biz, yolu biliyoruz artık, binlerce yılın labirentinden çıkışı bulduk. Başka...

Metafizik Olmadan Felsefiyat Mümkün mü?

Felsefe beş duyuya mı hitap etmeli yoksa dünyayı algılamada ve gerçeğe ulaşmada başka bir duyuya -yönteme- daha ihtiyaç var mı? Gizem ve şüpheyle düşünsel diyalektiğe katkıda bulunabilir miyiz? Materyalizm (maddecilik) insan düşüncesinde tam olarak nereye konumlandırılır? Gerçeğin bilgisine bu sayılanlardan hangisiyle ulaşabiliriz? Metafiziğin ortaya çıkış nedeni bu soruların...

Bilimlerin Kraliçesi Olan İlahiyata

Burada bir kısmını okuyacağınız, Galileo’nun Toskana Büyük Düşesi Christina’ya yazdığı mektup (1615) bir bilimadamının bağımsızlık bildirgesi olarak adlandırılabilir. 1611’den itibaren bu büyük bilimadamı (1564-1642) Kopernikçi evren teorisini sadece matematiksel bir hipotez olarak değil, fiziksel bir olgu olarak savunduğu için bazı din adamlarının saldırılarına maruz kalmaya başlamıştı. Bu...

Etiketsiz Yaşam ve Felsefe

Yeryüzüne doğan her varlığın sırtında, hayatın beraberinde getirdiği ve ona yüklediği bir takım yükler vardır. Biz bunların bazılarına “görev”, bazısına “unvan”, kimisine de “sosyal statü” dedik. Aslında kendimizi kandırdık. Ne yazık ki tüm hayatımızı bu amaçlarla devam ettirme yolunu seçtik. Peki, bu amaç, görev, ünvan ya da sorumluluklarımızın...

Şarkı

Gelin olduğun gün gördüm seni- Alevli bir pembelik yüzüne indiğinde Mutlulukla sarılmıştın, öyleyken Tümden aşka kesilmişti dünya önünde. Ve senin gözlerinde tutuşan ışık (artık her ne idiyse) Güzellik diye gördüğüydü Sızlayan gözlerimin yeryüzünde. O pembelik, kızlık utancı belki- Geçip gider öyleyse- Ama hala harlı bir ateş, öyleyken Tutuşturdu, yazık, o adamın göğsünde. O, gelin olduğun gün seni gören Hani şu...

Azap Diyarı

Tanrı, sevgiyi bıraktı dünyaya, emanet etti onu insan doğasına. Ve o andan itibaren kimi anlayamadığı için, kimine ağır geldiği için azap diyarı adında bir sahne kuruldu dünyada. Cehennem sakinleri bile anlamsızca izlerdi, akla sığmayan sevginin kalpteki hudutsuz yolculuğunu. Yaşam izlerimizin içinde, her anımız mutlak enerjinin kendini baştan şekillendirmesiyle doğurganlığı...

Haneler

haneler yalnız, sessiz unutulmuş. haneler, adı bilinen sokaklarda yok olmuş. suçluyu bulmak suç sayılırken doğrularınca acılar doğurmuş yılların, yolların sancağı gönül kapılarında anlamsız kalmış. aşlar pişerken aşkın açlığında lokma lokma doyan beden bir anda kusmuş... zamanda zamanla biriken hüzün sonbaharda yer bulmuş vaktiymiş, ona aitmiş sahibiymiş... bir türlü varılamayan o durak gidilecek değil, gelinecek olanmış! ... kaygılarımızdan sıyrılan her gün göremediğimiz renklerle yaşanılmayı beklemekte ve biz hanelerce...

Şiirin İlkeleri

Bütün bu sözlerden çıkan sonuç yeryüzündeki, en iyi destanın bile, bütün- halinde, son ya da kesin etkisinin değersizlik olduğudur ve doğrusu da budur. Şiirin ilkesinden söz ederken ne konuyu tüm açmak nede derinlere inmek niyetindeyim. Şiir dediğimiz şeyin ne olduğu üzerinde tamamen gelişigüzel konuşurken asıl amacım beğenime en...