Parçalanmadan Yaşamak

parçalanmadan yaşamalı insan
küçük atomlara ayrılmadan mesela
korkmadan
ölmeden
dua etmeden örneğin
kül olmadan gri toprakta

parçalanmadan yaşamalı insan
karanlıktan korkmadan
insanlara değmeden usulca
yağmur gibi kaçak

parçalanmadan yaşamalı insan
içindekileri döke saça
zehir zemberek çığlık çığlığa
dua etmeden örneğin
kül olmadan gri toprakta
insanlara değmeden
tanrıya bulaşmadan

parçalanmadan yaşamalı insan
yalansız çırılçıplak
sevdalanarak kimsesiz diyarlara

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Moleküler Devrim, Sanat ve Anarşi

Bizim ilgilendiğimiz şeyler çizgilerdir, noktalar değil. Georges Seurat’tan farklı olarak bizler gerçekliği noktalar yerine çizgilere dayanarak tanımlarız. Işığı dalgalarla yorumlarız, parçacıklarla ya da fotonlarla değil. Ve Charles Bukowski gibi yalnızca çizgilerle ilgileniyoruz. Onun ne “noktaları” ne de “virgülleri” Chomsky’nin dilbilgisel ağacına (düzenine) aittir. Şiirinden düzyazısına, Bukowski yazınında...

Ruhçular Şarlatan mı?

İstanbul'dan bir okuyucum, sayın İnci hanım, mektubunda ruhsal olaylara merakı yüzünden karşılaştığı durumu ve bu konuyu öğrenmek için gittiği bir dernekte kendisini "aydınlatmaya çalışan" ruhçuların anlattığı asılsız hikâyelerin etkisinde kalarak aylarca nasıl bunalıma düştüğünü belirtiyor. Bu gibi şikâyetler, son günlerde gittikçe artan bir biçimde dikkati çekmektedir. Ruhçuluk...

Dostluk

Dostluk konusunda düşündüğüm zaman, hep şu noktayı göz önünde tutmalı diye düşünürüm: Acaba dostluğu arattıran sebep güçsüzlük veya ihtiyaç mıdır? Acaba karşılıklı yardımlaşmaya girişirken insanların amacı tek başlarına pek başaramayacakları şeyi bir başkasının yardımıyla elde etmek, sırası gelince karşılığını yapmak mıdır? Yoksa bu yardımlaşma dostluğun özelliğidir de,...

“Mona Lisa’nın Altında Başka Bir Kadın Portresi Var”

Fransız bilim insanı Pascal Cotte, reflektif ışık teknolojisi kullanarak Mona Lisa’nın altında bir başka tablonun görüntüsünü buldu. Pascal Cotte, BBC Two için çekilen belgeselde, bu yeni teknoloji kullanılarak resmin bir “soğan gibi” katmanlara ayrılabildiğini iddia ediyor. 10 yıldır üzerinde çalıştığı Mona Lisa tablosunun kronolojisini çıkaran Cotte, arkada tamamen...

Ben ve Hiç

Dil olsa olsa gerçeğin gölgesi olabilir. Normal düşünenler olarak insan dünyasının bir kaç duyu üzerine kurulu olduğunu düşünür ve bunu benimseriz. Sağduyulu insanlar olarak gördüklerimizin, duyumsadıklarımızın, duyduklarımızın, kokladıklarımızın gerçek olduğuna inanırız. Bu düşünce tarzı genel bir realizm olarak adlandırılır.Nesnenin sabitliğine ve özün değişmezliğine inanırız. Realizm bu durumda normal...

Kırmızı Tanrı

Göz bebeklerimden kalbime düştün. Orada kal! Kal ki; oksijenim ol. Kal ki; tanrım yapayım seni. Sen kokayım buram buram. En acımasız zamanlarda sana sığınayım. Kırmızı şaraba batırılmış tütün niyetine sarayım yaralarıma. Kan kırmızı, Şarap kırmızı, Aşk kırmızı, Gel kırmızım ol biraz. Gel ki; aşkıma meze ol. Sükuneti bulayım ellerinde. Sükunetle vücudumun haritasını...

Hayatı Düzeltemeye Çalışan Devrimciler, Önce Kendinize Bir Bakın!

“Beni düzeltmeye çalışma” dedi Salim. “Ben böyle iyiyim. Rahatımı bozma, insanlardan hoşlanmadım hoşlanmayacağım da; bu yüzden uzak tut onları benden, mümkünse hiçbirisiyle tanışmak istemiyorum; anladın mı istemiyorum, onları ne tanımak ne de kokularını almak istemiyorum; hayatım boyunca hep yanılttılar beni, üzdüler, değer verdiklerim bana değer vermedi, onların...

Hayyam Rubaileri -XV-

281. Şarap küpü önüne serdik seccademizi; Şarap yakutuyla adam ettik kendimizi; Umudumuz, meyhanede yeniden bulmak Camide, medresede yiten günlerimizi. 282. Ben çimen Mısrının Yusufuyum, dedi gül; Dilimden altın, yakut saçılır, dedi gül; Dedim: Senin Yusuf olduğun nerden belli? Kana boyanmış gömleğime bak, dedi gül 283. Ne gündüz oturduk, ne gece uyuduk; Dünyada Cem'in kadehini aradık durduk. Öğrenince dünyaları yansıttığını, Cem' in...

Gel

Gökleri kucaklasın kolların, gel içime Ellerin gözlerimin mehtabını süslesin Akıyorsun ırmaklar gibi hayallerime Büyülüyor gönlümü sanki rüyada sesin Naz ile uğulduyor kulaklarımda meltem İğneli bakışların yıktığı viraneyim Istırap sergilerken yüzünde, bimbir sitem Neyleyim visalini, ben artık divaneyim Masmavi bir denizin ortasında ve kırgın İçiyorum çöllerin bütün susuzluğunu Damla damla kuruttu bu sevda ve bu yangın Mendillerin gözümde arayıp...