Sustu Şehir, Sokakları…

Sustu şehir, sokakları…

Saklanan gülüşlerle sunulan gülümsemeler,
Yabancılaştı şehir, sokakları…
Gökyüzü uyanırken kaçamadı maviliğinden
Denizlere nispet olmasa da
Anımsandı çoğu zaman yansıması.

nasıl da telaşlar biriktirmişiz,
hüzünlerini toplayamadığımız yollara aldırmadan.
Yeraltındaki seslere muhtaç yüreğimiz,
Benliksiz aynalarda yüz yüze kalmış.

En çokta biçilen rollerden utanılır olunmuş.
Simitler paketlenirken,
Yalnızca kese kağıdına koyulmuş.
Rengarenk gözlüklere sahip olunsa da,
Görmeyen gözlerin renklerinden mahrum kalınmış.

Yabancılaştı şehir, sokakları…
Herkes bir yaşayışın kahramanı,
Gidildiğinde unutulan!

Ağustos akşamıydı, öğleni Nisan kokan.
Gülüşünün gözlerime takılışıydı.
Şimdilerde mevsim kış yoksulluğunda,
Yüreklere sobalar kurulacak.
Bir yalnızlığı ısıtmak için,
Nice soğuklara kafa tutulacak!

Yabancılaştı şehir, sokakları…
Yağmurlar bekledi onca zaman, toprak hazır kucaklaşmaya
Unuttular insanoğlunu,
İnsanoğlu unuttu, özündeki hamuru.

Yaşamak için fazla dürüst bakışlar,
Yaşatmak için yetmez hayaller sarmalı.
Akşamları çalınan çocuklar,
Yarım aydınlıkların mağdurları…

Aklımda tutmaya çalıştığım sadece ellerin değildi.
Bunu bilir ve hissederken
Selamlaştı gözlerim bakışsız bir hüzünle.
Sahibi ben olmasam kime ne,
Taşıyan benim kadar insan değil mi?

Çamurdan evler yapsa çocuklar,
Çiçekler kadar boyları…
Yollarında karıncalar, dostlukla adımları.

Yabancılaştı şehir, sokakları…
En tanıdık gözlerle baktık arkasından
Yüzlerimizde yalnızca birer maske!

Ve soyunduk hislerimizden
Geride bir parça hayvan artığı.

Sustu şehir, sokakları…

Serdar Bayraktar

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikBir Kurtuluş Hikayesi: Stalker
Sonraki İçerikKeşfe Keder

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Kuru Ağaç

kupkuru bir ağacım sen yokken ne bir meyvem var ne de bir gölgem yine de sarılıyorum bana bıraktığın cılız dallara ve her gece kendi hayaletimden korkarak tekrar tekrar âşık oluyorum ay ışığındaki güzelliğine sonrasında yine bir ümit doğuyor gökyüzünden hatıralar karanlığımı aydınlatıyor tutunduğum toprakları sarssa da büyülenen canlılar seni çağırıyor kabuktan gövdeme kupkuru bir ağacım sen...

Commentariolus

Nicholas Copernicus (1473-1543) ,Polonya’da doğdu, babası Thorn şehrinde Hansa Birliği4 üyesi, zengin bir tüccar ve memurdu. Kendi dönemindeki birçok âlim gibi İtalya’ya giderek Bologna’da matematik ve astronomi profesörü olan Maria de Novara’dan ders aldı. Novara’dan, matematiksel ilkelliği yüzünden Batlamyusçu sistemi eleştiren Eflâtuncu ve Pisagorcu ruhu kaptı. Okuduğu...

The Walking Dead

Ölüp ölüp dirileceksiniz! The Shawshank Redemption ve The Green Mile’ın Oscar adayı yazar ve yönetmeni Frank Darabont’un imzasını taşıyan The Walking Dead ile tüyler ürpertici bir deneyime hazır olun. cnbce-e Ölülere bayılırım, çok yavaştırlar, sakince etrafınızı sararlar, hiç aceleleri yoktur ve hep açtırlar, çok aç... İşte bu yüzden...

Yeter mi? Yetmez!

Yeter mi? Yetmez! Daha çok yol var gidilecek, unutma! Senin adın yokluksa, benimki acı... Bir araya gelmesi istenen son iki şeyiz. Çünkü yokluk acıdan üretildi ve acı yokluğun tek yoldaşıydı. Yeter mi? Yetmez! Yolculuk henüz başladı. Ve her yolculuk bizim lisanımızda karanlığa eş değerdi. İkimizin karışımı, gri...

Bitmek Üzere

zor bir hayatım olacak. bunu uzun süreden beri görebiliyorum. kendimde olmadığımı da biliyorum. kimsenin yanına yaklaşamıyorum. çünkü insanlar yanlış sorular soruyorlar ve ben her seferinde yalan söylemek zorunda kalıyorum. bunu sevmiyorum ama hayatta kalmak için bunu yapmak zorundaydım her bunu yaptığımda kendimden daha da kopuyordum. ben yoktum artık. ben gerçek anlamda yoktum artık. bunu öylesine söylemiyorum.. kendinde olmamanın ne...

Şölen

Diyorum ki, göklerin sayısı ve konumu konusunda çok farklı fikirler mevcuttur, ama sonunda doğrusu bulunmuştur. Aristo (astrologların antik cehaletini izleyerek) sadece sekiz gök olduğuna inanırdı. En dıştaki tüm diğerlerini içerirdi ve Sabit Yıldızların göğüydü, yani sekizinci küreydi ve onun ötesinde başka küre yoktu. (...) Daha sonra Batlamyus sekizinci kürenin...

Tanrı Kanatları

Kimsesiz sahralarda kimsenin bilmediği ben varım. Beni ziyaret etmezler ben istediğimde onları ziyaret ederim ve ben istediğimde onlara ziyaret etmelerine izin veririm. Kimsesiz sahralara yönelenler beni görmek isteyenlerdir. Karanlık ve kimsesiz sahralara geldiğinizde bana olan çağrılarınızla beni görmeniz mümkündür. Bilmediğiniz zamanda size gelirim şayet beni görmek sizi...

“Ruhsal Saat Tamircisi” Varoluşun Sonsuz Yolculuğu

İnsan, kendine has bir hastalığın ve ilacın eş zamanlı buluştuğu tek mecradır; tuhaf ama manidar bir ironi... Zira insanın bu mana dolu ikircikli yapısını idrak edebilen çok azdır: Daha doğru bir ifadeyle insan, hayatın keşmekeşine o kadar dalmıştır ki kendi kendisinin farkındalığına henüz ulaşmış değildir. İnsanın bu aymazlığı...

Seni Seven Kaderindir!

Bazen hiçbir şey hissetmezsin. Sabrın kalmaz, öfkenden deliye dönersin. Çünkü hayat uzaktır o an, çünkü kendine tahammül edemezsin. Boş, bomboş hissedersin. Hiç kimse yoktur yanında, yalnızlığını dahi görmek istemezsin. Çünkü yoksundur. Gölgelerle yaşadığını farkedersin. Kalbin ağırlaşır, nefesin sıklaşır… Evet, bir bir uzaklaşır anılar, sesler, görüntüler… Hissedemezsin. Ardından...