sokak-sehir-felsefehayat_3

Sustu şehir, sokakları…

Saklanan gülüşlerle sunulan gülümsemeler,
Yabancılaştı şehir, sokakları…
Gökyüzü uyanırken kaçamadı maviliğinden
Denizlere nispet olmasa da
Anımsandı çoğu zaman yansıması.

nasıl da telaşlar biriktirmişiz,
hüzünlerini toplayamadığımız yollara aldırmadan.
Yeraltındaki seslere muhtaç yüreğimiz,
Benliksiz aynalarda yüz yüze kalmış.

En çokta biçilen rollerden utanılır olunmuş.
Simitler paketlenirken,
Yalnızca kese kağıdına koyulmuş.
Rengarenk gözlüklere sahip olunsa da,
Görmeyen gözlerin renklerinden mahrum kalınmış.

Yabancılaştı şehir, sokakları…
Herkes bir yaşayışın kahramanı,
Gidildiğinde unutulan!

Ağustos akşamıydı, öğleni Nisan kokan.
Gülüşünün gözlerime takılışıydı.
Şimdilerde mevsim kış yoksulluğunda,
Yüreklere sobalar kurulacak.
Bir yalnızlığı ısıtmak için,
Nice soğuklara kafa tutulacak!

Yabancılaştı şehir, sokakları…
Yağmurlar bekledi onca zaman, toprak hazır kucaklaşmaya
Unuttular insanoğlunu,
İnsanoğlu unuttu, özündeki hamuru.

Yaşamak için fazla dürüst bakışlar,
Yaşatmak için yetmez hayaller sarmalı.
Akşamları çalınan çocuklar,
Yarım aydınlıkların mağdurları…

Aklımda tutmaya çalıştığım sadece ellerin değildi.
Bunu bilir ve hissederken
Selamlaştı gözlerim bakışsız bir hüzünle.
Sahibi ben olmasam kime ne,
Taşıyan benim kadar insan değil mi?

Çamurdan evler yapsa çocuklar,
Çiçekler kadar boyları…
Yollarında karıncalar, dostlukla adımları.

Yabancılaştı şehir, sokakları…
En tanıdık gözlerle baktık arkasından
Yüzlerimizde yalnızca birer maske!

Ve soyunduk hislerimizden
Geride bir parça hayvan artığı.

Sustu şehir, sokakları…

Serdar Bayraktar

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.