Döngü

Kaotik cümlelerime gölge düşmeye başladı.

0
187

Kaotik cümlelerime gölge düşmeye başladı. Beslendiğim ışığın üzerimde bıraktığı gölgenin eseri bu. Var olmanın dansını sadece gözler izleyebiliyorken, beni sadece gölgem koklayabiliyor. Ensemdeki nefes dudaklarımı çeneme, başımı gövdeme bağlıyor.

Siz her keskinlik arayışınızda bu çizgileri belirginleştiren saklı gölge oyunlarını kaçırıyorsunuz. Jerzy dememişmiydi öğretilerimizin hayatımız boyunca bizimle geldikleri aşikar diye. Gölgeler onlar. Gergin, utangaç ve çocuksu olan.

Sakinliğini koru genç dostum. Seni tanımlayacak olan gölgenle henüz tanışmadın. O seninle birlikte büyüdü. Seninle emekledi ve seninle ayaklandı. İlk aşık olduğun anı hatırlıyor musun? Kalıvermiştin oracıkta. O da kaldı. Terkedildin, bankta dizlerinin üzerine kafasını koyarak uzandı. Yeniden barıştınız, onlar da sarıldılar.

Sabret güzel arkadaşım çünkü sabrı sen ondan öğrendin. Eşlik etmeyi, sahip olmayı o öğretti sana. Artık korkmalısın dostum, çünkü bu bir gölgeler oyunu. Seni sevdiğini söylemedim. Sana saygı duyduğunu da. Ve hatta daimi olacağını da. Gölgesini kaybetmeye çalışan çok insan tanıdım. Birer birer gölge olup gittiler. Bitkilerden başlamalısın dostum. Anlamaya çalış, onların hayatlarında başka bir ağacın gölgesinde kalmak yaşamı sona erdirir.

K. Jerzy

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.