Eylem: Kurtuluşun Sistematiği

Eylemin Ruhu: Yok etmenin gidişatı kaosa gebe; bunu artık çok iyi biliyoruz. Her eylemin kanla bitmesi ve kanın arttıkça kutsallığını yitirmesi bu yüzden olsa gerek. Soğukluk ve kan birleştiğinde hep böyle olur, en doğal ölümler ardı ardına gelir. Bu vak’anın diğer adı “Kurtuluşun Saflığı”dır.

Peki bahsedilen olayın tarihte yaşanan örnekleri var mı? Evet, var! Vikingler, Romalılar vs… Bu sayılan iki güçlü kültür, günümüz Avrupa kültürünün yaratılmasında etkili olan kavimlerden. Gücün ve kahramanlığın yumruklaşmış halini temsil ediyorlar. Kıyımlar, savaşlar ve cesaretin simgeleştiği barbarlar…

“Üstün İnsan” modeli

Soyluluk zordur ve bazıları için bir o kadar kolay! İşte eylemin amacına ulaşmasının en güzel getirisi budur: Soylu kan! Soylu kan ne demektir kısaca açıklayayım:

İlkelliğin haklılaştırılması yani eylemlerin saflıktan kaynak bulup, tamamıyla güce yönelmesi durumu. Bu vasıf güç istencinin damarlarda hiç durmadan cesaret pompalamasını gerektirir. Bizim tek isteğimiz budur; tek duamız da…

Tanrıların yanına gitmek isteyen insanın mücadelesini değil, tarihi sürükleyen, tanrı olmak isteyen insanüstü çabayı yeniden yaratmayı diliyoruz.

Eylemin tarihselliği sorunu: Bazı kavimler vardır, genlerinde vahşilik baskındır, bunu erdem ve cesaret izler. Genelde İskandinav ırkları bu geni başarıyla taşımışlardır. Çünkü bu insanlar yeniliğe ve onun getirdiği yoz değerlere karşı göğüs germeyi başarmışlardır. Örneğin bu yozlaşmanın en güncel örneği Türk kavimlerinde görülmüştür. Müslümanlığın ve geleneklerinin hüküm sürdüğü ruhların Anadolu coğrafyasında nasıl bir bocalama ve bozulma yaşadığı aşikardır. Türklüğün övündüğü savaşçılık ve erdem hatta kadim bilgelik bu gerilemede yok edilmiştir. Bunu yapan insandır, altlarda yaşamayı seçen sığ insan…

Değerlerini kendini kendisine oluşturamayan kavimler, tarihin piyonlarıdır, asla baş-aktör olamazlar.

Erken sonuç: Kadim Avrupa ırklarının tarihine baktığınızda bu kendinden geçmişliği göremezsiniz. Hıristiyanlığın geç ulaştığı, zehirleyemediği İskoç kavimlerine bakın, ya da Ketlere… Hala eski kültlerini korumakta ısrar ederler, çünkü özlerini kaybetmeden, kanlarının emrettiği gibi yaşamayı seçmişlerdir. Güç istencinin yitirildiği coğrafyalara göz atın, ortak yanları nedir sizce? Tabiki yaşam serüvenlerindeki heyecanı yitirmeleri ve kendi ruhlarını güçten düşürmeleri… Bu gereksiz işgüzarlık, insanın kendi kendisini diri diri mezara gömmesi değildir de nedir?

Güç İstencini yitirmek, tarihle olan organik bağını koparıp atmakla eşdeğer. Yırtıcılıktan ve tehlikeden kaçıp koyun olmaya benzetilebilir. Ölümcül sonuçlar doğuran bu iğrenç tavır şu anda başımızın en büyük belası. Seçim şu olmalıdır; yitirilen değerleri ruha yeniden enjekte edip, ruh ve beden bütün kamburlardan kurtarılmalıdır. Hastalık kesilip çıkarılmalı ve ilkellik diye adlandırılan şeyin aslında özünde doğallığı taşıdığı dikte ettirilmelidir. Tedavi budur ve panzehir insanın unuttuğu değerlerdedir.

Kurtuluş hem çok zor hem de çok kolaydır. Bu yüzden kurtuluşla müjdelenenler, yani bizler… Ölümcül bedeli ödeyen nadir ruhlardanız.

Uluyan gerçek: Nadiren vuku bulan “O” şey değerlimizdir ve en büyük nimetimizdir!

Can Murat Demir

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

1 Yorum

  1. “Tanrıların yanına gitmek isteyen insanın mücadelesini değil,tarihi sürükleyen, tanrı olmak isteyen insanüstü çabayı yeniden yaratmayı diliyoruz….”

    Kaleminizi konuşturmuşsunuz, başım gözüm üstüne

    Teşekkürler…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Rockmanifesto

Yayınımıza Türkçe sözlü hafif hüzünle devam ediyoruz. Bana mayasıl bulaştır anne! Anne bana uyuşturucu sat! Bana define haritası ısmarla anne! Bana canavar düdüğü kirala!...

Walter Benjamin’in Modernite Eleştirisi

Geçmişle yeni bir ilişki tarzı içine girerek Modern çağı inceleyen Walter Banjamin, aynı zamanda tarihi de yeni bir bakış açısıyla okumaya davet ediyor bizi....

Saf Şiir: Bir Konferans İçin Notlar

Saf şiir, kısaca, dil ile bu dilin insanlar üzerinde yarattığı etki arasındaki o, biçimden biçime giren çeşitli ilişkiler üzerine yaptığımız öylesine önemli bir çalışmada...

Yaradılışımdan Savaşçıyım Ben!

Savaşa gelince, o başka şeydir. Yaradılışımdan savaşçıyım ben. İçgüdüdür bende saldırmak. Düşman olabilmek, düşman olmak, –bunun için güçlü bir yaradılış gereklidir belki de; en...

Ruh ve Beden

Güzellik, insanlar arasında, çok tutulan bir şeydir. Aramızda ilk anlaşma onunla başlar. İnsan ne kadar vahşi, ne kadar kötü yaratılışlı olursa olsun onun büyüsüne...

Sevginin Enerjetik Alanı

"Sevgiyi, doğası gereği her yerde aynı olan ama frekans ve yoğunluğuna göre farklı hareketler gösteren bir enerji yayılımına ya da değişik dalga boylarında yayın...

İlahi İrade Yasaları ve Vazife

Ruhun tekamülü, madde kainatı ile olan ilişkilerinin gelişmesine ait olunca, bu ilişkilerin ebediyet içinde kesilmemesi gerekecektir. Çünkü bu ilişkilerde yetkinleşmiş olmak, İlahi Kanunlar’ı kemaliyle...

Klostrofobik Saat Kulesi

Bu kente denizden girilmesi gerektiğini bir modern seyyahın el kitabından öğrenmiştim. Önce siluetin karşılaması gerekirmiş kişiyi. Ziyaretçi kişinin içinin ilhamla dolup taştığı anda da...

Yine Varsın, Yarın Yok

Bir Tanrı, Bir Sen.. Yalnızlıklar kumpanyası. Gökyüzü mavi, biz griydik. Aşkın toz pembe, ihanetin kan kırmızı, Gidişin ceset laciverti. Gökyüzü kana bulandı şimdi, Tanrı merhametini çekti üzerimizden, Mahalle abilerinin raconlarına ters...

Marquis de Sade

Fransa’da 1740 yılında aristokrat bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen De Sade Fransız aydınlanmasının ve erotik edebiyatın sıra dışı temsilcilerindendir. Amcasının yanında Cizvit eğitimi...

Naziler ve Büyü: Bir Korku İmparatorluğunun Kısa Özeti

Bazı liderleri herhangi bir kategoriye dâhil edemezsiniz. Onların kendine has bir metotu vardır ve idealleri saplantı haline gelmiştir. Hiçbir engel tanımazlar, onlar için sadece...

Ben Ses…

Ben ses... Yaşamla ölümün sonsuz çığlığından, acı ile mutluluğun boşluğundan oluştum. Her duvarda yankılandım. Her köşede bağırdım her kavgada en öndeydim. Karanlığı kutsadım, aydınlığı aradım....

İntihar Üzerine

Kendimi öldürmeden önce bana varoluştan yana güven verilmesini isterim, kuşku duymamak isterim. Yaşam, benim gözümde, olguların belirginliğini ve akılda uyumlu biçimde birleşmelerini onaylamaktan öte...

Hayaller Gerçektir!

Sevgili Azizim Aslı, Hayallerimiz gerçektir, bunu unutma. Buna rüyalarımızı dahil edebiliriz. Ancak hayaller, ne bilgi birikimi, ne de kelime dağarcığıyla alakalı değillerdir. Ancak hayallerin hayata...

İstanbul Sıkıntısı ya da Cinler Saltanatı ve Max Stirner’in Cinleri

Bir yaşam felsefesi örneği. Ruhun çöllerine ayak basarken et halini almış düşüncelerle, etsel sözcüklerle, bedensel tinlerle ilişkimi dillendireceğim; hem arı düşünceden hem arı etten söz...