Ego Nedir?

Ego, bir insan niteliğidir, varoluşun en önemli sacayaklarından biridir. Hem üstünlük hem de alçaklık barındırır, sıradan insanlarda bir mahvoluşu, yetenekli insanların ellerinde ise bir yükselişi simgeler. Bu anlamda Ego’yu sıradanlık ve yaratıcılık (farkındalık) tarafında değerlendirmeliyiz. O sıradanlıkta günah yatağı, farkındalıkta ise bir cenneti bahşedebilir. Kısa bir izahtan sonra gelin Ego’nun mahiyetini irdeleyelim;

“Ego nedir” sorusunu düşündüğümde aklıma sırasıyla şu nitelikler geliyor:

  1. Sürekli kendini düşünme (kendisi için “alma” arzusu),
  2. Sürekli kendisinden bahseden bir varoluş gerekçesi,
  3. Empatiden yoksun bir bağ kurma şekli.

Evet, ego bir hükümranlık alanıdır, varoluşun içine sızan bir zehirdir. Ancak yukarıda saydığım 2 nitelik sıradan insanlarda vuku bulan bir hadisedir. Ego, sıradan insanların elinde adeta bir canavara benzer, varoluşu tüm maharetiyle yozlaştırır, yer bitirir; ayrıca maddi evreni (dünya hayatını) sadece kendisinden ibaret saydığı için saygısızdır. Diğerlerini hiçe sayar. Bu bir yozlaşmışlık türüdür. Ego, sıradan ruhlarda varlığı sadece yiyip tüketen bir makinedir: Doğası gereği varlığın gelişimine dair hiçbir yaratıcılık faaliyetinde bulunmaz. Bulunmak istemez. O sadece kendisi için almayı sever ve arzular. Kısaca “Ego” insanın maddi dünyanın nimetleri uğruna şeytanla anlaşmasıdır.

Bilindiği üzere evrendeki tüm oluşların bir amacı olup, bu amaçlarında kökeninde artı ve eksi bir takım elemanlar (ışık-karanlık, iyi-kötü vb.) mevcuttur. İşte bu elemanlar ile Gerçeği görür ve varoluşumuzun asıl gayesini ifşa ederiz. İfşaat, zıt kuvvetlerin etüt edilmesidir, kısaca farkındalık, integral (birbirini tamamlayıcı) bir bakış açısını gerektirir. Egoyu da böyle değerlendirmeliyiz, kötü ego (kendin için almak)  ve iyi ego (farkındalık). Sıradan insan (-ego), bu dünyanın nimetleriyle mutlu olmaya uğraşırken, uyanışa gelen (+ego) insan ise egoyu tepetaklak ederek onu varoluşunu gerçekleştirmek için bir araç olarak görür. Buna “ıslah” diyoruz.

Egonun dönüşümü neden sağlanmalıdır? Evet, asıl soru budur. Egonun niteliklerini sayarken “sadece kendisi için alır” dedik, evet, bu handikap, modern dünyada maddi çıkarların boyunduruğunu ve bazı krizleri de beraberinde getirmektedir. Bu dünyada sadece almak için yaşayan insanların olduğunu düşünün, sizce diğerlerine bir şey kalır mı? Her şeyi kendisine ayıran ve tüketip bitiren bir insanlar topluluğu tarafından yönetildiğimizi düşünün (ki zaten günümüz yönetimleri genelde böyledir): Bu tarz yönetimler, empati yoksunu olduğu için diğerleriyle (doğa ve insan ile) bağ kuramayacaktır. Sonuç olarak, dünyada sadece kendisinin yaşadığını sanacaktır. Çünkü egosu ona bunu emretmektedir. (Egonun talimatları sıradan insana her zaman mantıklı gelir).

İşte ego budur, ego tüm ekonomik krizlerin, savaşların tek nedenidir. Empatiden yoksun (izole) bir bağ kurma anlayışını dikte ettiği ve doğası gereği sadece “Ben” varım dediği için  toplumsal ahengin (bütünlüğün) köküne dinamit koyar. Ego diğerleriyle barışmayı, bütünleşmeyi arzu etmez. Daha önce yaşamış diktatörlerin hayatlarına bakın ya da büyük iş adamlarınınkine… Sadece kendileri için yaşar ve ölürler. Bu yüzden egoyu dönüştürmek hayati öneme sahiptir. Sufizm geleneğinin nefis dediği işte tam da budur. Onlara göre nefis (ego) terbiye edilmelidir, aksi durumda ruh Yaradan’a ulaşıp ona benzeyemeyez.

Evet, zor ama imkânsız değil. Bu canavarı ehlileştirmek bizim elimizde. Eğer bu çalışmayı yapabilirsek, doğayla bütünleşik bir toplum yapısı oluşturabilir, yine doğanın yardımıyla asıl varoluş gayemizi de büyük bir mutlulukla gerçekleştirebiliriz.

Can Murat Demir

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Ruhçular Şarlatan mı?

İstanbul'dan bir okuyucum, sayın İnci hanım, mektubunda ruhsal olaylara merakı yüzünden karşılaştığı durumu ve bu konuyu öğrenmek için gittiği bir dernekte kendisini "aydınlatmaya çalışan"...

Dünya Bir Felakettir!

Hatırlayamadığım herhangi bir sokağın ortasındayım. Sağımda parkesi çıkmış kaldırımlar; solumda… Ah ulan solumda gülümsüyor çocuklar. Öpülesi pamuk elleriyle top oynuyorlar. Henüz altı yaşındalar, hayır...

Felsefi Polemikler

Tartışmada, karşıdakine haklılığını ya da onun yanlışlığını ispatlamak oldukça zordur. Bunu başarabilmek için onun seviyesine inmek -ki bu çoğu zaman imkansızdır- gerekir. Ya da...

Yaralarım Benden Önce de Vardı…

Ernst Jünger, Mermer Yalıyar, çeviren Ersel Kayaoğlu (İstanbul: Can Yayınları, 1996), 128 s. Metafiziği altetmek, demişti Heidegger, imkânsız! O, basit bir felsefi eğitim yöntemi değildir. Sanki...

Virgüllerden İbaretti Hayat

Uzun zaman oldu bir şeyler yazmayalı… Bunaldığımı hissetmiştim, o yüzden artık yazmayı da bıraktım. Hissizleştiğimin farkındaydım, yazamıyordum ya da kelimeler ağırlaşmaya başlamıştı. Hep gitmek...

Hakikatin Ozanı Parmenides: ‘Hakikat Akıl ile İdrak Edilir!’

İnsanın Hakikat ile bizzat diyalog halinde olması kadim ve gizil bir fenomendir; Tanrı ya da Hakikat ile ilişki kurma arzusunun mahiyetine bakıldığında bir tarafıyla...

Hayat ve Bilim

Quid fas optare, quid asper Utile nummus habet, patriae charisque propinquis Quantum elagiri deceat, quem te Deus esse Jussit et humana qua parte locatus es...

Nihilizm ve İnsan

Nihilizm, kelime anlamı itibariyle “hiççilik ve yok sayıcılık” kavramlarına karşılık gelmektedir. Nihilizmin kavram olarak doğduğu yer ise 19.yy Rusya fikir ortamıdır. Değerler düzlemi ve...

Eski – Yeni Şiir

Eski şiirin sözcüklere bindirdiği "güzellik" öz yaşamsal deneyin belli bir biçiminden başka bir şey değildir. Bunun yanında deneyin, yeni şiirde, duygudan duyuya kaymış olduğu...