Öğrenmek

I – Üstat dedi ki: “Öğrenmek ve sonra bunu başkalarına öğretmek zevk verici bir şey değil midir?”

– “Uzak ülkelerden gelmiş arkadaşları olmak hoş değil midir?”

– “Kendisini tanımadıklarından dolayı kaygılanmayan bir kimse, ‘büyük ve üstün insan’ değil midir?”

II – Filozof Yu (1) dedi ki: “Ana babaya saygı ve kardeşlerine sevgi gösterip de öteki büyüklerine karşı kötü davranan insan pek azdır. Karışıklık çıkarmaktan hoşlanıp da büyüklerine karşı kötü davranışlarda bulunmak istemeyen kişi yok gibidir.”

– “‘Büyük ve üstün insan’, kendini esas olan şeye verir. Bu esas şey ortaya çıkınca, ‘gerçek ilkeler’ gelişir; anaya babaya bağlılık ve kardeşlik sevgisi de kendini gösterir. Bunlar, ‘İyilikseverlik’in kökü değil midir?”

III – Üstat dedi ki: “Yaldızlı sözlerle erdem bağdaşamaz.”

IV – Filozof Tsang (2) dedi ki: “Her gün kendimi üç nokta üzerinde yoklarım: Başkaları için bir iş görürken, acaba onlara bağlı mıyım? Arkadaşlarla konuşurken, içten miyim? Derslerden yeter derecede bilgi edinebildim mi?”

V – Üstat dedi ki: “Bin savaş arabası olan (büyük) bir ülkeyi yönetirken dikkatli, içtenlikli ve sonra ekonomik olmalı; insanlara karşı sevgi göstermeli ve halkı iyi bir yolda kullanmalı.”

VI – Üstat dedi ki: “Bir genç, evinde anasına ve babasına bağlı ve öteki büyüklerine saygılı olmalıdır. Sonra, ciddi ve dürüst olmalı, herkese sevgi göstermeli ve iyi kimselerle arkadaşlık etmelidir. Fırsat bulduğu zaman da onların bilgi edinmesine yardım etmelidir.”

VII – Tzu-hsia dedi ki: “Bir kimse dış güzellikten çok iyi ahlaka değer verirse, ailesine hizmette en büyük çabayı gösterirse, efendisine (prensine) bütün yaşamınca bağlı kalabilirse, arkadaşlarıyla olan ilişkilerinde içtense, o insan için ‘bir şey bilmiyor’ deseler de, ben onun bilgili olduğunu söylerim.”

VIII – Üstat dedi ki: “Bir bilgin ağırbaşlı değilse, ona karşı saygı gösterilmez. Onun bilgisi de sağlam değildir.”

– “Bağlılığı ve içtenliği birinci planda tut.”

– “Kendine uygun olmayan kimselerle arkadaşlık etme.”

– “Yanlışlarını düzeltmekten korkma.”

IX – Filozof Tsang dedi ki: “Ana baba için yapılan cenaze törenlerine gereken dikkat gösterilirse, ölülere kurbanlar sunmak savsaklanmazsa, halkın erdemi kesinlikle yüksek düzeye erişir.”

X – Tzu-ch’in, Tzu-kung’a (4) sordu: “Üstadımız bir ülkeye geldiğinde, o yerin hükümeti hakkında öğrenmediği şey kalmaz. O, bunları kendi mi öğreniyor, yoksa bu bilgiyi ona başkası mı veriyor?”

– Tzu-kung dedi ki: “Üstadımız bunları iyi yürekliliği, doğruluğu, nezaketi, ölçülülüğü ve her şeyi hoşgörürlüğüyle elde eder. Onun bu bilgiyi alma yöntemi başka insanlarınkinden farklı değil midir?”

XI – Üstat dedi ki: “Bir kimsenin babası yaşıyorken onun isteklerine bak. Babası ölünce onun davranışlarına dikkat et. O kimse, üç yıl babasının yolundan ayrılmazsa, ona ‘ana babasına bağlı bir kimse’ denir.”

XII – Filozof Yu dedi ki: “Törenleri yerine getirirken düzenin değeri vardır. Eski kralların gösterdiği yolda, bu en üstün bir nitelikti. Büyük küçük işlerde biz bu yolu izledik.”

– “Bununla birlikte, bu her zaman yapılamamıştır. Bu düzen bilinirse, her şey yoluna girer; ama bu, yine törenlerle düzenlenmezse hiçbir şey yolunda gitmez.”

XIII – Filozof Yu dedi ki: “Anlaşmalar, doğru olan şeye göre yapılırsa, verilen sözler yerine getirilir. Saygı yerinde gösterilirse ayıp ve utançlardan uzak kalınır. Böylece, birbirine bağlı olanlar saygıdeğer olurlar.”

XIV – Üstat dedi ki: “Büyük ve üstün insan, yemekte karnının doyup doymayacağını düşünmez. Evinde rahatını aramaz. Yaptığı işlerde ağırbaşlı, konuşmalarında dikkatli bir kimsedir. O ilkesi olan kimseleri araştırır. Bu kimse için ‘öğrenmeyi seven bir kimse’ denebilir.”

XV – Tzu-kung dedi ki: “Dalkavuk olmayan yoksul insanla, gururlu olmayan zengin bir kimse için bir şey söyleyebilir misiniz?” Üstat yanıt verdi: “Evet, söyleyebilirim; yalnızca onlar, yoksul ama mutlu, zengin ama terbiye ve incelikten ayrılmayan bir kimseyle karşılaştırılamazlar.”

– Tzu-kung yanıt verdi: “Şiir kitabında (Shıh-ching) denmiştir ki, bir şeyi keserken törpüle, oyarken cilala. ‘Anlaşıldığına göre, bu sözler, sizin söylediklerinizi aynen içeriyor demektir.”

– Üstat dedi ki: “Sonunda seninle şiir üzerine konuşabilirim. Sana bir şey sorduğum zaman arkadan neyin geleceğini biliyorsun.”

XVI – Üstat dedi ki: “İnsanların beni tanımamış olmalarından dolayı üzülme. Ben onları tanımadığım için üzülürüm.”

Konfüçyüs; Konuşmalar’dan…

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Bu Gece

bu gece xxx. ucuzundan kırmızı şarap içer ve kalabalık kaldırımların gürültüsünü dinlerken bir kaç metre öte de veya arka sokakta veya her hangi bir yerde takılmıyor olduğuna inanmıyorum ve takılıyor illa ki ruhu bedenimi ürperttiğine göre vücudumun tüyleri diken diken sonra kemiklerim titriyor ve o şimdi burada İlkay Beyaz

Ayasofya Efsaneleri Bitmez

Doğu Roma ve Osmanlı imparatorluklarının, hem yükseliş hem de çöküş dönemlerine tanıklık eden, tarihinin en önemli dini eserlerinden biri olan Ayasofya; gerek Bizans gerekse Türk kaynaklı pek çok efsaneye konu olmuştu. Ancak günümüzdeki Ayasofya'nın, burada yapılan ilk kilise olduğunu düşünmek bizi yanıltır. Tarihçi Sokrates'e göre 15 Şubat...

Hoşgeldin İntiharım

Gereksiz kıskandırma çabalarının elinden tutup parka götürdüm bugün. Çok iyi anlaşıyoruz. Onlar olmasa üzülürdüm. Ah be koca çocuk. Elimi bırakıp başkalarına koşan sensin. Senin için cehennemin en dibinde çadır kurdum, gelir misin? Geliyorsan, oraya 'ateşten gömlek' bıraktım, giy öyle gel. Şşşt ! Yavaş ol, kadınların uyuyor. Hatırlamıyor musun? Onları...

Şiir Sanatı

Musiki, her şeyden önce musiki; Onun için tekli mısradan şaşma, Kıvrak olur, erir havada sanki, Ağır aksak söyleyişe yanaşma. Kelime seçerken de meydan senin; Bile bile bir nebze aldanmalı. Dumanlısı güzeldir türkülerin; Öyle hem seçik olsun, hem kapalı. Güzel gözler tül altında görünsün Gün ışığı titremeli şiirinde. Ak yıldızlar maviliğe bürünsün Ilgıt ılgıt sonbahar göklerinde. Ara-rengin peşindeyiz çünkü biz; Rengin...

Cesetlik Arifesi

nedir bu gökyüzüne adanmış fakir yalnızlığım nedir ihanete kurban ve ihanet esiri kırık korkaklığım şimdi yok varsay masumluğunu ki gökyüzü kadar sakiniz en az bizim kadar delirecek deniz kimlik kargaşası yoksunluğunda kimliği kırık ergen ve sonsuzluğun arifesinde bir ölü ceset ancak ki selası okunacak ki yine de bu sela erken kimsesizliğimize ağlarız Hakan Badik

66. Sone

Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni, Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez. Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini, Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz, Değil mi ki ayaklar altında insan onuru, O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış, Ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru, Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş, Değil mi...

Canavarın Felsefesi: İnsanlık Dışına Taşma, Kaçkınlık

Ortaya Çıkış ve Tanım İlk görüldüğünden bu yana (henüz tecrübe edilmemiş) doğmamış olanın, -atasız ve köksüz olduğundan- farkındalığı henüz gelişmemiştir. O, Kötülüğe tutkuyla bağlanan Bir’dir: Öyle ki, şeylerin birbirine değerken çıkardığı o anlamsız tınıyı belirleyen de O’dur. Bir varoluş mucizesi değil, bir boşluk bestesidir. Ölümüne susamış bir sözsüz...

Forbes’a Göre Türkiye’de En Çok Kazanan Yazarlar

Forbes Türkiye, 2013’ün en çok kazanan yazarlarını açıkladı. Edebiyatın en çok kazananları belli oldu. Forbes Türkiye’nin açıkladığı listeye göre, 2013’de Türkiye’nin en çok kazanan 20 yazarı önceki yıla göre telif gelirini yüzde 34 artırdı. Elif Şafak’ın kitapları 8.7 milyon lira ciro üretti. Şafak’ın bundan payı 1.75 milyon oldu....

Bağımlılık Hikayesi

Peki ya bağımlı olmak. Bu bir hastalık. Bağımlı olmak kendi varlığını reddetmek, kendini yok saymak. “Onsuz yaşayamam” tümcesi de bu durumun iğrenç yansıması. Kişi kendini sevemediğinde , kendine gösteremediği sevgiyi de sevdiği kişiye bağışlar. Sonuçta karşıdaki kişi bu yoğun sevgiden sarhoş olur, şımarır, kendini dünyanın tam da ortasında herkesin hayranlığının...