Kör İnanç ve Maneviyat

Kör İnanç ve Maneviyat

İnançsız olan birini kör inançlı biriyle karşılaştırdığımızda karşımıza nasıl bir tablo çıkar? Hangisi üstündür, inançlı olan mı, yoksa inançsız olan mı? Kronik bir (toplumsal) sorunun temelini teşkil eden bu tartışmayı gelin farklı bir yönden ele alalım.

İlk olarak “kör inanç” nedir önce bu sorunun cevabını arayalım:

Kör inanç, toplumsal değer yargılarının gölgesinde yaşam bulan bir ahlak ve inanç sistemini simgeleyen bir dizgidir. Bu sistemin içinde dünya görüşü, ahlak, değer yargıları hatta dünyevi ideolojik bir takım kaygılar bulunur. Bunların köküne indiğinizde ne görürüz: Tanrı (cehennem) korkusu ya da cennete kavuşma hayali. Kör inanç dediğimiz şey bu sacayaklarından ilham bulur. Tamamen toplumsal değerler içinde (otomatik olarak) şekillendiğinden bir bilinci ya da idrak seviyesini içermez. Salt olarak basmakalıp bir takım tutum ve davranışları önceler ve savunur. Bu günümüz dünyasında gözlemlenebilir bir olgudur. Kör inancın her türlüsü kişi için olumsuz bir durumdur çünkü emeksiz bir edinimdir, hatta edinim bile sayılmaz, ilerlemeye direnç gösteren bu bozuk yapı, bu yönüyle edilgen bir yaşantıyı şart koşar. Kişi bu durumda sadece inanır, sorgulamaz, hatta inandığı şeyi hissetmez bile. İşte kör inanç tam anlamıyla böyle bir atmosferde var olur.

Peki, bu durumda inançsız bir kişinin manevi edinime yönelmesi hangi şartlarda ve nasıl gerçekleşir? Kısaca, inançsız kişinin manevi ediniminin kalitesi (samimiyeti), kör inançlıdan daha mı üst düzeydedir, ya da inançsız kişi maneviyata yöneldiğinde hangi yeteneklere sahiptir? İşte asıl sorumuz bu olmalı belkide.

Bence bir inançsız maneviyata yöneldiğinde kullandığı metotlar ve tavır açısından bir inançlıya göre daha makbul ve makul bir yoldadır. Neden, çünkü işin içinde bir merak, sorgu ve bunları kapsayan bir çaba vardır. Ayrıca inançsız olan kişi sıfırdan inşa etme gibi sıradışı bir yetenekte kullanır. Bu durumda inançsız kişi kör inançlıdan farklı olarak şu soruyu sorar: Şu an da “görmüyorum” ama görmeye gelebilir miyim? İşte inançsız kişinin asıl fark attığı kısım da budur: O, kör inançlıdan daha kutsaldır çünkü varoluşun özünü oluşturan bu soruyu sorabilme cesaretine sahiptir. İşte bu sorularla dünyasını yeniden kurmaya ve bunun için gayret göstermeye hazırdır. Bu bağlamda bir inançsız daha samimi ve cesur olarak karşımızda dikilir ve o Yaratıcının gözünde potansiyel bir maneviyat yolcusudur.

Görmek… İnancı edinmektir. Bu kolay bir iş değildir zira kişi kendi yolculuğunu yine kendisi tayin etmelidir, bu şu demektir, kişi özgür seçimiyle buraya kadar gelmiştir ve yine özgür seçimiyle tekrar yoldan çıkabilir. Bu mümkün.. Peki, “özgür seçim” nedir? Özgür seçim, dilemma yaşayan insanın mantığının dışına çıkıp ona tamamen aykırı tercihte bulunmasıdır. Özgür seçim yeteneği kör inançlı kişide işlemez. Tam aksine Yukarının bilgisini merak eden, onu arzulayan ya da onu çalışan için yaratılmıştır.

Özgür irade nedir? Kendince yol çizip, kendince seçimler yapmaktır. Evet, başkalarının aklıyla hareket etmeyi sevmez inançsız kişi. Bu yüzden “kendim yapmalıyım”, “kendim ifşa etmeliyim”, “kendim deneyimlemeliyim” der. Pragmatiktir, hızlı yol almayı sever. Kendince keşfe çıkar, karşısına ne çıkacağından habersizdir. Bunu yaparken ne bir diğerine zarar verir, ne de kendisine maddi bir fayda sağlar. O sadece bilmeye gelmek ister, bu da ancak görmekten geçer. Kör inanç ise buralarda bulunmaz, o kolaycıdır, kendisine ait bir inancı yoktur, başkalarının ürettiği değerlere sıkı sıkıya bağlıdır. Kördür, belirlenmiş standartlara göre inancını temellendirir. Sürüdeki bir koyun gibi güdülmeyi bekler. Aklı satılıktır. Tek düzedir. Teslimiyetçidir.

Sonuç olarak inançsız bir kişide daha kaliteli bir manevi potansiyel (kalite) vardır diyebiliriz. Kör inançlının yanında daha parlak durur, işlenmemiştir, hamdır. İşte bu yüzden bir inançsız, kutsallık (manevi kalite) potansiyeli bakımından Yaratıcının gözünde daha kıymetlidir.

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

2 YORUMLAR

    • İnançsızlıkta bir samimiyet var. Ama kör inanç katı bir çıkar (cennet ve huri umudu) arayışı içinde. Bu yüzden ikisinin karşılaştırılması önemli bir konu.
      Katkın için teşekkürler @varlık e.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Beni Kör Kuyularda

Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın, Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın, Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı; Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın. Ümit Yaşar Oğuzcan

Türkiye’de En Çok Kadınlar Kitap Satın Alıyor!

28 şehirdeki 153 mağazasının verilerine göre, erkekler yüzde 36'da kaldı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Türkiye’deki kadın okuma alışkanlıklarını inceleyen D&R, 28 şehirdeki 153 mağazasının verilerine göre kitapların yüzde 64’ünün kadınlar tarafından satın alındığını açıkladı. Kadınların tercih ettiği kitapların yüzde 65’inin macera türünde olduğu, en çok kitabı ise...

Gerçekliğin Yankıları

Sessizliğin içinde bir çığlıksa eğer zamansızlık sana yönelir usulca, algıların kapıları açılır, düşünceler evrene dağılır, sevgiler aşkla kucaklaşır, hüzünler karanlığın içinden yol alır yalnızlıklara, oynadığın oyunun içinde oyun olmaktır artık her şey, farkındalığında tüm oyunlar birleşince işte bu dünya benim tasarımım da var olabilir ancak dersin, her...

Ruhselman Dönemi ve Sonrası Türkiye’de Ruhçuluk

Türkiye’de ruhçu felsefenin öncüsü Dr. Bedri Ruhselman’ın medyumlarını, dostlarını ve sıradışı anılarını…  Dr. Bedri Ruhselman’ın 54 yıl noterde saklanılan ve geçtiğimiz yıl yayınlanan “İlâhî Nizam ve Kâinat” kitabıyla ilgili olarak gerçekleştirilen bir ruh çağırma seansında öte âlemden neler bildirdiği… Türk Musikisi’ne temel teşkil eden çalışmaların öncüsü Hüseyin Sadettin Arel’in...

Öğretmenlerin Okuması Gereken 100 Temel Kitap

Öğretmenlerin ihtiyaç duyduğu okuma alanlarına ilişkin görüşler incelendiğinde Öğretmenler toplamda 9 alanda kitap okuma ihtiyacı hissetmektedirler...  Öğretmenlerin kitap okuma ihtiyacı olduğu konular şunlardır: 1. Öğrenci davranışlarını anlamaya ve tanımaya yönelik kitaplar (% 100), 2. İletişim ( % 88), 3. Öğretim yöntemleri ( % 80), 4. Sınıfta uygulamaları (% 78), 5. Velilere yönelik kitaplar...

Oğuz Atay’ın Bilinmeyen Röportajı

Oğuz Atay severlere güzel bir hediye olsun diye, hem de nostalji niyetine ölümünden 5 yıl önce, 1972 yılında verdiği bir röportajı sizlerle paylaşıyorum. Sevdiği yazarlar, kitaplarındaki karakterler ve daha pek çok şey... Oğuz Atay: Başarı insanı sevimsizleştirir. 1970 TRT Roman ödülünü kazanan ilk romanınız Tutunamayanlar'a karşı, eleştirmenlerimiz genellikle yaklaşmaktan...

Kusuyorum

16:28 perşembe öğleden sonra ve Schuman çalıyor sıcak duvarların altında ve ben düşlüyorum fersah fersah kayboluş! çıldırtan kalabalıktan uzak ve ben tiksiniyorum olduğum yerden ve ben içiyorum dün için ve ben kusuyorum yarın için tiril tiril hep böyle mi olacak? İlkay Beyaz

Din Yerine Felsefe

Pedagoji eğitim bilimidir, genel olarak insanlar arası ve özel olarak da çocuk ile erginler arası ilişki bilimidir. Pedagoji insanı temel yapısı itibariyle şekillendiren, yaşamını biçimlendirmede kılavuz olan bir bilgi yöntemidir, bir bilgilendirme bilimidir. Post-modern çağda pedagojinin amacı insanı mümkün olduğunca tarafsız bilgilendirmektir. Pedagoji insanın içinde yaşadığı sosyolojik...

Ölçü

İnsan elinde ne illet var ki, dokunduğunu değiştiriyor kendiliğinden iyi ve güzel olan şeyleri bozuyor. İyi olmak arzusu bazen öyle azgın bir tutku oluyor ki, iyi olalım derken kötü oluyoruz. Bazıları der ki, iyinin aşırısı olmaz, çünkü aşırı oldu mu zaten iyi değil demektir. Sözcüklerle oynamak diyeceği...