Sarı Lira Gibi Ömrümüz

Gözümüz saatte söyleştik hep,
Koşuşur gibi seviştik, yarışır gibi çalıştık.
Hep yetişecek bir yerler vardı

Aranacak adamlar, yapacak isler..
Bir sonraki günü telası bir öncekine bulaştı..
Başkalarının hayati bizimkini aştı.

Kör karanlıkta çalar saat sesi yerine
Kuşluk vakti, kızarmış ekmek kokusu
veya yavuklu busesiyle uyanma düşlerini
Ha babam erteledik.
20’li yaslardayken 30’lara kurduk saatin alarmını
30’larımızda 40’lara, belki sonra 50’lere..

Lakin öyle karmaşık kurgulanmış ki hayat,
Kuşlukta uyanma fırsatı sunduğunda size,
Artık uyku girmez oluyor gözlerinize..

Doyasıya söyleşmek,
Telaşsız sevişmek için bol zamana
kavuştuğunuzda,
Söyleşecek, sevişecek kimsecikler kalmıyor
yanınızda..

Özenle sakladığınız bir sari lira gibi
ömrünüz;
Vakit gelip sandıktan çıkardığınızda,
Birde bakıyorsunuz ki,
Tedavülden kalkmış.

Can Dündar

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Bronz Bacaklı Garson Kız

bar taburesine oturmuş bira içiyorum yaz günü ve garson kızın etrafta dolaşan bronz bacaklarını hayranlıkla izliyorum benim suçum değil garson kız kısacık şortu müthiş bacaklarıyla ve kızıla boyanmış kıvırcık saçlarıyla fır dönüp tebessümler...

Ölüm

Gecenin dudağından karanlık emiyorum Gündüzün cesedini hicrana gömüyorum Gözlerim parça parça, kırık aynalar gibi Yüreğim, cehenneme dönüşen bahar gibi Yarasa kanatları bürümüş mehtabımı Kör bir papağan gibi açmışım kitabımı Okuyorum;...

Ölmeden Önce

Yaşamın amacını anlayabilmek için, giriş – çıkış kapıları belirlenmiş zaman çizgisinde gerçek uyanışı tatmamız gerekmektedir. Her anın kendi içinde yükselişi, mertebeleri ve doğurganlıkları mevcuttur....

Kaotika: “Önce “Göz” Vardı

Önce “göz” vardı. Sonra göz, töz’e ve söz’e dönüştü... “Sanki ağzını açıp tek bir söz söylese, etrafını saran boşluk dağılacak, içini kemiren hayaletler yok olacaktı....

İtiraflar

Aurelius Augustin,375’te Kuzey Afrika’da, Numidya’da doğar. Babası pagan, annesi Hıristiyandır. Kuzey Afrika’da Hıristiyanlığın öncülüğünü yapanların çoğu gibi, o da hitabet eğitimi almış, daha otuz...

Dönüşüm’e Ontolojik Özne Değerlendirmesi

A) ÖZET Dönüşüm, Franz Kafka’nın 1915’te yayımladığı öykü türündeki eseridir. Edebiyat dünyası tarafından kabul edilmiş bu eser, sadece edebi anlamda hayat bulan bir metin değildir....

Halkın ve Toplumun İhtiyaçları

İnsanlar, tüm zorlanmalara rağmen medeniyetin taşınmasını sağladı ve medeniyetin yan ürünü olan uygarlık, geçmişten bugüne var olmaya çalışıyor. Medeniyet denilen mefhum, nitelikli bilginin insanlar...

Kendine Yürümek I. Bölüm

Kendin olmak, ruhun şekilsiz ve koşulsuz bir hal almasıdır. Ruh, kayıtsızlık içinde uçarken, nesnelere çarpan "varoluş" kendine kaçacak delik arar. Gerçek, bu kendinden geçiş...

Kafayı Kırmak İstemiyorum!

karlı ve çamurlu yolların arasında kafalarımızda kompozit başlık ellerimizde g3 (katliam tüfeği) ve sırtımızda otuz kilogramlık sırt çantası ile üç kilometrelik intikali hakladıktan sonra bir öğle arasına daha geldik soğuk ama berrak...

Ben Ses…

Ben ses... Yaşamla ölümün sonsuz çığlığından, acı ile mutluluğun boşluğundan oluştum. Her duvarda yankılandım. Her köşede bağırdım her kavgada en öndeydim. Karanlığı kutsadım, aydınlığı aradım....

Beyti Dost Celse: 8

İnansınlar..! Size gerçeklerin haberi veriliyor..! Onlara inanmayanlar var. İnandıkları zaman, yüzlerini yerden kaldıramayacaklar. İnanmayanlar, doğru olmayanlardır. Doğru olan hiçbir şeyden korkmaz. Çünkü DOĞRULARIN GÖZLE...

Tekrardoğuşa Hazırlık ve Hayat Planı

Araştırmalarımızda klasik regresyon yaklaşımından farklı olarak hayatlar arasında geçen sürenin birkaç asır değil, birkaç yıl ya da birkaç on yıl olduğunu bulduk. Bazı varlıklar...

İnsan Doğası

İnsan doğasının yetersizliği yüzünden hiçbir şeyi duru ve yalın halde tutamıyoruz. Kullandığımız her şeyin özü bozulmuştur madenlerin bile. Altını işimize yarar hale getirmek için...

Boş Kibrit Kutusu

Tam iki yıl bir hayalin peşinden koşmuştu. Şimdilerde ise artık neyin hayal neyin gerçek olduğu konusunda şüpheliydi. Geriye sadece onun için yazdıkları kalmıştı. Tek...

Işığın Yolu Karanlığa Serilir

tanımadığım sokaklar şahittir geceleri taşıdığım anlara konuşmak için geç kalınmış sözler yerlerinde değil ilk defa uykuya anlatılan masallar akılda kaldıkça uzar olmuş korkular kahramanları kadarmış aslında gülüşlerinde yer buldukça çocukların gezindiğim sokaklardan sıyrılıp...