ask-kadin-cinayet

Bir kere tutulmaya gör… Her lanet gün üzerine gelir. Her kadın onu hatırlatır ama yok…
Yok. Yok hayır! Böyle olmaz… Olmamalı. Silkinip atmalıyım üzerimden acının kanlı ellerini…
Yırtmalıyım hayatın bekâretini!

Soluklandı… Duvara dayandı…

Bunları söylerken oldukça sinirliydi. Gece hiç uyumamış sabahta kendine gelememişti. Neden diye sordu kendine.

-Neden?
-Acının yükünü sırtlanamıyorum?
-Eskisi kadar güçlü müyüm?
-Hayır değilim!

Yanıp kavrulan midesini bir yudum şarapla yıkadı. Olmadı… Şarap sanki zehir gibiydi. Belki de geceden kalma bir yangındı ama zehir gibi şarap iyi gelmişti. Ellerine baktı sonra… Kanlıydı… Kirliydi… Ve duvarlara bir isim kazınmıştı…

“O buradaydı” sadece bu iki kelimeyi gördü ve irkildi. Sanki bunu yazan bir başkasıymış gibi duraksadı. Hatırlamaya çalıştı. Şarabın etkisi hala kuvvetliydi, sendeledi. Düşündü ve aklına gelen ilk ismi söyledi:

-O… Hayır olamaz! O olamaz!

Dili o kadar büyüdü ki sanki boğazına tıkanıp kaldı. Heceleyerek tükürdü kinini ve acısını:

-O…O… O… O…!

-A-ş-ı-k o-l-du-ğ-u-m- ka-dın… O buradaydı.

-Peki kan?
-Kime aitti?
-Lanet olasıca kan kime ait olabilirdi ki?

Düşündü… Diz kapaklarına dayadığı başı git gide ağırlaşıyordu. Sonra ellerini yıkadı ve ilaçlarını alıp uykuya daldı. Göz kapakları kapanırken şunları düşündü:

Bu şey, hayatın ona oynadığı oyunlardan biri olmalıydı. Akıl oyunlarından biri…
Yatağına döndü ve üstüne yorganını çekti.

Yatak ve adam kızıl bir cümbüştü adeta… Ve kadın… Yatağın altından hareketsizce bakıyordu duvarlara…

Can Murat Demir

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.