Düşünbil Nietzsche’yi Kapak Konusu Yaptı

Bu dergiyle yaklaşık 1 ay önce bir mail vasıtasıyla tanıştım, Genel Yayın Yönetmeni Olcay Yılmaz bizzat ulaşarak derginin Ağustos sayısındaki Nietzsche kapak konusundan bahsederek ellerinde şu an için yeterli seviyede yazı olmadığından yakındı.

Düşünbil-Dergisi-Sayı-36

Olcay Bey’in isteğini hemen cevaplayarak, ilgili kapak konusuyla alakalı birkaç yazı postladım. Beğendikleri yazı ise, Nietzsche Felsefesi adlı yazım olmuş. Kendilerine ve dergi ekibine teşekkür ediyorum. İtiraf etmem gerekirse neşriyatta (yazılı basında) yayınlanan ilk yazım olması açısından “Düşünbil” dergisi, buna fırsat tanıdığı için hayatımın önemli bir yerinde olacak. Ayrıca yazın hayatında geldiğim yer açısından bu dergi bir imza niteliği de taşıyor. Senelerdir devam eden Nietszche okumalarımın az da olsa meyvesini toplamak ise eşsiz bir duygu…

Okuyucularıma ve takipçilerime çok çok teşekkürler…

FH Editörü

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikKara Komedi
Sonraki İçerikHiç

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Şiirsel Gerçeklik

Ortaklıksız bir evrendir o, daha büyük bir evrene bağlı olmayan, tanrısız bir evren, çünkü asla yalan söylemez, çünkü olacak olanı olmuş olanla asla karıştırmaz. Bütün ozanların başkalarının yaşamlarına, ortak yaşama, alabildiğine girmiş olduklarını savunmanın hak ve görevine sahip olmalarının zamanı gelmiştir. Evet, biliyorum, en tepede, bize bu mavalı anlatan...

My Son, What Have Ye Done

Her şey antik bir Yunan oyunuyla başlar. Bu oyunla kendisini özdeşleştiren bir çocuğun öyküsü; My Son, My Son, What Have Ye Done. Neden bütün dünya bana tepeden bakıyor! Neden bulutlar bana tepeden bakıyor! O sadece iç sesini dinleyen yalnız bir adamdı... Cinayet filmi gibi başlayan My Son, My Son, What...

2000’lerin En İyi 15 Fantastik Filmi

Kerem Akça, son 10 yılın en iyi 15 fantastik filmini seçti. Herhalde 2000’ler denince akla gelecek ilk alan bu olacak. Öyle ki “Yüzüklerin Efendisi”nin ve çizgi roman uyarlamalarının katkılarıyla birlikte Hollywood ‘profesyonel fantastik film’ fabrikası haline geldi bu süreçte. Halen de bu alandan para basmayı sürdürüyor. Elbette 2000-2010 arasında...

Bilimlerin Kraliçesi Olan İlahiyata

Burada bir kısmını okuyacağınız, Galileo’nun Toskana Büyük Düşesi Christina’ya yazdığı mektup (1615) bir bilimadamının bağımsızlık bildirgesi olarak adlandırılabilir. 1611’den itibaren bu büyük bilimadamı (1564-1642) Kopernikçi evren teorisini sadece matematiksel bir hipotez olarak değil, fiziksel bir olgu olarak savunduğu için bazı din adamlarının saldırılarına maruz kalmaya başlamıştı. Bu...

Kafka

Steven Soderbergh' in elinden çıkan Kafka'yı bu kez bir cinayetler dizisinin ortasında görüyoruz. Kafka, Jeremy Irons' ın eksiksiz oyunculuğuyla daha da izlenesi bir hal almış. Bir yazardan çok film kahramanı gibi ortalarda dolaşan Kafka'yı seveceğinizden eminim. "Ben kabuslar yazmaya çalıştım, sense onları yarattın, "Benim tecrübelerime göre gerçeklik uysal değildir" Bu...

Kaosun Derinlerinden Gelen Bir Kitap

Çağdaş edebiyatın müthiş dahisi Dave Eggers’dan sarsıcı, çarpıcı ve unutulmayacak bir roman daha: 'Ne Nedir'. Yazar, dergici, yayıncı ve editör kişiliği ve sıradışı projeleriyle tanınan, çağdaş edebiyatın en parlak yıldızlarından Dave Eggers, 'Ne Nedir'’de gerçek bir yaşam ve mücadele öyküsünden yola çıkarak aynayı bu kez bizlere ve yaşadığımız...

Sizler…

siz psychedelic partilerde kafaları kendileri gibi göt olan kızlar hippie takılan beyaz yakalı kodaman gerzekler ortamlarda yazdığınız palavralar midemi bulandırır onlara iyi bakın tek sebeplerinin aşağılık komplekslerinden dolayı sürekli tam olarak yaşayamadığı sahte hayatlarını anlatmaları olmasıdır siz patlayan neon ışıkları altında birbirlerini yalayan düşkün kızlar tarlabaşılı torbacılara bacaklarını aralayanlar bedenleriniz yalnızca arka sokaklarda karanlık...

Kutsal Merkezler

Bazı yerlerin insanlar üzerinde kuvvetli etkisi olduğunu sanırım hiç kimse inkar etmez. Görünüşe göre bu yerler arasında en iyi bilinen Mısır'dır, zira oradan dönen çoğu kişi belirli bir deneyim geçirdiğini söyler. Sürekli hareket halinde olan Sahra Çölünün kumlarının ürettiği elektriğin insandaki normal titreşimleri değiştirip şuur genişlemesine neden olduğu...

12 Eylül’e Nasıl Geldik?

12 Eylül 1980 harekâtı, 20. yüzyıl Türkiye tarihindeki dördüncü askerî darbedir. Birincisi 1908 Temmuz'undaki, tarihimizde II. Meşrutiyet olarak bilinen ihtilâldi. Bu anayasal hareketin üzerinden bir yıl geçmemişken, 31 Mart 1909'da İstanbul'daki kanlı çatışma, Selanik'ten yürüyen düzenli ordunun birkaç taburundan ve yardımcı sivil çetecilerden oluşan küçük Hareket Ordusunun başkente...