Yeryüzüne doğan her bireyin hayatı, beraberinde farklı sosyal yükler, toplumsal roller ve sorumluluklar getirir. Bu yükler, kimi zaman “görev”, kimi zaman “ünvan”, kimi zaman...
Din, toplumsal hayatta bireyleri bir arada tutan, kolektif yapının yansıması olan ve ahlaki değerlerin şekillenmesinde etkili bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Tarihsel ve kültürel...
Pek çok çağdaş filmde göç, göçebelik, sürgün ve ötekilik kavramlarının birey ve toplum üzerindeki yansımaları çeşitli biçimlerde ele alınmaktadır. Tony Gatlif sinematografisi ise bu...
“Delikanlılık”, “kabadayılık”, tarihsel süreç içerisindeki toplumsal karşılığına baktığımızda, mahallelinin bıçkın namus bekçisi, güvenlik ve adalet sağlayıcısı, sözünün eri, mazlumun yanında, paraya önem vermeyen sert...
Ev, toplumun en küçük ve temel yapı taşıdır. Bunun yanı sıra felsefi ve sosyolojik olarak incelendiğinde ev, saklanma, mahremiyet, egemenlik, güç istenci, denge/ dengesizlik...
tam da bugün, dünün yarınıyken
selamlaştık gün ile.
gözlerimizi kapatıp tüm dinginliğimizle beklediğimiz o rüzgar
bin yıllardır ziyaretçisidir mevsimlerin, iklimlerin, türlü beşeriyetin.
belki de dokunuşları bu yüzden anlamlıdır,...
Kalabalıkların bulanık yüzlerinde, hiç bitmeyen telaşlı hallerinde, yaşamaya çalıştıkları en karmaşık duygularında gördüm seni!
Kime sorsan, adı aşktır belki? Oysa aşktan bir adım sonrasıydı, yürek...
Her yaratılan O’nu izliyordu. Teker teker, sonsuz akış yerini buluyor, birbirlerine karışanlar ahenkli bir bütünü oluşturuyordu. Bütünün içinde, eksiksiz bir aşkla, birbirlerine sarılıyor ve...
Yeni Akım İran sineması, gündelik yaşamın sıradan görünümlerini ahlaki, kültürel ve toplumsal kodlarla iç içe geçirerek benzersiz bir sinematografik atmosfer oluşturmaktadır. Doğal mekânların, amatör...
yalnızlık
"seni seviyorum"lu cümleleri
fahişenin göğüslerinde öldürecek kadar ağır
ve
sevişirken tanrının adını anacak kadar asidir...
Beni neden hiç aramıyorsun? Gerçi arasan da ne konuşacağımı bilmiyorum, her zaman yazarken...
Aşk, evrende karşılaşan iki ruhun gönüllü olarak karanlığa saplanmasıdır. Bu karanlık, sadece ruhları içine almakla kalmaz; bünyesindeki acı, yalnızlık, ayrılık, karamsarlık, ölüm, tanrı ve...
Levinas, ne bir felsefe ne de dini bir ritüelin parçasıdır; o insandır ve hep öyle kalmayı diler bizlerden. Bu bağlamda, ─tarifi imkânsız gibi görünür─...
Eğer müzik akla ve duygunun üst katlarına seslenmemiş olsaydı ona sanat diyemezdik, onu basit gösteri danslarının estetik katına alırdık. Bütün sanatlar içinde, yapısı gereği,...
Vejetaryen adlı romanıyla 2016'da "Man Booker" Uluslararası Ödülü'nü alan Han Kang'ın Çocuk Geliyor adlı kitabı oldukça cesur bir dile sahip, gözünü budaktan esirgemiyor. Fazlasıyla...
Kaotik cümlelerime gölge düşmeye başladı. Beslendiğim ışığın üzerimde bıraktığı gölgenin eseri bu. Var olmanın dansını sadece gözler izleyebiliyorken, beni sadece gölgem koklayabiliyor. Ensemdeki nefes...
Sadelik biraz anlamsız değil mi? Korkunun var oluş çabası sanki. Hak edilmemiş bir hediye sakin insan için. Nereye kadar yalnızlar galaksisinden uzaklaşabilirsiniz ki. Doğum...
Bu yazının amacı genel olarak dinler, özel olarak da tek tanrılı dinler adına yürütülen savaşların temellerini sorgulamaktır. Bunu yaparken ilkesel olarak dinler ile onlara...
Öncelikle burada şahsi kitap okuma seyrim hakkında bilgi vereceğimi söylemeliyim. Zira benim okuma trafiğim bir kitap kurdunun değil daha çok akademik anlamda (belli bir...
Felsefe, üniversitelerin akademik kürsülerinde yapılan sıkıcı ve tekdüze tanımların aksine, bana göre hayatın bizzat kendisine yöneltilmiş “yeni bir küfür yaratma” gayretidir. Bu tanım herkes tarafından fark...
Geçmişten günümüze biyologların, filozofların ve bu konuyla özel olarak ilgilenen insanların, biyolojiye dair en çok merak ettikleri noktalardan biridir canlılık tanımı. Canlıların dünyasını inceleyen...
bir hiçi becerdim
kırmızı çizgili bir kazağı vardı
öylece yatıyordu
patates çuvalı gibi
ayakları kirli
gözleri kapaksız
iniltisiz ve acısız bir sevişme
sadece altımda yatıyordu
bir hiçi becerdim
sarı saçları mavi gözleri
ilk günkü...
Ne sağlam bir pabuç kalır yarına,
Ne de kokuşmamış bir çorap
Taşıyorsa eğer koca bir insanın yükünü.
Ağzımdan dökülen ilk cümlemin mısraları oldukça şaşkınlık yarattı Jerzy’de. Kayalıkları...
Sessiz ruhlar... Onlar kendi içlerinde besledikleri karanlıkta yaşarlar. Çok derindedirler, şiirin ve kadının en hassas organlarına dokunmayı severler. Bu yüzden bir sokakta ya da caddede...