Barfly

Barfly… Türkçeye “Bar Sineği” olarak çevrilmiş bir Bukowski hikayesi. Mickey Rourke, Faye Dunaway gibi harika oyuncuların başrollerini paylaştığı 1987 yapımı bir Barbet Schroeder filmi. Bukowski bu filmle yeniden hayat buluyor sanki…

Henry gerçekten ayyaş, işsiz ve bu hayatta dikiş tutturamamış biridir. Ama kadınlara ayrı bir önem atfeder. Bu özelliği onun biraz da edebi romantizminden izler taşır. Kadınlardan yana şanssız biri gibi görünse de, aslında çekici bir adamdır.

Henry Chinaski barlarda ve sokaklarda ömrünü tamamlamaya niyetli bir yazardır. (Bukowski gibi) İçkiye olan düşkünlüğü onu yazmaya ve hayata daha da bağlayan bir diğer nedendir. Sürekli içer ve yazar. Hayatını yazdığı kısa öykülerden kazanır ve paraya hiç önem vermeyen bir adamdır. Henry çok farklı biridir, kendisi gibi yaşayan, birazcık ta deli olan Wanda Wilcox (Faye Dunaway) ile hayatını devam ettirmeye kararlıdır. Onunla da bir bar muhabbetinde tanışmıştır. Hemen hemen aynı şeyleri düşünürler. Bu kadın onu etkilemiştir bir kere… Henry bir gün yayıncı olan seçkin bir kadınla tanışır hatta onunla güzel dakikalar yaşar ama bu kadının yerleşik hayat fikri ona göre değildir. O sadece içerek ve yazarak yaşamak isteyen bir serseridir. Tully denilen bu kadın bar çıkışlarında sürekli kavga eden bu adama ve yazdıklarına aşıktır çünkü gerçekten de öyküleri etkileyici ve umut vaat eder. Film kısaca bu iki kadın arasında seçim yapan bir bar sineğinin öyküsünü anlatıyor.

Çok fazla edebi bir tavır taşımasa da Bukowski’ nin yaşantısıyla birebir örtüşen Barfly, Mickey Rourk’ un harika oyunculuğuyla izlenir bir hal almış diyebilirim. Ve bence Mickey Rourke’ un hayatıyla da örtüşen bir hikayeye sahiplik ediyor. Sürekli içen, kadınlara bir ayyaşın gözünden bakan ve asla sarhoş olmayan bir yazarın dramı gibi dursa da Barfly izlenmesi gereken bir Bukowski klasiği. Paraya değil hayata önem veren, kadınlar olmadan yaşayamayan bir adamın öyküsü…

Can Murat Demir

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikHayyam Rubaileri -VIII-
Sonraki İçerikNefret, Oyun ve Hayat

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Metal Müzik ve Aşk Fenomeni

Aşk nedir? Tanımlanabilir mi? Metal müzik aşkı nasıl niteler? … Eğer müzik akla ve duygunun üst katlarına seslenmemiş olsaydı ona sanat diyemezdik, onu basit gösteri danslarının estetik katına...

Beni Neden Aldattın?

Gölgesini kaybetmiş bir savaşçı gibiydi sanki. Yorgun, ümitsiz ve bir o kadar da yılgın... Kaybetmişti. Artık geri dönüş yoktu. Aşksız bir şair gibi çaresizdi....

Tanrılar Mimarı

İnsanları evcilleştirmek ve şartlandırmak uysal birer "köle" yapmak için görünmez ''korkular yaratırım'' bu korkularla onların hayatlarına müdahale edebilir onları istediğim tarzda şekillendirebilirim. İnsanlara 'yasalar'...

Quoof

Ne sık taşımışımdır sıcak su şişesi demeye gelen bu aile sözümüzü yabancı yataklara, babamım çocukluğunda karnı ağrıdığında kızgın bir yarım tuğlayı eski bir çorap içinde atıp tuttuğu gibi. Pek çok...

Kutsal Metinlerin Yanlış Tercümeleri

Memleketimizde “kutsal metinler” denildiğinde akla gelen ilk kitap Kuran'dır, ardından da Kuran'da bahsi geçen Tevrat, Zebur ve İncil hatırlanır. Genel kanaate göre, Kuran'ın aksine...

Arama Sevgisi

Demokritos sofrasına gelen incirleri yerken bir bal kokusu almış ve hemen bir araştırmadır başlamış kafasında, o güne dek incirlerinden almadığı bu koku nerden gelebilir...

Kız Kulesi, Aşk Kulesi

Birbirinden farklı onlarca öyküye sahip olan bu efsanevi kule, aslında görünmez ve küçük bir adacık olan kayalığın üzerinde yükselir. Kuleye "Kızkulesi" adını Türkler verdiler....

Hayyam Rubaileri -XI-

201. Her gün kalkıp meyhaneye gitmedeyim; Kalenderlerle boş sözler etmedeyim; Senden bir şey gizlenemez nasıl olsa: hoş gör de sana gönülden sesleneyim. 202. Gökleri yarıp darma dağın ettiğin gün, Pırıl pırıl...

Yüksek Varlık Hz. İsa’nın Süregelen Vazifesi

Hıristiyanların Christ dediği bu Yüksek Varlık, Doğu’da Bodhi-sattva ve Lord Maitreya olarak bilinir ve Müslümanlar’ca da İmam Mehdî adı altında beklenir. Î.Ö. 600 yıllarından...