Arafta Kalanlar

İnsanoğlu var olduğundan beri devamlı tanrıyı aramış, bulamayınca da onu var kılmaya çalışmıştır. Bunun nedeni; ölümle gelen yok oluşu kabullenememe olduğu kadar, doğa karşısında kendisini koruyacak bir varlığa duyduğu gereksinimdir. Bu gereksinim onu tarihin her döneminde sürekli motive etmiş, ölüme alternatif fikirler üretmesine yol açmış ve neticede de ortaya birbiriyle eklemli farklı inanç ekolleri çıkmıştır. Çıkan her inanç da önce samimi fikirlerle işe başlamış, zaman içerisinde ise gerçek köklerinden hızla koparak yozlaşmışlardır. Yozlaşan bu inançlardan birisi de İslamiyet’tir. Bugün Hz. Muhammed Dönemi denildiğinde kimsenin aklına hanlar ya da saraylar gelmez, çünkü İslam oğlunun bilinçaltı güdüleri bunlardan hiçbirini o dönemlere layık görmez. Layık görülmeyen şeylerin bugünkü varlığı, İslamiyet’in köklerinin ne kadar yozlaştırıldığının da bir göstergesidir.
Araf’ta Kalanlar kitabı, insan soyunun düşünce evrimi içerisinde ortaya çıkmış tüm inançları, doğru kaynaklarla asli köklerine kadar inerek bir bütün halinde mercek altına alıyor ve kutsal olarak nitelendirilen inançların, aslında politeizmden monoteizme doğru seyreden bir süreç içerisinde daha önceki pagan inanç fikirlerinin bir devamı olduğunu, bu devamın kanıtlarının da en başta İslam ülkelerinde kasıtlı ve bilinçli olarak devamlı engellenip hasıraltı edildiğini bir bir sorgulayıp teşhir ediyor.

Tanıtım Bülteninden…

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikRuh Boşluğundan Yazılanlar
Sonraki İçerikVe “O”

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Kategoriler

Bir bağlantı içinde söylenmeyenlerin her biri, varlık, nicelik, nitelik, görelik, uzam, zaman, durum, iyelik, etkinlik ya da edilginlik belirtir. Biçimsel olarak söylersek, “insan” ve “at” varlık; “iki dirsek” veya “üç dirsek” nicelik; “ak” veya “dilbilimci” nitelik; “iki misli”, “yarım” veya “daha büyük” görelik; “Lise’de” veya “çarşıda” uzam;...

Kırık Pencere

17 yılın hikâyesini sakladı kırık camlı bir pencere. Harabeye dönmüş, düşleri yerle bir edilmiş bir evin ve 6 yaşındaki bir çocuğun hikâyesiydi bu. Bu harabeden 17 yıl önce çıkarmışlardı küçük bir çocuğu. O çocuk bendim ve beni hikâyemden kovmuşlardı. Bu yüzden geçmişime dargın durdum hep. Ağlamıştım annemin...

İsimsiz Üzerine

İnsanın kendisini yeniden yaratmasını öngören bir yalnızlık ve saflık yaşıyorum. Bir çıkmaz değil bir uzun yol da değil! Ötesi yok bunu görüyorum. Uçsuz bucaksız bir şey ve ancak ben olmayınca var olabiliyor. Duygusuz, tatsız, düşmansız, kopuk, ilişkisiz… Kısaca bu isimsizliğin adını koyamıyorum. Yazılamayan, çizilemeyen ve anlatılamayan bir şey... Kontrolsüzlüğün...

Bir Romantik Belagat ya da Ahlak Denemesi

Öyle bir yaratık düşünün ki… Zihnindeki, öğretilmiş ve öğretilenlerin realitesini sorgulayan-şüphelenen ve bununla beslenen bir ruhu olsun. Ama sadece salt olarak düşünen, yazan, çizen değil aynı zamanda tutkulu hırslı bir yapıya sahip olsun. (sözüm-ona insanın iflasını anlatan doğaya dönüş) İnsan, artık edilgen (silik) bir ruh halini barındıramaz, işte bu aşamada...

Mezarlık ve Ülkesizlik

Zarif bir cümlenin ardından gelen yorgunluk gibi her yanımı saran  bu sessiz dua, beni artık korkutmaya başlarken, adını sanını duymadığım, bilmediğim bir düşüncenin topraklarına girdim. İnsanlar bilmediğim bir lisanla konuşuyorlardı. Etrafımda birçoğu  toplanırken, bazılarının fısıldaştıklarını duydum. Tanrım! Yanında şeytanlarla gelen bu ucube de kim? Kendime sordum: Yepyeni bir vücutla...

Uzun Bir Yas Tutuyorum

Uzun bir acıya yas tutan geleceğimle bir çukura bakıyor yıllardır gözlerim. Enkazlarımızı gömüyor her gece dünya. Sabahları gözü ağlamaktan şişmiş, düşleri morarmış bir çocuk olarak uyanıyorum. Vücudumda yaralar açılıyor. Dünyaya ait yaralar. Annem ve tanrı hala sessiz duruyorlar. Hala suçlular. Doğmanın, var olmanın yaşamak olmadığını çoktan anladığımdan...

Moonspell / Night Eternal

Portekiz'in bağrından kopan Moonspell' in 2008 yılına ait albümü: Night Eternal sağlam duruşuyla, sert sözleriyle görkemli bir albüm. Wolfheart, Irreligious gibi çıkış albümlerini dinlediğim grup bu kez gözüme girmeyi başardı diyebilirim. İşin açıkçası ilk 2 albümünden sonra " bunlar işe yaramaz yahu, Portekiz' den adam mı çıkar...

İçgüdüler: Terkettiklerimiz

Terkettik! Yok saydık! Bu sayılan eylemlerin hepsi aynı yere çıkıyor ve insanın doğduğu günden beri yaptığı en iyi şeye. Yani kaçıklığa Peki neyden kaçıyor bu insan? İçgüdülerinden... Saflığından ve tabii olarak kendisinden.. Evet, doğumla başlayan bu süreç ya da bu kaçış öyküsü bol miktarda kaçkınlık ve korku içeriyor....

Modern Kozmogoni

Kadim dönemde filozoflar tanrı, evren ve insan konularını birlikte ele almışlar, doğayı bütünsel bir bakışla yorumlamaya çalışmışlardı. Tanrı, evren ve insan konularını birlikte ele alan felsefi yaklaşıma “Kozmogoni” denmiştir. Günümüzde ise bu bütünsel bakış kaybolmuş, tanrı teolojinin, insan psikolojinin, evren ise kozmolojinin konusu olmuştur. Bu üç disiplin birbirleriyle...