The Crow

Aşk ölümsüzdür. Hatta kızgın bir erkeği bile mezarından kaldırabilir. The Crow birbirine deli gibi aşık bir çiftin ölümle olan imtihanını konu ediniyor. Bu anlamda aşk ve ölüm temasını çok iyi işlemiş bir film.

Onlar yakında evlenecekti hatta davetiyeleri bile hazırdı. Ama olmadı, şehir yakılıp yıkılırken şeytan her yerdeydi. Çünkü ölüm ve kötülük tüm dehşetiyle sokaklarda kol geziyordu. Bu şeytanın günüydü.

Her zaman yağmur yağmaz…

Bir kuzgun mezar taşına konar ve Romeo canlanır… İşte hikaye böyle başlar. Artık ne ölüdür ne de canlı… Bu adamın aklında sadece sevgilisinin öcü vardır ve sevgilisine tecavüz eden bütünü pislikleri öldürme isteği. Başrolünü Brandon Lee’ nin aldığı The Crow, serinin ilk filmi ve kesinlikle en güzeli. Sürekli karanlık içindeki şehir, fantastik kahramanlar bir uyum içinde yanstılmış. Baş karakterimiz Eric Draven’ ın siyah beyaz makyajı ise gerçekten görülmeye değer. Eric, cehennemden çıkan bir aşk meleği gibi çatılarda gitarıyla sololar atar ve kadınına tecavüz eden serserileri teker teker avlar.

The Crow, aşkın ve sadakatin, kötülük karşısında neler yapabileceğini ispatlayan bir film.

Gerek hikayesiyle gerekse Brandon Lee’ nin çekimler esnasında ölmesi filmi daha da cazip kılmış hatta kült sınıfına taşımıştır. Aşkın tanrılaştırıldığı (Dracula’ dan sonra) en güzel filmlerden biri ve harika müziklere sahip görsel bir şölen.

Can Murat Demir

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikParafili ve Aristokrasi
Sonraki İçerikŞeytan Ayetleri

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Yaşama Felsefesi “Önsöz”

Yaşama Felsefesi, somut soyut tüm boyutlarıyla insan ya­şamının içine dağ yarıklarından iner gibi inmektir. İnsan yaşar. Bitkiler, hayvanlarsa yalnızca canlıdır. İnsan niçin, neye göre, nasıl yaşadığını...

Ölmeden Önce

Bir çam kozalağının bile ayırt edebildiği gün-gece dönümleri, her şeyin yaşamın özünden olduğu bilgisini fısıldamaktadır... Dikkatsizce, önemsemeden fırlatılan bir taş, evren ruhunda hissedilmektedir. Peki,...

Siz de “İyi Kuyular” Dileyin Bendenize

Hayata dair bir tez yazmaya kalkışırsam sadece beni etkileyen benim kelimelerle yüz göz olmamda önemli bir etkisi olan Nilgün Marmara üzerine yapmak isterim. Hayata...

Müslümanların Masumiyeti: Film Değil, Rezalet!

Tamamen propagandaya dayalı bir film olan "Müslümanların Masumiyeti" (Innocence of Muslims) hakkında basında çıkan yakıştırmalar dışında söyleyebileceğim tek şey "rezalet" kelimesi sanırım. Filmin finansmanından tutun, fragmanlarına...

Aşkta Etik ve Estetik Sorumluluk

Aşkı yaşamak hem büyük bir belâ hem de büyük bir fırsattır. Aşk insana bir âfet gibi gelebilir. Gece yarısı yer sarsılmış, duvarlar, tavan üstümüze...

Neden Gece Oldu Anne?

Kapatmalısın gözlerini ve karanlığın perdesi olmalı gördüğün. Karanlığı görebilmelisin ey çocuk! Önce Karanlığı keşfetmeli, onunla görebilmelisin gerçeği, kendi gerçeğini... Yarın kadar büyüdün, yarınlar için anlamalısın....

Kutsal Amacın Yolcuları

Bir bilgenin ağzından damlayan gerçekler, Sonsuzluğun duvarlarında seğirterek, Boşluğu doldurdu, Sonra Şofarın derinden çığlığı: “Gel ve gör” Çığlık, suyun ve toprağın kalbinden yükseliyordu, Kardeşler uykularından uyandırıldı, Kulak verildi Yukarının çağrısına, Birleşip...

Kontrollü Flashback’ler

Ne sağlam bir pabuç kalır yarına, Ne de kokuşmamış bir çorap Taşıyorsa eğer koca bir insanın yükünü. Ağzımdan dökülen ilk cümlemin mısraları oldukça şaşkınlık yarattı Jerzy’de. Kayalıkları...

Yalnız Bir Katil Öyküsü

Son cinayetimin üzerinden beş yıl geçti. İşler eskisi gibi yürümüyor artık. Beş yıl önce ifadesi alınan yüz kadar kimseden sadece birisiydim. Bunca zaman geçmesine...