Fahişelerin Islak Ölümü

serserilerin bir kavanozdan çektiği
sakız kıvamındaki tırnak boyası kadar
kırmızı bir yok oluştur kader çelimsiz ve içten pazarlıklı
öldürecek veya yaşatacaktır seni
sakin bir karının sıcacık koynunda
şarapçı aylak dillenmeden kaçmalı

sakallı bitli bir torbacı çocuk bıkmadan seni izler
yavaş yavaş yatağına sokar ve sorar
adamlığı annenden mi öğrendin bitirim kancık
sulanan hangi organın tekrar sorar
asılır kalbinin dudaklarına öyle ki bitmişsindir artık
sanki çeker tereyağının içinden en kalın ve en uzun olanını
hayallerin şimdi sensizdir
yoktur kendiyle sevişen mankenlerin plastik kılıfı
yaratılmamıştır henüz
bir kenara attığın mendil gibi kanlı

hayır bu sen olamazsın hayat
az önce öldürdüm seni kollarından asarak
boşalttım içini
ki bir daha aşık olma diye
kumla doldurdum acımasız yüreğini

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikAşk
Sonraki İçerikYağmur Getirdi Sarhoşluğu

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Mucizeler Hakkında

İskoç filozof David Hume (1711-76), Aydınlanma’nın prensiplerini zayıflatan en tanınmış şüphecidir. Treatise of Human Nature isimli felsefi başyapıtında, inancın rasyonel bir temele dayanabileceğini reddetmektedir. Kendi çizgisindeki her filozof gibi Hume da geleneksel inancı ileri sürer. Aşağıdaki seçme,İnsan Kavrayışı İncelemeleri (Inquiry into Human Understanding, 1748) isimli eserinin ünlü...

Yasak Bilgi’nin İzinde: İnsan Ruhunun Tehlikeli Seyri

İnsanlık tarihi, bir nevi bilginin −daha doğrusu ‘hakikat’ arayışının− tarihidir. Bu hem zafer hem de hezimetlerle dolu bir olaylar manzumesidir. Bu arayışın altında −incelemeler yaptığınızda− karşınıza bir ‘kavram’  ve bu ‘kavram’ın etrafında organize olmuş çok sayıda insan içgüdüsü çıkar. Peki, nedir bu içgüdüler? Yasak Bilgi’nin peşinde oradan...

”Sorgulama Vicdandan Gelir, Vicdansız İnsanlar Sorgulamaz”

Sekiz sene boyunca sadece mektupla haberleşen beş genç... Ve onları eğiten bir Gezgin... Sekiz senenin sonunda nihayet hepsi bir araya gelir ve yolculuk başlar... Dünyada tek bir kıta vardır ve bu kıta üzerinde beş siyasi güç... Bu güçler dengesinde, en güçlü imparatorluk, gücünü, özel yetenekli insanların sanatından almaktadır....

Roma’ nın Dramatik Prensi: Fellini

Fellini denilince akla gelen ilk şey Roma şehridir. Onun kadar Roma' ya aşık bir İtalyan yönetmen yoktur sanırım. Filmlerinde Roma' ya ait bütün ayrıntıları bulmanız mümkün, hatta o kadar ileri gider ki filmlerini izlerken sanki Roma' yı yaşarsınız. "Ulan, Fellini filmleri varken ne gerek var Roma' ya...

En Güzel Şey Sensin!

Şu hayatta bulduğum ve bulacağım en güzel şey sensin. Hayat ne kadar iğrençse, sen de o kadar kutsalsın benim için. Bu doğru orantı, aşkın katsayısıyla ilgili sanırım. Her ne kadar zamanın güçlerinden azade sayılsa da aşk böyle bir şey. Her an onu aramakla, özlemekle geçiyor günlerim... Ama...

Duvarı Aşanlar Cezalandırılacaktır

O, pek bencil bir devdi. Artık zavallı çocukların oynayacak yerleri yoktu. Yolun üstünde oynamayı denediler, ama yol pek tozlu hem de sert taşlarla doluydu. Bu da hiç hoşlarına gitmedi. Derslerden sonra yüksek duvarın çevresinde dolaşır, içerdeki güzel bahçeden konuşurlar, birbirlerine "Ah orada nasıl da eğlenirdik!" derlerdi. Derken İlkyaz geldi,...

Şarkı

Selim kapının arkasında tir tir titriyordu. “Daima bu şarkıyla bitanem, hadi, daima bu şarkıyla, ne olur devam et.” Yasaklı ve coşkulu bir sevişmenin hüzünlü bir şarkıya ulu orta peşkeş çekildiği bir öğle vaktiydi. Selim bunları defalarca duyarken. O inlemeler duvarları değil, Selim’in göğsünü dövüyor, Selim yavaş yavaş elden ayaktan...

Folklor Şiire Düşman

Çağdaş şiir geldi kelimeye dayandı. François Villon'dan, André Breton'a, Henri Michaux'ya bir çizgi çekelim, bu işin nasıl bir evrim sonucu doğduğunu göreceğiz. Çağdaş şairler kelimeleri bile sarsıyorlar, yerlerinden, anlamlarından uğratıyorlar. Bu böyleyken, bizde hâlâ folklora, halk deyimlerine şiirlerinde fazlasıyla yer veren şairlerin kısır bir yolda oldukları kanısındayım....

Hüzünlü Şövalye ve Gerçek: Bir Don Kişot-oluş

Ah Dulsinea, ey biricik sevgili! Asla elimi dokunmadım sana, çünkü senin gerçeğini çevreleyen karanlık gölgeler seni benden uzaklaştırdı. Ancak bilesin ki, benim gerçeğimde yaşayan biricik sevdamsın. Ve tüm karanlık gölgelere açtığım savaş sonucunda seni bir gün kutsal atım Rosinante'nin sırtına alarak ortak gerçeğimizi yaşayacağız. Ve bilesin ki,...