Hakikatin Kucağında Doğan İnsan

İnsan çamurdan yaratıldı, çamur ise su ve toprağın ruhla bir araya gelmesidir. Toprak arzudur, demek ki insan arzudan yaratıldı. İnsan alma arzusuyla yaratıldı: Bu şu demektir; yaradılışımız O’na zıt bir güçle yaratıldı. Bizler, yurtsuz olarak doğanlar, işte şimdi O’na ulaşmanın anahtarıyla müjdelendik: Çünkü “O’ndan Başkası Yok”

Bir sineğin kanatlarında taşıdım felsefenin çığırtkanlıklarını. Ve her kanat çırpışında bir insan doğurdum. Evren genişledi, insan kovulduğu cennete utanç içinde girdi. Hakikatin kucağında doğan insan ne zamanki bilgi ağacından bir tutam kopardı işte o zaman “kendi” oldu. Ancak karanlık olanın farkına vardığında kendi olan her şey gibi küskünleşti, meczubun yoluna girdi. Peki sonra? İnsan sıfatı ilahi düzende terkedildi. Hayvan yeryüzüne yani cehenneme atıldı. Cehennem onu kabullenmedi. Yukarının emri tüm konuşan kalpleri susturdu: “İnsan’ı tekrar öldürelim.” O bir avuç toprak ile bir avuç su değil miydi? Melekler de onun kanına susamıştı, Işık suskun ve tepkisizdi. Son yazılmamış, ilahi takdir huzura çıkmamıştı. İnsan kurtuluş ile tekrar müjdelendi.

Yazıldı. Çizildi. Kitapların en yücesi (Tanrısal Bilgelik) sana verildi. Okumadın. Öldün ama görmedin bu yüzden cezalandırıldın. Soyun kurudu, kabilen yozlaştı, kalbine karanlık çöktü. Lanetlendin. Tuzlanmayı bekleyen bir et parçasısın.

Zehir ile ilk tanışmanı hatırla, tam olarak ne zamandı? Hatırla! Elini kolunu bağlayan soysuz bilginin senden istediği neydi? Her şeyi unuttun, kovulmanın utancıyla erdemliğin asaletini unuttun. Artık bir ölüsün. Cennet uzakta. Cehennem ise derini tırmalıyor.

Güç. Sadece O’na aittir. Yaradılışın köklerine baktığında orada sonsuzluğun köklerine imrenen güçleri göreceksin. Zira, ruhunun da maddesi O’ndan değil miydi? Ne zaman kaynağa döneceksin? Kapıların ardında bekleyen gerçeğe ne zaman teslim olacaksın? Gerçek orada ve gerçek seni özlüyor. O seni arzuluyor!

Can Murat Demir

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Duvarı Aşanlar Cezalandırılacaktır

O, pek bencil bir devdi. Artık zavallı çocukların oynayacak yerleri yoktu. Yolun üstünde oynamayı denediler, ama yol pek tozlu hem de sert taşlarla doluydu. Bu...

Asilzadeler Keranesi

Hoşgeldin asilzadeler keranesine. İlla öldür çocuksu cesedimi. Ve kralın fahişeleri dans etsin çıplaklığıma. Ama Troubadourlar lirleriyle beraber cenaze marşımı şehir şehir yayacak Ortadoğu'nun hanlarında. Efsaneleşeceğim!...

“İlahi Nizam ve Kainat” Hakkında

1959 yılında “Önder” adını verdiğimiz Büyük Vazife Planından gelen bu bilgiler, Bedri Ruhselman tarafından düzenlenmiş, o tarihten beri noter, banka kasalarında korunmuş, zamanı geldiği...

İsa’nın Soyundan Gelen Devrimciler ve Salim’in Soğuk İnsanlarla İmtihanı

Aklına estiği her gece karısıyla sevişip uyumayı adet edinmişti. Dünya ölçeğinde yapılan istatistiksel bir araştırmada ortaya çıkan rakamlara göre tipik erkek modeli genelde böyle...

Tabula Rasa

Açılış: Sıfır felsefe. 'Hiçbir çıkış noktam yok', demek isterdim ancak bu sözcükleri düşünen ve yazan biri var; demek ki çıkış noktam benim, Kendim. Öyleyse kendimden...

Yazgım Bu

I. Dokundum ıssız yanlarıma Suskun bakışların başköşede oturtulduğu bir akşamüstü Seyre daldım, Su aktı musluktan, işçiler evlerine döndü Tanrı’yı övdüm istemeden Çaresizce beklediğim kaldırımların birinde İstemeden yaptığım birçok şeyde bir mecburiyet...

İnsan Olma Karmaşası

Birkaç gün boyunca olmadık patırtıların sessizliği içinde buldum kendimi. Tavana bakmaktan boynum kırılacak gibi oldu. Öyle bir şey fark ettim ki bizler her zaman...

Ruh Hastası

yapacak bir şey yok! kelebekler düşünüyorum gününden bir gün fazladan uçuşan güller düşünüyorum dikenleri şefkat akıtan yıldızları görüyorum odamın tavanında hayatıma giren kadınları düşünüyorum. hepsi ''RUH HASTASI'' Neyzeni düşünüyorum derdini anlatamadığını biliyorum anlayamazlardı istemezlerdi simit yemeyen martı memesi olmayan...

Kadının

Kadının, Yüzündeki birkaç damla suyla rüzgar öpüyor yanaklarını soğuk dudaklarıyla Kadının Ruhu titriyor gibi soğuk havada endişeli hayallerini yama yapmış çoğu yarasına Kadının Sonbaharı buymuş meğer: Zaman karanlığa akarken ağır kokulu, sıcak dört duvardan kaçıp pak soğuğa kavuşması...