Hayyam Rubaileri -IV-

61.
Ben kadehten çekmem artık elimi;
Tutmam senin kitabını, minberini.
Sen kuru bir sofrasın, ben yaş bir sapık:
Cehennemde sen mi iyi yanarsın, ben mi?

62.
Eşi dostu verdik birer birer toprağa;
Kiminden bir taş bile kalmadı ortada.
Sen, yorgun katır, hala bu kalleş çöldesin:
Sırtında bunca yük, yürü bakalım hala.

63.
Gözüm, kör değilsen, bunca mezarı gör;
Dünyayı saran yalan dolanları gör;
Krallar, padişahlar çürüyüp gitmiş:
Ela gözlerine kurt dolanları gör!

64.
Felek doğruyu eğriyi tartaydı,
Her işine güzel demek kolaydı.
Böyle özü doğruluk olaydı?
Evrenin özü doğruluk olaydı?

65.
Duman değil mi dünya mutfağında payın?
Öyleyse ha olmuşsun ha olmamışsın.
Senin zorunsa sermayeden yememek:
Bekle, bekle de başkası yesin yarın.

66.
Bayram geldi; işimiz iştir bu aralık;
Horoz kanı gibi şarap bollaşır artık.
Gel gelelim eşekler de boş gezer şimdi:
Oruç gemi ağızlarından çıkar, yazık!

67.
Hep arar dururdum, dünyaya geleli,
Alın yazısı, cenneti, cehennemi.
Hocam kesti attı, sağlam bilgisiyle:
Alın yazısı, cennet cehennem sende, dedi.

68.
Yarım somunun var mı? Bir ufak da evin?
Kimselerin kulu kölesi değil misin?
Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya?
Keyfine bak: en hoş dünyası olan sensin.

69.
Bahar geldi; başka şey istemem kafamda;
Hele akla hiç yer vermem bahar soframda;
Şarap, seninleyim bu mevsim, koru beni:
Söğüt ağacı, sen de ser gölgeni altıma.

70.
Tanrı, “cennette şarap içeceksin” der;
Aynı tanrı nasıl şarabı haram eder?
Hamza bir Arab’ın devesini öldürmüş:
Şarabı yalnız ona haram etmiş peygamber.

71.
Nerde yüreği tertemiz uyanık insan?
Nerde güzel düşünceler ardında koşan?
Herkes kendi kafasının kulu kölesi:
Hangi Tanrının kulu, nerde o kahraman?

72.
Kim için bu yerler gökler? Bizim için.
Biz görüş cevheriyiz akıl gözünün
Evren bir yüzük gibiyse çepeçevre
İnsan, taşında bir nakış o yüzüğün.

73.
Yüce varlık bize bir beden verince
Sevmesini öğretti her şeyden önce
Sonra şu delik deşik yüreğimize
Mana incileri sakladı binlerce.

74.
Niceleri geldi, neler istediler;
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler;
Sen hiç gitmeyecek gibisin, değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler.

75.
Vakit geldi, dünya yeşiller giyecek;
Ağaçlara Musa’nın eli değecek,
Kuru tohumlara İsa’nın nefesi;
Gözler açıp buluta çevrilecek.

76.
Gerçek eren içinde kir tutmayandır;
Varlığını korkusuzca hiçe sayandır;
Bu topraklar üstünde en temiz kişi
Sağlığında toprak kesilmiş olandır.

77.
Ey can, sana aklı niçin vermiş veren?
Kendini bil, yolunu bul yitip gitmeden.
Baykuş gibi ne gezersin viranelikte,
Yerin akdoğan gibi sultanın emrindeyken?

78.
Onlar ki kurtulamaz ikiyüzlülükten
Canı ayırmaya kalkarlar bedenden;
Horoz gibi tepemde testere olsa
Aklımın kafasını keser atarım ben.

79.
Bir yanarım Tanrı özlemiye Musa gibi;
Bir ölürüm murada ermeden Yahya gibi;
Yarı gökte kalırım hep bir iğne yüzünden
Hep bir başka derdin terzisiyim İsa gibi.

80.
Dert çekme boşuna, hep gül de yaşa;
Zulüm yolunda hakkı bul da yaşa;
Sonu yokluk madem bu dünyamızın
Yok bil kendini, özgür ol da yaşa.

Ömer Hayyam

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Kutsal Merkezler

Bazı yerlerin insanlar üzerinde kuvvetli etkisi olduğunu sanırım hiç kimse inkar etmez. Görünüşe göre bu yerler arasında en iyi bilinen Mısır'dır, zira oradan dönen çoğu...

O Taraçaların

O taraçaların en üstlerinden biz kuşları daim büyüyen sen Her gece çiçekli bir dal yapan omuzlarından o kuşlar biz o canım Arabanın kollarına O kuşlarınız biz kıvılcımlardan...

Varoluşun Derinliği

…Heidegger’in insan anlayışıyla ilgili en sık dile getirilen eleştiri, onun topluluk insanından ziyade, yalnız biri olduğu; gerçek varoluşunun başkalarıyla değil, kendisiyle ilişkisinde temin edilmiş...

Ben, Devlet ve Özgürlük

Ben kimim? İnsan nedir? Devlet nedir? "İnsan hiç kuşkusuz bir imkanlar çokluğudur, kendini inceleme, düşünme ve bilme kabiliyetidir. İnsanı kendini araştırma kabiliyeti olmaktan çıkarmak...

İsyan Yoksunu Kalabalık

Koş dediler koştuk, dur dediler durduk. Şimdi atla diyorlar, atlayalım mı ? Gerçeğe ulaşma özlemiyle münakaşa ederken onların fetişizmine kapılmam ben. Bahsettiğim, sahip olduğumuz her şeyden...

Baş Rahibenin Irzına Geçmek

insanın kağıt üstünde kıçını açması kimilerinin ödünü patlatır ve patlatmalıdır da: yazdıkça kendilerine "eleştirmen" sıfatını yakıştıranlara karşı gardın düşer. kaçıkların harbi tuhaflıklarını kendilerine yapılmış hakaret sayarlar. şiirin gizemli munis ve neredeyse anlaşılmaz olmasını yeğlerler. yüzyıllardır bozulmadı oyunları. züppelerin ve sahtekarların mabedi oldu bu şiir. mabedin...

Kayboluşa Koşmak‏

Belki mutlu olmak istiyordur yalnız adam, aslında mutlu olamadığı o karanlık boş sokaklarda, ve mutlu olduğunu sanıyordur zengin varlıklı kariyerli adam onun dışında herkesi...

Hiç Sorunsalı

Hiç'i Düşünememek Nietzsche: “Olmama'yı tasavvur edemiyorum.”(1) Tam da özneyi kökünden yakalamak için hiçbir fırsat kaçırmayan bir düşünür söylüyor bunu. Çünkü Hiç'ten Varlık'a dönüş ya...

Hakikat Arayışı: El-Munkız Mine’d Dalal

İslam felsefesinde klasik(kurucu) metinlerin yeri muazzamdır zira bu metinler İslam temeddün hareketinin de miheng taşını oluştururlar. Bu eserlerin kimisi tahkik ehlinin elinden çıkan şarih...