Helter Skelter

Helter Skelter 2004 yılına ait bir Amerikan TV projesi. Film, suç ve dram özelliğiyle Charles Manson ve ailesinin cinayetlerini ve dönemin 68 olaylarının Amerikan toplumundaki yansımalarını konu ediniyor. Helter Skelter’ in orjinali 1976 yılında çevrilmiş fakat bu versiyonu da kayda değer bence. Amerikan suç tarihinde özel bir yer tutan Manson ve kızlarının cinayetleri nasıl planladığını, çiftliklerdeki yaşam mücadelesini, Manson felsefesini (her şey herkesindir) ve kaçkınlığını gözler önüne seren bir yapım.

Filmde Manson tavrının ve karakterinin ipuçlarını görmek mümkün. Kurnaz ve bir o kadar da şeytani bir adamın insanları peşinden nasıl sürükleyebildiğine şahit olacaksınız. 68 kuşağının farklı bir yorumunu bulabileceğiniz bu film aslında büyük bir sistem eleştirisi de getiriyor. Helter Skelter, ilk etapta hipi geleneğinin ve bireysel özgürlüğün farklı bir yorumu gibi duruyor. Ama senaryonun özüne bakıldığında Manson’ un karizmasına ve haklı duruşuna da küçük göndermeler yaparak bir TV projesine nazaran kendisini aşıyor diyebiliriz. Manson başaktör ve bir kanaat önderi olarak, bir toplumsal sistem eleştirisi, hatta Amerikan ekonomi ve eğitim alanlarına yönelik bir saldırı amacı da taşıyor.

Bana tepeden bakarsanız bir ahmak göreceksiniz,
Bana aşağıdan bakarsanız tanrınızı göreceksiniz,
Bana karşıdan bakarsanız kendinizi göreceksiniz!

Eğer benim gibi seri katiller ve suç tarihiyle ilgileniyor ve bu tarihin içinde Manson’ın özel bir yere sahip olduğunu düşünüyorsanız kaçırmamanız gereken kült bir örnek karşınızda… Bu filmde Manson’ ın nasıl ilahlaştırıldığını ve ölümsüzleştirildiğini göreceksiniz.

Yönetmen: John Gray
Yazarlar: Vincent Bugliosi (kitap), Curt Gentry (kitap)
Oyuncular: Jeremy Davies, Clea DuVall ve Allison Smith

İyi seyirler…

Can Murat Demir

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Obsesyon Hakkında Notlar

Varlıklar arasında kurulmuş olan sempati alanı, tesirlerin akışını sağlayan bir ortamdır. Bedenli veya bedensiz, her varlık bir diğeri ile bu ortam sayesinde tesir alışverişini...

“Duygular Yada Ruh Halleri” Bir ‘Katarsis’ Felsefesi

“Duygular ya da Ruh Halleri” Hakkında Duygular ya da Ruh Halleri, ilk başlarda okumakta zorlandığım sıkıcı bir metin gibi görünse de, metin ilerledikçe Descartes’in satır...

Din Olgusu Hakkında

Dinin toplumsal hayattaki işlevine baktığımız zaman kollektifin bir yansıması olduğunu ve toplumsal unsurları bir arada tutan bir işlevsellik içinde olduğunu görmekteyiz. Bu bağlamda din...

Şiirin Öznesi, Poetika ve Kendindenlik

Şairin poetikaya olan gereksinmesi teknik mahiyettedir. Poetika şiirin/şairin daima yedeğindedir ve onun bir 'uzantısı' olabildiği sürece anlam kazanır. Bundan dolayı öncü poetikadan değil öncü...

Until the Light Takes Us

Until the Light Takes Us (Işık Bizi Alana Kadar) bir black metal belgeseli, Darkthrone'dan Fenriz ve Burzum'dan Varg'ın diyaloglarıyla ilerleyen bir film. Belgesel, Varg'ın...

Persona

Persona: Kadın-erkek ilişkilerinin varoluşçu kaynağına inen bir Bergman klasiği. Sürekli kadın mimikleriyle hayatı ve insan ilişkilerini hicveden Bergman bu filmde, kendisini dış dünyaya kapamış bir...

Birdy

O sadece uçmak isteyen küçük bir çocuktu. Ve hayat ona dar geliyordu. Birdy, bir Alan Parker filmi. Biraz fantastik, biraz absürt bir öyküyü dillendiriyor. Güvercin...

Hiç Nedir?

"Söylenebilir olan ne varsa, açık söylenebilir; ve üzerine konuşulamayan konusunda susmalı". "Yine de dile getirilemeyen vardır. Bu GÖSTERİR kendini, gizemli olandır o." L.Wittgenstein Hiç, bir...

Bencil, Egoist

Kendi odana kapanırsın.. Dünya bile büyük gelir artık. Kendi dünyan bile büyüktür artık.. Odan da büyük gelmeye başlar, çektiklerinden sonra.. İçine kapanırsın. Senin içine kapanman...

Sevgilim

Sevgilim, yetimim benim, aylar nasıl geçiyor zaman hiç geçmezken kapılar kapalı, dünya buzlu cam uyuşmuş gözlerimin önünde hayat akıp gidiyor hiç kımıldamadan ikimizin yerine dinliyorum sevdiğin şarkıları siyah tişörtünü giyiyorum yatarken gömleklerini, kazaklarını,...

Kültür ve Anarşi

Büyük İngiliz şair ve eleştirmeni, Rugby’de okul müdürlüğü yapan Thomas Arnold’ın oğlu Matthew Arnold (1822-88) için bir giriş yapmaya gerek yok. Kültür ve Anarşi’nin...

Düşüş

Tek, kendini atılmış hisseder önce. Sonra kendini atılmış düşünür – bu gücü Hiç’ten alır. Bu güç vardır zaten, bu güç varoluştur. Varoluş, Hiç’in bilincidir....

Felsefeyle Titreşen Şiir

Şiir felsefesiz de yazılır. Nasıl, yaşanıyorsa yaşam, felsefeye değmeden. Şiirin şiir olarak değerini göstermez, felsefeden beslenişi ya da yoksun kalışı. Felsefe, Batıda, üç bin...

En Kaygı Verici Olan Nedir?

Düşünmenin ne demek olduğunu ancak, bizzat kendimiz düşünürsek anlayabiliriz. Böylesine bir çabanın muvaffa­kıyeti, düşünmeyi öğrenmek için hazır olmamızı gerekti­rir. Ne ki, bu öğrenmeye yanaşmamızla...

Lacrimosa: Akan Göz Yaşları

Requiem (ayin) boyunca zihninde dönüp duran tek yakarıştır bu: "Madem bana Mozart’ınki gibi bir yetenek vermedin, onu anlamamı sağlayacak zekâyı da vermeseydin" İçine girildiği andan itibaren varlık...