İkinci Sonsuzun Kapısı

periskop mürekkep hokkası gözler beni dönemeçte
girer dolma kalemim kendi kabuğuna
kağıt sayfası büyük beyaz kanatlarını açar
gözlerimi yuvalarından çıkarmadan
az önce iki pençesiyle
görüp göreceğim kendi bedenim
ölü bedenim…
debdebe içinde görme fırsatını yakalamıştınız
bütün gülücüklerin gününde
kadınlar koymuşlardı mücevherlerini ağızlarına
demosthenes gibi
ama ben bulucusuyum bir telefonun
bohemya kristalinden ve
İngiliz tütününden
doğrudan doğruya
korku ilintisiyle…

Robert Desnos

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikTanrılar Üstüne
Sonraki İçerikİnsanın Durumu

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Citizen Kane

Orson Welles, bu başyapıtta harika bir oyunculuk sergilemekle kalmıyor bir insanın izleyebileceği en sanatsal senaryoyu da gözler önüne seriyor. Citizen Kane, ne bir ajite film ne de piyasaya ait bir tavrı sergiliyor. Tam bir sanat eseri; çünkü Orson Welles gibi bir ustanın elinden çıkan bu film bir küçük...

Düşünmek Düşünmeyi Gerektirir

Söyleyebildiğim kelimelerim kadardım. Düşünceler var olanı ifade etmiyordu çoğu zaman. Ne olduğumuzu ya da ne olmak istediğimizi anlatmazsak, anlaşılmak kaçınılmaza çıkacaktı. İşte bundan bizler kelimelerimiz kadardık. Tam o yerde, söylenmesi gerekeni söylemediğimizde düşüncelerimizin esiri olmaya yüz tutacaktık. Cümleler kurmak bir yetenek değildi. Cümlelere anlam yükleyebilmek işte asıl...

Yeryüzünün Paylaşılması

Zeus bir gün seslendi insanlara göklerden; Dünyayı size verdim, alın mülkünüz olsun! Bu sonsuz armağanı bölüşüverin hemen, Ama kardeşçe yapın, herkes hakkını alsın! Eli ayağı tutan herkes geldi üşüştü, Harıl harıl işlere sarıldı genç, ihtiyar, Ekin dolu tarlalar hep çiftçilere düştü, Elde silah avcılar ormanlara daldılar. Tüccar ambarlarını doldurdu tıka basa, Altın gibi şarabı rahipler seçti...

Kendini Terketmek

İnsan kendisini nasıl doğurur? Daha açık ifadeyle kendisini nasıl terk eder? Gerçekliğin farkına varma sürecinde kendisine tekrardan nasıl dönebilir? Bu mümkün mü? Gündelik hayat buna izin verir mi? Sıradan bir insanın yapabileceği bir şey midir? Bazılarına göre bu soruların cevaplarını düşünmek bile saçma gelir. İşte ben bunun saçma...

İnsanlık Kürsüsü Vicdan Bölümünde Tez Yazmak Kolay İş Değildir!

Düşünmek, geliştirmek, şekle sokmak, yeniden adlandırmak, canlandırmak, türlü sıfatlarla nitelemek, yüceltmek, ruh vermek, kendinden bir şeyler katmak, takdir etmek, onurlandırmak… Yani O’nu yepyeni bir hayata doğurmak istiyorum. Bu düşüncelerimin hepsini hayata geçirmeliyim: Allah’ım bana yardım et! Bu namuslu dava boynumun borcu olsun! Ne diyorsun, kimden bahsediyorsun, anlamıyorum! Şurayı...

Vicdan Üzerine Bir Önerme

Vicdan, filozofların en parlak olanıdır. O, eksiksiz bir makinenin dişlisi gibidir, ruhun biricik sanatı gibi. Saflık nedir derseniz, o, vicdanın muhasebesidir, yani seçtiğin yoldur. Ruhun, hayatı yorumlama biçimidir. Vicdan, insanın iç-sesidir, yankısız ve kimsesiz... Hayat, bir zaman çizgisinden ibaretse, vicdan bu çizginin seyir defteridir. İnsanın beslemesi gereken bir...

Carl Panzram

Biraz düşünmek için bir kenara oturmuştum. Orada otururken 11-12 yaşlarında bir çocuk geldi. Bir şeyler arıyordu. Buldu da. Onu birkaç yüz metre uzakta bir taş ocağına götürdüm. Onu orada bıraktım ama önce tecavüz ettim sonra da öldürdüm. Onu bıraktığım sırada beyni kulaklarından çıkıyordu ve asla bundan daha...

Eva Green, Virginia Woolf’u Canlandıracak

‘Vita and Virginia’ adlı film, Woolff'un 1927-1928 yılları arasındaki aşk hikayesini anlatıyor. Fransız oyuncu Eva Green, yazar Virginia Woolf’un şair Vita Sackville-West’le yaşadığı aşkı anlatan ‘Vita and Virginia’ adlı filmde oynayacak. Film, Woolff'un 1927-1928 yılları arasındaki aşk hikayesini anlatıyor. Chanya Buttton’ın yönetmenliğini üstleneceği ‘Vita and Virginia’ adlı filmde Virginia...

Dikişleri Sökülmüş Bir Akşamüstü

İnsanlar eskirken sokak köşelerinde Çimler yeşeriyordu kaldırım taşları arasından Kendine hakim olamayan yalnızlıklar çökerken zihinlere Kuyulardan çekilen geceler yakıyordu kibrit çöplerini Bir ampulün cızırtısı yankılanırken bir bodrum katında Şehrin en huzurlu fahişesi naralar bırakıyordu sokaklara Uyumayan bilinçaltı küfürler ederken zincirlerine Bir çingene gelip sigarasını söndürüyordu sabahın keşmekeşine Dikişleri sökülmüş bir akşamüstünde Ölüme kuruluyordu çalar saatler. Buz kesilirken...