Karanlığa

Karanlığa ve diri serinliğe gömülü alandaki bahçe.
Gecenin karanlığında devliğini yitiriyor
yüzlerinin arasından ışıklar sızan evler.
Geçmiş göklerin derinliğinde, yıldızlar arasında
ürkünç çöl. Büyük ve parıltılı ateş sağırlaşıyor
ulaşarak bu karanlığa. Sessizliktir burası,
bir gömütlüğün koca kımıltısızlığı

Gürültüler ve ışıklar
ağaçların ötesindeki uzaklığa ulaşıyor.

Capcanlı ışıklar fışkırıyor karanlığın içinden,
uluyor kendinden geçmiş sevinçli sesler
o üzünçlü ayrılışta.

Boğuk ulaşıyorlar dipsiz karanlıkta ölmeye
yine delicesine yaşama aşkıyla
solgun intiharlar gibi.

Dinlemek geçmiş tutkuları,
yürekte ve gecede tırmanışlarını
toprağın ıpıslak kokusu üzerinde.

İsteğin tanınmadık bir bitkisi
sessizliğin ve karanlığın göğünde kapalı.

Karanlıkta ateşin göverişi
ağaçların arasında kanayan o kızıl ışık gibi

Cesare Pavese

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

İnsanları Sevemedim Sevgilim!

İnsanların beni görmezden gelmesine katlanamıyorum. Ardım sıra gelen insanların "bu nasıl bir adam" deyip irkilmesinden bıktım usandım. Her ne kadar sevgiden nasibini alamamış biri olsam da insanların böyle davranış sergilemesi kanıma dokunmuyor değil. İtiraf etmeliyim ki insanların bu denli kaba ve vurdumduymaz olmasını sanırım hakettim; ama "her zaman ümit...

Felsefe Ders Notları: Varlık Felsefesi, Ontoloji

Varlığı konu olarak ele alan felsefe, genel bir varlık kavramı üzerinde durur. Varlık, evrende var olan her şeyin ortak  adıdır. Buna göre varlık, insan bilincinin dışında ondan bağımsız olabileceği gibi, zihne bağımlı olarak da bulunabilir. Örneğin, ağaç, kalem, ev gibi nesneler insan zihninden bağımsız olarak var olan gerçek varlıklardır....

İsyana Dair

Belki de en çok, büyük alegorik romanı Veba ile tanınan ve Edebiyat Nobel Ödülü sahibi olan Albert Camus (1913–1960), komünist anlamda “ihtilale” değil, yazarın siyasi istekliliğine, bağlılığına inanırdı. Komünist “ihtilali”yle ilgili olarak, başkaldırı ve isyan fikirlerine karşıydı. Bu fikirleri şekillendiren aşağıdaki seçkiler, Camus’ye ait iki eserdendir. İlki,...

Rumelihisarı Efsaneleri

İstanbul'un fethi bin yıllık Doğu Roma İmparatorluğu'nun da sonu olmuş, bir çağ kapanıp bir yenisi açılmıştı. Tarihin bu çok önemli olayı, elbette ki efsanelere de konu olmuştu... Yedinci Osmanlı padişahı Sultan II. Mehmet, büyük dedesi Yıldırım Bayezid'in yapmak istediği, ancak 1402 Ankara Savaşı'nda Timur'a yenilmesiyle başaramadığı bir...

Şemsiyelerin Rengi Niçin Siyahtır?

Şemsiyeler ilk olarak 3400 yıl önce Mezopotamya'da, bir rütbenin, bir ayrıcalığın sembolü olarak kullanılmaya başlandı. Bu ilk şemsiyeler Mezopotamyalıları yağmurdan değil, yakıcı güneşten korumak için kullanılıyordu. Şemsiyeler yüzyıllar boyu hep güneşten korunmak için kullanıldı. Bugün bile bazı Afrika kabilelerinde şefin arkasında yürüyen bir şemsiye taşıyıcısı görülmektedir. Hatta İngilizce'de...

Ben Ses…

Ben ses... Yaşamla ölümün sonsuz çığlığından, acı ile mutluluğun boşluğundan oluştum. Her duvarda yankılandım. Her köşede bağırdım her kavgada en öndeydim. Karanlığı kutsadım, aydınlığı aradım. Ruhum çıkmaz yollara saptı, kayboldum. Kendimi aradım acılarımı buldum. Geceyi diledim, uykuyu istedim, sabahlar böldü uykularımı gündüzler geçti gecelerin üstünden. Ben ses... Yollar öğrendim. Gittim....

Başarının Gerek Koşulu: Samimiyet

İnternette en çok ne arıyoruz? Bilinçli aramaların olduğuna gerçekte inanmasam da (genelde insan aramadığı bir şey de bulduğunda başından beri onu aradığını düşünür ya da bu durumun tam tersi bulunca istemediğini fark eder) en çok bulunan şeylere göre tahminim; bir his ya da bir his yaratacak bir...

Tavşan Yahnisi

Bu gün Jerzy ile karşılaşmak için dereye gittim. Malum, bizim yerleşke yeşillik. Açık golf sahasının içinden dereye ulaşıyorsunuz. Bizim golfçüler biraz alkoliktir. Geçerken kiminden viski kiminden soğuk dolap birası derken epey sürdü dere kenarına ulaşmam. Küçük berrak bir dere. Yaşadığımız yerle ormanın arasında, sanki dünyamızı ikiye ayırır...

Dolunay ve Kırmızı

Karısını öldürdüğünde henüz 20’li yaşlarında genç bir adamdı. O zamanlar hayatın ya da ölümün ne olduğunu tam olarak bilmiyordu. Ama azimliydi, öğrenmesi fazla uzun sürmedi. John artık her şeyi biliyordu. Ölümün ancak öldürerek anlaşılabileceğini keşfetti. En zorunu seçmişti, karısının cansız bedenini… Matilda’nın cesedi ona hem hayatı hem de...