Karanlığa ermek, onu keşfetmek değildir, ona dahil olup, içinde erimektir. Bu meçhul yolculuk, ruhu eksiklere göre değildir, orada hiç kapanmayan bir göz vardır ve görünmeyenler dokunduğu her şeyi mahveder, bu şey, yani gerçek ateş asla yakmaz, o yeniden doğurur ve hiçlikle özdeştir.

Ruhun sana ait değil, o artık bizim ve tanrıların huzurunda, yeniden doğmayı bekliyor… Unut onu ve ucube ölümünü kabullen! Başka çaren yok! Sefil bedeninle “O”nu ve ruhunu binlerce yıl ihmal ettin, içgüdülerin kutsallığını, tanrıların öfkesini hiçe saydın. Bir böcek gibi yaşadın! Sülükler gibi emdin sana bahşedilen aklı, sürülerin içine karıştın, zihnini satılığa çıkardın, yozlaşmanın abidesi oldun artık ve kalem kırıldı.

Şimdi infaz vakti… Yüce bilgelik makamının önünde eğil, “O” ndan dilenme zamanı! Ruhun eksiksiz bir acıyla bedeninden kazınacak. O, artık emin ellerde. Daha sonra parçalanan bedenin ateşin ve kızıllığın emrine verilecek. Yeraltına çekilen organlarından büyük bir ziyafet vereceğiz.

Sakın yalvarma, ağlama! Böylesi daha iyi! Ölüm, sizin gibi faniler için kurtuluştur. Kaybolmanın zevkine var!

Köleliğin buyurganlığını unut artık ruhun sonsuzluğun kanatlarında… Bu buyruğu ve bütün karanlık emirleri kutsal tabletlere biz kazıdık, bu yüzden yaşaman günah, nefesin haram! Ölmelisin ki, kanının aktığı kutsal topraklar yeşersin, çocuklar büyüsün, hayvanlar üresin ve en önemlisi tanrılar katı gururlansın. Çünkü her ölüm, yeni bir doğumdur bizler için. Bizler… Ruhunu sana bağışlayanlar… Karanlığın yüce bilge tanrıları… Seni ebedi acıya mahkum ediyoruz.

Seni yeniden kül rengi toprağa uğurlamalıyız. Karanlığı içine çek! Kükürt kokan nefesimizle seni yeni bir ışıkla tanıştıracağız! Yakıp kavuran karanlığın kör edici ışığıyla…

Şu ana kadar bir hiç uğruna feda edilenler…  Hepsinin öcü alınacaktır! Sizlerin de sonu böyle olacaktır, mutsuzluğun nedeni olan şeylere veda edin ve yeniden dirilmenin mecburiyetinde, kara kapıların avlusunda son duanızı edin! Hakikat budur, hakikat, sizin ölümünüzün anlamıdır, her damlanızda ruhumuzu şenlendiren ateşin ta kendisidir.

Bu amentüyü hiç bir canlı bozamayacak, çünkü canlı olmak sefaletin diğer bir adıdır. Bizler, ölümün kutsallığına inananlar, ölümsüz kötülüğün içinde doğanlarız ve fanilerin ebedi düşmanıyız.

Can Murat Demir

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.