Spiritizm’in Temel İlkeleri I

  • O halde Perispiri; soyut idrakin takdir ettiği gibi gayrı muayyen bir varlık değildir. O reel, hudutları muayyen, hatta bazı ahvalde gözle kulakla ve temasla dahi his edilen somut bir varlıktır.
  • Muhtelif sınıflara ait ruhlar; ne kudret, ne zeka, ne bilgi, ne de ahlâk bakımından birbirine eşit değildirler. Birinci sınıfdakiler; yüksek ruhlardır. Onlar diğerlerinden tekâmülleri, bilgileri, ALLAH’a yakınlıkları, iyiye karşı sevgileri ve hislerinin temizliği bakımından, ayrılırlar. Bunlar saf ruhlardır, veya Meleklerdir, Diğer sınıflar henüz derece derece bu tekâmülden uzaktırlar. Bunların aşağı tabakada bulunanları ihtiraslara eğilimlidirler: Kin, gıbta, haset, nahvet (gurur) v.s. gibi; fenalık yapmaktan zevk duyarlar. Bir kısmı da ne çok iyidir ne de çok fenadır. Fakat bunlar bilmeden fenalık yapabilecekleri gibi, fenalığa da eğilimlidirler. Bunlar havai meşrep hafif Ruhlardır.
  • Bütün Ruhlar aynı düzene tabi değildirler, onlar muhtelif ruhi hiyerarşi (mertebe) derecelerinden geçerek tekâmülleri enkarnasyonlar vetiresiyle gerçekleşir. Ve bu enkarnasyon da (Bedenlenme) bazıları için bir kefâret (günahın ödenmesi), bazıları için de bir misyondur, vazife’dir. Maddi hayat, mutlak tekâmüle varıncaya kadar bir çok defalar yaşanması lazım gelen imtihanları ihtiva eder. Oralardan az çok arınılmış olarak çıkılır.
  • Can, bedeni terk ederek Ruhlar âlemine girer, zaten yeni bir beden edinmek için oradan çıkmıştır. Bu âlemde, tekrar bedene girme zamanına kadar, aradan bir müddet geçer ki, o halde bulunan Ruh’a ise avare, başıboş (Eran) derler.
  • Ruh bir çok enkarnasyonlar geçirir. Bundan anlaşılır ki, gerek arz üzerinde gerekse diğer âlemlerde, bu birbirinden az çok mütekâmil maddî mevcudiyetlerimiz olacaktır.
  • Ruhların enkarnasyonu daima insan halinde olur. Esprinin veya lâm’ın bir hayvan bedeninde yaşadığını zannetmek bir hatadır.
  • Ruhun müteaddit cismani mevcudiyetleri daima  gelişimsel bir seyir takip eder. Fakat bu gelişimin sür’ati, tekâmüle ulaşmak için göstermemiz lazım gelen cehitlere tabidir.
  • Lâm’ın kaliteleri bizde (bedende) enkarne olan esprininki gibidir. Yani iyi İnsan iyi Ruhun enkarnasyonudur. Havayi meşrep insan (pervers), kötü, gayrı saf ruhun enkarnasyonudur.
  • Lâm’ın Enkarnasyondan evvel bir hüviyeti (indentite) vardır. O hüviyetini bedenden ayrıldıktan sonra da muhafaza eder.
  • Lâm, Espriler âlemine gideceği zaman, Dünyada iken tanımış olduğu her şeyi orada bulur. Ve aynı zamanda geçmiş zamana ait bütün hatıraları da yapmış oldukları iyilik ve fenalıkları ile beraber hafızasında canlanır.
  • Bedenlenmiş espri (ruh), maddenin tesiri altındadır. Tekâmülü ve Lâm’ının arınmışlığı ile bu tesire üstün gelen kişi, bir gün kendileri ile birlikte olacağı iyi esprilere yaklaşır. O insan ki kendini kötü ihtiraslara koyuverir ve kaba maddî iştahlarını tatmin etmek zevkine temayül eder, hayvanî tabiata yaklaşmış olan saf olmayan Ruhlara yaklaşır.
  • Enkarne espriler Kâinatın muhtelif kürelerinde İkamet ederler.
  • Bedenlenmemiş veyahut gezici olan espriler, muayyen ve mahdut bir sahada değildirler. Onlar fezanın her yanındadırlar. Bizi görürler ve mütemadiyen bizimle temas halindedirler. Bunlar böylece, ahret varlıkları olarak etrafımızda kaynaşıp dururlar.

Kaynak: Neo Spiritizm Dr. Bedri Ruhselman, Modern Spiritizm Allan Kardec; Haluk Egemen Sarıkaya, 1978

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Evet, Hiç Öldürür, Şakası Yok!

Öncelikle Merhabalar hocam; umarım iyisinizdir: Bu sizinle ikinci röportajımız olacak, bundan önceki röportajda Max Stirner’ın Biricik ve Mülkiyeti hakkında konuşmuştuk; bu kez son kitabınız "Hiç: Sınır Ötesi Tümceler" üzerine konuşacağız. Dilerseniz başlayalım; Merhaba sevgili Can Murat. Teşekkür ederim, ben iyiyim, kötüyken de iyiyim. :) Çünkü kötüyken daha keskin bir düşünceyle yazabiliyorum,...

Clownhouse

You can't leave... They want to play... Sanatoryumdan kaçan dört delinin bir kasabaya yaşattığı dehşet dakikaları… Evde parti yapan 3 kardeş… Bakalım hangisi hayatta kalmayı başaracak? Clownhouse kült bir korku örneği ve çok fazla bilinen bir film olmamasına rağmen felsefehayat'ta yer vermeyi düşündük. 80'li yılların kült sinema örneklerinden biri...

İnsan Olma Karmaşası

Birkaç gün boyunca olmadık patırtıların sessizliği içinde buldum kendimi. Tavana bakmaktan boynum kırılacak gibi oldu. Öyle bir şey fark ettim ki bizler her zaman yanında olduğumuz gerçekleri görmezden geliyoruz ya da fark edemiyoruz. Tavandaki çatlaklığı, kapı kolundaki simetrik hatayı, bir insan yüreğinin ağırlığını ve belki de en...

Sonbahar ve Sen

Sonbahar, adı üstünde son liman. Sen olmadan nasıl geçecek göreceğiz. Dediğin gibi "sensizlik ağır bir ölüm " mü yoksa "mutlak bir sessizlik" mi olacak göreceğiz? Seni üzmeden, nasıl yola devam edeceğim bilmiyorum. Dediklerin kulağımda... Ama ben sonbaharın yorgunluğu ve sarılığıyla sanırım yavaş yavaş cayacam her şeyden ve...

İkilik

Ben ve Sen veya Ben ve O, insandaki ikiliğin en belirgin tanımıdır. Bana göre mi, sana göre mi, ona göre mi düşüncesi, insanın olumsuz etkilendiği, ikiliğinin ve çelişkisinin kızıştığı durumdur. Oysaki düşünce, sana veya ona göre değil, bana göredir. Düşüncelerim bana göre olmalıdır, peki ben nasıl bir durumda...

Hayaller Gerçektir!

Sevgili Azizim Aslı, Hayallerimiz gerçektir, bunu unutma. Buna rüyalarımızı dahil edebiliriz. Ancak hayaller, ne bilgi birikimi, ne de kelime dağarcığıyla alakalı değillerdir. Ancak hayallerin hayata geçmesi, ya da görünür kılınması için yaratıcılığa ve azme ihtiyaç vardır. Bu yüzden hayalleri herhangi bir dünyasal zaman dilimine bağlamak yanlış olur. Hayal...

Kilitli Kapının Ardındaki Yer!…

Varlığımı korumak için bütün gün kendimle uğraşıyorum. Çünkü varlığımı korumazsam dağılıp paramparça olacağımı sanıyorum. Korkuyla ve sımsıkı kapanıyorum kendime. Kendime sımsıkı kapansam da yine her gün bitiminde hep aynı eksikliği, hep aynı yetinmezliği yaşıyorum. Hayatın bütün bu şekillenişi… Vitrinler, konuşma biçimleri, eşyalar, yollar, fikirler, alışkanlıklar, beklentiler, bütün...

İçgüdüler: Terkettiklerimiz

Terkettik! Yok saydık! Bu sayılan eylemlerin hepsi aynı yere çıkıyor ve insanın doğduğu günden beri yaptığı en iyi şeye. Yani kaçıklığa Peki neyden kaçıyor bu insan? İçgüdülerinden... Saflığından ve tabii olarak kendisinden.. Evet, doğumla başlayan bu süreç ya da bu kaçış öyküsü bol miktarda kaçkınlık ve korku içeriyor....

Kötülüğü Yazmak

Yazmak çok asık suratlı bir iştir. Bunu ispatlayamam. Çünkü yazarken aynaya bakabilen kişi sayısı çok azdır ya da hiç yoktur. Kendi mimiklerimize dikkat ettik mi hiç yazarken? Yazma anında yüzümüzün şekliyle ilgili kaç kişi düşünmüştür? Hiç kimse. Bu yüzden kötülük ve karamsar halimiz saklandı durdu tüm yazdıklarımızda. Hayatın...