Tecavüz ve Şiir

bedenine sahip çık
o ruhunun diğer sahibi
her kapı kapansa da
onun zihni hep açık

elletme hiçbir yerini
bırak tek başına solsun tenin
kendiliğinden toprağa girsin saflığın şahidi

yaşasın erkeksiz ve kız başına

terket o şehri
suçun tasvirini bırak polis yapsın
ellerini kanını ve şiirlerini
izin ver tecavüzcüler yazsın

artık dünyayı sevmeyi bırak ki o da seni bıraksın

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikFantastik Bir Ölüm Üstüne: Zeus
Sonraki İçerikÖcü Adam

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Sonuna Kadar

Açın kulağınızı dinleyin Albay! demin ne anlatıyordum ben size... yok yok! daha anlatmadıydım!... şimdi anlatıyorum!... vakti zamanında hızlı yaşıyordum ayıptır söylemesi... itirafsa itiraf... her gün ayrı macera... Paris’in orası senin, burası benim, nereden eserse, kıçım yer görmedi kaç sene... tabanvay, metro, araba... buydu vaziyet!... oradan oraya hanımlar peşinde!......

İslam’da Simya

Simyanın Arapça'sı al kimiya'dır. Kimiya kelimesi de Grekçe'de "dönüştürme sanatı" anlamına gelen chumeia'den (veya Çemeya) veya "altın yapan sıvı" anlamına gelen Güney Çinli kim-iya'dan gelir. Grek ve sonraki Helenistik yazılar genelde İslam bilimin arkasındaki itici güç olarak kabul edildiğinden kelimenin Grek kaynağı genel kabul görmüştür. İslam açısından al...

Alın Yazısı ve Hürriyet

Alın yazısı, alınlarımıza zorla yazılmış şeyler değildir. Biz, her birimiz, kendi isteklerimizle geliyoruz dünyaya. Alın yazısı denilen şeyler, bizlerin dünyaya gelmeden önce, Ruhsal Dünya'da seçtiklerimiz ve isteyerek talep ettiklerimizdir. Eksikliklerimizi telafi edici olaylardır. Alın yazısı (kader) dediğimiz mesele budur. Kahrolmaya, üzülmeye gerek yoktur. Ne yaparsanız yapınız, alın yazısı...

İstanbul Kitap Fuarı’nın Teması Felsefe

Bu yıl 35. yaşını kutlayacak, TÜYAP ve Türkiye Yayıncılar Birliği ortaklığında düzenlenen Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın teması ve onur yazarı belli oldu. Kitap fuarı bu yıl “İnsan ve Felsefe” temasıyla kapılarını açacak. Onur yazarı ise Türkiye’nin felsefe alanındaki en önemli isimlerinden Prof. Dr. İoanna Kuçuradi. 35. Uluslararası...

Atatürk’ün Yalnızlığı

Sevgili okurlarım, Cumhuriyet tarihi ve Atatürk dönemi irdelenirken (belki de bilinçli olarak) yapılan en önemli hatalardan biri de o günün koşullarını düşünmemek, bugünün değer yargıları ve koşullarıyla o günleri eleştirmektir. Şimdi soğukkanlı bir biçimde Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyet'i ilan ederken önündeki öteki seçeneklere kısaca bir göz atalım; böylece...

Oğuz Atay’ın Bilinmeyen Röportajı

Oğuz Atay severlere güzel bir hediye olsun diye, hem de nostalji niyetine ölümünden 5 yıl önce, 1972 yılında verdiği bir röportajı sizlerle paylaşıyorum. Sevdiği yazarlar, kitaplarındaki karakterler ve daha pek çok şey... Oğuz Atay: Başarı insanı sevimsizleştirir. 1970 TRT Roman ödülünü kazanan ilk romanınız Tutunamayanlar'a karşı, eleştirmenlerimiz genellikle yaklaşmaktan...

Köprü ve Adam

Köprü ve suyun bir adamdaki yansıması nasıldır sizce? Bir köprünün ayaklarına sarılan yosunlar kadar hüzünlü müdür? Ya da suların inadından bıkan sütunlar gibi midir? Yalnızlık ne kadar samimiyse bu cümleler de o kadar içtendir... Bu resim ne kadar gerçekse adam da o kadar yalnızdır... Her ne kadar bu...

Kalemimden Kırık Kelimeler Düşünce

Bazen kendimizi kâğıda bir şeyler yazmak için borçlu hissederiz. Bu hissi en çokta kelimelerimizi kaybettiğimizde hissederiz. O an beyaz bir kâğıda gözlerimiz takılıp kalır. Yüreğimizde kalan kırık kelimelerimiz bizi alıp uzaklara götürür. Belki son yitirilişinizi belki de avucunuzun içinde eriyip giden son umudunuzu hatırlarsınız. Aslında kâğıda hep bir...

Alacakaranlığın Sesleri

sana sessizliği ben buldum diyorum yeniden o usul ikindide, adın yakılınca kömürleşince büyük altın alevinde on dokuz yılının. sevgim alacakaranlığın bağlarını çözdü yalnız senin fısıltına vermek için kendini, beyaz odun alevinin o cam fısıltısına. anıların bir iğne batışıdır dudaklarıma, hayatının masallarını kurdum bugün bir elmanın ince kabuğunda. bu ara hep tedirginim, bir pencerenin açılışını bekliyorum şimdi arkandan gideyim ya da...