dünya bazen ağlamaklı dürttü beni
makyajı akmış bir fahişeyi uykusundan uyandırır gibi
akıttı üzerime biriktirdiği nefreti

hayat her seferinde aklımı çelip gitti
soluksuz bir adamın son isteğini terk etti
ceketsiz dolaşan üşütük serseri

acı benim adımı göklerden sildi
çünkü her organım asiydi
iç güdülerim coşuyordu hoyrat bir nehir misali
sorgusuz celladım ipimi çekti

tereyağından kıl çeker gibi

can her daim kaybetmiş biri
dikilir gururu boşalınca gemleri
anlatır durur
hiç bıkmadan çoktan bitmiş hikayesini

ah ruhum nerelere gitti ki
altı da üstü de çizildi
insansız ve bucaksız gayreti
herkesi mezarından diriltti

acab ahlak nasıl gizlendi
ancak günahtır onun istediği
bense melek yüzlü bir keçi
atlıyor zıplıyorum
zinciri kopmuş bir deli
sarkıyor her yanımdan
bilgeliğin çıngıraklı zehri

mülklerimi mumyalayıp kaçan
körle yatan şaşı kalkmaz ki
ne oldu kral papazın kaçkın sineği
her sarhoşun potansiyel kusmuğundaki
sayıp durdum binlerce paraziti
paçalarımdan akan
her halimden belli

Can Murat Demir

Bazı yerel gazetelerde ve The Parlemento Dergisi‘nde köşe yazarlığı ve haber editörlüğü yaptı. Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.