Müzik ve Ruh -II-

Eğer müzik akla ve duygunun üst katlarına seslenmemiş olsaydı ona sanat diyemezdik, onu basit gösteri danslarının estetik katına alırdık. Bütün sanatlar içinde, yapısı gereği, insan duyularını en çok avucu içine alan, fiziksel olarak insanı büyüleme gücü en yüksek olan sanattır müzik. Seslerin aklın üzerinde büyük bir güç kurması, hareketin duyuları körüklemesi, bilgili ama çığırından çıkmış bir müziğin bizde bırakacağı duyu sarhoşluğu, bu tür müziğin başlıca niteliğidir. Bu sarhoşluk sadece estetik değildir, dinleyicinin düşünce bütünlüğünü ve irade gücünü elinden alır… Nietzsche

Müzik, en duygusal ve en içten şeylerin bir yansıması olarak hayatımızın en önemli fenomenidir. Onu içten yapan şey, çıkarsızca ve tamamıyla insandan yola çıkmasıdır. Tabii ki duygusal oluşu da… Ama aynı zamanda bu niteliği iç dünyamızda yaptığı tılsımlı etkiden ileri gelmektedir. Bu kısaca, ruhumuza tüm mevsimleri yaşatması; ince, duygusal, zarif ve bir o kadarda bizden olmasıyla ilintilidir.

Müzik bizimdir! İçimizdedir. Sürekli örer boşluğu; notalarla, melodilerle bunu tek başına ve özgürce yapar. Derinliğiyle, ince zekâsıyla bizi etkilemesini bilir, bizi estetiğe büründürür. Düşündürür, bazen de karamsar bir havaya sokar umarsızca. Bu yönüyle hayatın ta kendisidir müzik.

Tüm söylemlerin, beklentilerin, ideolojilerin, arzuların, ayrılıkların (bile), bitmez tükenmez aracısıdır, uydusudur. Toplumların değer yargılarını, zaaflarını, tarihini, kimliğini yansıtan harika bir ayna. Devrimlerin, yıkımların, afetlerin kokusunu, insanlığın korkusunu en şairane şekilde hissettirir bize. Bir yerde zamanı aşıp gelen bir öğretmendir sürekli yeni şeyleri öğrenen.

Müziğin ifade edilemez içsel olan şeyi şuraya dayanır: Müzik bizim en içsel özümüzün tüm kımıldanışlarını yeniden verir, ama hiçbir gerçeklik olmaksızın ve kendi ıstırabından uzakta. Schopenhauer

Melodiler; neyin dilidir? Neyin acısını taşır sizce? Düşüncelerin, tarihin, ya da duyguların mı? Evet, hepsinin ayrı ayrı şifrelendiği yerdir müzik. Ama bu melodilerin kalbindeki ortak kaygı şudur; İnsanı etkileyebilme, insanı başka dünyalara sürükleyebilme, onu bir duygu macerasına sokabilme. Bu onun büyüsüdür, tüm ruhları etkileyebilmesini bu sanatsal alışkanlığından alır. Tüm eşyadan bir anlığına kopuş ve soyutlanma, insana ait özel bir dünya tasarımı… Bunları yaşatan müzik, insanı, bu yüzden gerçek dünyanın acımasızlığına kapatır ve ona dünyanın en büyük karamsarlığını yaşatır bazen. Bu yönüyle müzik düşünen insanın, eşyayla vedalaşmasını ve yaşadığı kavgayı da simgeler.

Müzik metafizikte bilinçsiz bir alıştırmadır; bu metafizikte ruh, felsefe yaptığını bilmiyor. Leibniz

Hareket ettirdiği şeyler itibariyle (aksiyoner) müziğin, bazen karanlığı, bazen aydınlığı getirdiğini yinelemiştik. Müziğin içindeki bu sisli çelişki insana bazen hayatı onaylatır bazen de yadsıtır. Bu çelişki müziğin en tehlikeli yönünü bize çok iyi tasvir eder. Çünkü müzik kaygan bünyesinde; bir yaşama küsme halini ve bununla birlikte bir yaşama sevincini de barındırır. Müziğin bu aykırı tavrı evrende var olan en zengin çelişkiyi beraberinde getirmektedir.

Kendi içinde bir aya benzer müzik. Ne zaman karanlığa ne zaman aydınlığa saplanacağı belli olmayan. Ne güzel bir gün dedirten ve hemen ardından tarihe lanet okutturan müzik, tıpkı memnunsuz bir insandır bu dönekliğiyle.

Acıların tortularını biriktirir, insan yüreğinde. Bunu sürekli her defasında hatırlatarak yaşamayı öğütler. Çok iyi kurulmuş bir çalar saattir, zamanı göstermeyen ama yüreğimizin ta içine çakılmış, ne zaman zembereğinin boşalacağı bilinmeyen bir saat.

Tüm karanlığına ve acısına rağmen kıymetlimizdir müzik. Tehditkâr bir alışkanlık gibi bizi rahat bırakmayan bir duygu karmaşası… Hayata tutunma hatta bazen hayattan kopma arasında sürekli gidip gelen ve bunu ustalıkla beceren müzik, hayatın içinde vazgeçilmez bir insan tiryakisi olarak vücut bulup bizi kendine âşık etti durdu.

Can Murat Demir

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikNietzsche Felsefesi
Sonraki İçerikMüzik ve Ruh

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Felsefenin Skandal Çocuğu Max Stirner

Biricik’in skandalını tam olarak anlamamızı sağlayan işte şudur: Gelecekten söz eden herkes aldatmak istiyor.” -Peter Sloterdijk- “Niezsche Yılı” olarak kutlanan 2000 yılında ünlü Alman filozof...

Spinoza: Hayatın Geometrisi

Felsefenin büyük kitaplarının harikulade bir özelliği, hem "sokaktaki insan"ın okuyup anlayabileceği, hem de yalnızca işin "jargonundan" haberdar olan uzmanların, yani felsefecilerin başedebileceği iki ayrı...

Aşikârlık Dehşeti: Felsefenin Cüreti

Felsefe tüm şeylere düşmanca ve tehditkâr davranır. Hayatı rahatsız eder. Devinimsiz bir felsefe kavramsal bir fantezi dünyasından öteye geçemez. Bu gerekçeyle felsefiyatın kaderinde kaos...

Nedenler

'Hiçbir çıkış noktam yok', demek isterdim ancak bu sözcükleri düşünen ve yazan biri var; demek ki çıkış noktam benim, Kendim. Öyleyse kendimden başka hiç...

Rüzgârla Sevişenler Soğuk Kelimesini Kullanmayı Sevmezler

Memlekette okuyan insan kalmasın diye tüm personel servisleri el ele vermiş, arabalarının dikiz aynalarına yapıştırdıkları el yazmalarıyla, dalga geçer ya da düğüne gider gibi...

Babalar ve Çocuklar

Çocukların babalarına karşı duydukları, saygıdır daha çok. Duygu düşünce alışverişleriyle beslenen dostluk onlar arasında kurulamaz; dünyaları çok ayrıdır çünkü, üstelik doğal ödevleri de örseler...

Burzum Müziği

“Yaşlı, soğuk gözler; yaşlı gözler; çayırda; çak yeşil... Varlığın yükünü taşıyordu. İlk ve tek için; ilk ve tek için. Işıktan kaçıyor. Belki sana verir...

Şiir Üzerine

Israrla duralım bu nokta üzerinde. Ey şairleri rekabet, güzelin yaşaması içindir: birincilik daima münhaldır. Cesareti kıran, kanatları düşüren ne varsa söküp atalım; sanat bir...

Heidegger ve Gadamer: Düşünürken-Oduna-Kesilmek

Heidegger ve Gadamer ortak bir kaderin iki mimarıdır. Biri diğerinden diğeri de birinden kuvvet alır. Düşünmenin varlığının, varlığın düşünmesinin talihi bir ormanda vuku bulur:...