Çocukluğum sanki onun göğsünde kabarmıştı.. Sınırlarımı aşarcasına huzurluydum. Kokusu ciğerlerime öyle işlemişti ki, sanki herkes onun gibi kokuyordu…

Gitmemesi gerekiyordu…
İkimizin de tek dileği buydu.
Ama elimizden gelen bir şeyde yoktu…
Sanki gidişiyle içimden bir parçamı alacaklar gibi..

Son 2 günümüz, çocukluğum bitiyor, nefesim kesiliyor sanki.. Bir gidiş insanı nasıl acıtırdı şimdi anlıyorum.. Hep benimle kalsaydı keşke, yine çocukluğuma kafamı koysam.. Burukluk, belki bir şans denemesi ile;
“Gitmesen olmaz mı?” dedim.
“Okul var, keşke kalabilseydim..” dedi.
“Gitme..” dedim, derken nefes borusuna dayadığım dudaklarımla son kez öptüm..
“Çok geç tanıştık…” dedi ve derin bir nefes aldı..

Kafamı yattığım yerden kaldırıp tam kalbinin üstüne koydum.. Çocukluğum, aşklarım, gururum neyim varsa orada soluyordu.. “Haklısın.” dedim, diyebileceklerim bu kadardı. Nefesim bu kadarına yeterdi ancak… Ellerim yüzündeyken sanki tüm coğrafya avuçlarımın içindeydi… Oysa fazlası var eksiği yoktu..

Gideceğini bilmek ve bile bile o anı beklemek acımasızca.. Etim çekiliyor, derimi yüzüyorlardı. En acımasız işkencelerinden daha öte, daha şiddetli vuruyordu bu acı. Bu gidişin adı ayrılık mıydı? Olmamalıydı.. Eksilirdim, çoğum gidiyor.. Bir yandan anlamaya çalışıyordum, ne kadar anlamaya çalıştıysam o kadar anlamsızlaşıyordum. Aynı gökyüzü, aynı güneş, aynı yağmur yağar üzerimize. Ama aynı teni, aynı sesi, aynı gülüşü, aynı kokuyu ve hatta aynı aşkı bir daha göremeyiz.. Birbirimize karşı olan ilgimiz inatlaşmamızın altında kalıyordu. İkimizde birbirimizden önce kendimize itiraf etmeliydik, farkındaydık, yapamıyorduk. Ve geç olacaktı. Geç tanışmamızı bahane edip, hayatlarımıza devam edeceğiz. Belki ayda bir gelir, ben yine birbirimize gönderdiğimiz şarkılar eşliğinde kahve hazırlarım ve belki yine birlikte uyuruz. Belki yine benden önce yatar ve belki bende sabaha kadar onu izlerim.

Ömrüm bitiyor, hayatımı elimden alıyorlar..
Eksikliği, en büyük emanetim.
İmkansızlığım oluyor, şiirimi imzalıyor.
Ellerinde tuttuğu hayatımı da alıp gidiyor bu şehirden.
Bu şehir nefretim, asabiyetim oluveriyor.
Sancılarım gözyaşlarıma karışıyor,
Ve hayat en büyük oyunlarından birini kalbimde bileyliyor şimdi.

 

Mine Saka

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.