Alışkanlıklar

Alışkanlıklar

Bir köylü kadın, bir danayı doğar doğmaz kucağına alıp sevmiş, sonra da bunu adet edinmiş. Her gün danayı, kucağına alır taşırmış; nihayet buna o kadar alışmış ki dana büyüyüp koskoca öküz olduğu zaman, onu yine kucağında taşıyabilmiş. Bu hikayeyi kim uydurdu ise, alışkanlığın ne büyük bir kuvvet olduğunu çok iyi anlamış olacak. Gerçekten alışkanlık pek yaman bir hocadır ve hiç şakası yoktur. Yavaş yavaş, sinsi sinsi içimize ilk adımını atar, başlangıçta kuzu gibi sevimli, alçak gönüllüdür; ama, zamanla, oraya yerleşip kökleşti mi, öyle azgın, öyle amansız bir çehre takınır ki kendisine gözlerimizi bile kaldırmaya izin vermez…

Bence en büyük kötülüklerimiz, küçük yaşımızda belirmeye başlar ve asıl terbiyemiz bizi emzirip büyütenlerin emrindedir. Çocuk bir tavuğun boyununu sıkar, kediyi, köpeği oyuncak edip yara içinde bırakır, anası da ona bakıp eğlenir. Kimi baba da, oğlunun müdafaasız bir köylüyü, bir uşağı öldüresiye dövdüğünü, bir arkadaşını kurnazca ve kahpece aldattığını gördüğü zaman, bunu yiğitlik alameti sayarak sevinir. Oysa ki bunlar zalimliğin, zorbalığın, dönekliğin asıl tohumları, kökleridir; çocukta filizlenir, sonra alışkanlığın kucağında alabildiğine büyüyüp gelişirler. Bu kötü davranışları yaşın küçüklüğüne ve işin ehemmiyetsizliğine bakarak hoş görmek tehlikeli bir terbiye yoludur.

Evvela şu bakımdan ki, çocukta tabiat (huy, yaratılış) hakimdir ve tabiat asıl, yeni tomurcuk salarken katıksız ve gürbüzdür; sonra da hırsızlığın çirkinliği, çalınan şeye göre değişmez ki. Ha altın çalmışsın, ha bir iğne; “İğne çaldı, ama altın çalmak aklına bile gelmez” diyenlere benim diyeceğim şudur: “İğne çaldıktan sonra, niçin altın da çalmasın?”

Montaigne; Denemeler‘den…

POPÜLER BAŞLIKLAR

5 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikDoğa
Sonraki İçerikŞiir Sanatı

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Yaratılışın İlk Zerresi‏

Onlar küreden süzülen kıvılcımlarla yeniden oluşarak bir çevre etrafında şekil kazanıyorlar. Siyah güllerden ve ağaçlardan oluşan bahçenin merkezinde bilinmeyen kendini saklayan yeşil nokta, toprak altındaki köklere kendini yansıtıyordu. Tezahür etme gücüne bakmayarak toprak altından çıkan yeşil değillerdi. Yeşil noktanın tezahüründen çıkabilen bütün siyah ölümsüzlüğü üzerine alıyordu ve onu...

Aşkta Etik ve Estetik Sorumluluk

Aşkı yaşamak hem büyük bir belâ hem de büyük bir fırsattır. Aşk insana bir âfet gibi gelebilir. Gece yarısı yer sarsılmış, duvarlar, tavan üstümüze çökmüştür! Elbette yaşadığımız aşksa, salt hormonal bir fırtına, romantik gaflet, karşılığı olmayan kendimize özgü düşlerden oluşmuş bir fantezi yumağı, tuhaf bir "erotomani" değilse! Bu...

Kuran, Hz. Muhammed’den Önceye mi Ait?

Geçen ay İngiltere’nin Birmingham kentinde bulunan dünyanın en eski Kuran-ı Kerim cüzlerinin, Hz. Muhammed’in yaşadığı dönemden önceye tarihlenebileceği, bunun da İslamiyetin ilk dönem tarihinin yeniden yazılmasına yol açabileceği iddia edildi. En eski 1448 yıllık, en yeni 1371 yıllık olduğu tahmin edilen Kuran-ı Kerim sayfaları, Birmingham Üniversitesi’ndeki bir 17....

Paris’te Marquis de Sade Sergisi

Musée d’Orsay, 14 Ekim’den başlayarak sadizmin babası Donatien Alphonse François de Sade’ı (1740-1814) sergiliyor. Sade: Güneşe Saldırı başlığını taşıyan sergi, müzenin yaptığı duyuruya göre “Sade’ın yazılarının yolunu açtığı temsiliyet devrimi”ne odaklanacak. Sergi Goya, Géricault, Ingres, Rodin, Picasso gibi sanatçıların eserlerinden oluşuyor. Erdemle Kırbaçlanan Kadın, Sodom’un 120 Günü, Justine:...

My Son, What Have Ye Done

Her şey antik bir Yunan oyunuyla başlar. Bu oyunla kendisini özdeşleştiren bir çocuğun öyküsü; My Son, My Son, What Have Ye Done. Neden bütün dünya bana tepeden bakıyor! Neden bulutlar bana tepeden bakıyor! O sadece iç sesini dinleyen yalnız bir adamdı... Cinayet filmi gibi başlayan My Son, My Son, What...

Hz. İsa ve Misyonu

Hz. İsa, Büyük Ruh’un yolunda bir vazifeyi (misyonu) yerine getirmek üzere yeryüzünde bedenlenmiş, Büyük Ruh’un bir elçisi idi. O, yeryüzündeki vazifesini yerine getirdi. Fakat vazifesinin geri kalan kısmı henüz tamamlanmış değildir. Bu vazife el’an ruh âleminden sevk ve idare edilmektedir. Hz. İsa’ya tapmak yanlış’tır. Çünkü ibadet yalnız...

Ana

ana işte yerdeyim ağzım açık ve ana bile diyemiyorum ve köpekler geçiyor yanımdan ve durup taşıma işiyorlar; güneş dışında her şeyim var ve takım elbisem berbat görünüyor ve dün sol kolumdan geriye kalanlar gitmişti çok azı kalmıştı, her şey müziksiz bir harp gibiydi. sigarasıyla yatağa uzanmış bir sarhoş en azında 5 itfaiye arabasıyla 33 adama iş çıkarabilir. hiç bir şey yapamıyorum. ancak not.- yan mezarda Hector Richmond sadece Mozart’ı ve tırtıl şekerlemeleri düşünüyor. muhabbeti hiç...

Fikrin Etkisi ve Bir Sağaltım Tekniği Olarak Yazma

İnsanda, sıkça gerçekleşmeyen ve bir çaba sarf ederek her daim elde edemeyeceği gürültülü ve coşkulu bir oluş mevcuttur: fikir sahibi olmak. Fikir her zaman insanın elinin altında olan ve onun hizmetinde olan bir hizmetkâr değildir. İnsanın fikir sahibi olması zamansız ve apansız gerçekleşen bir olaydır. Bir fikir...

Boşalmak, Başlamak ve Hiçlik

Düşünüyordum da... Aslında hala düşünüyorum... Nereden başlasam... Başlangıçların sancısından nefret ediyorum! Ucuna kadar gelmiş ama işeyemiyormuşsun gibi, bir başlasan arkası gürül gürül gelecek... Nasıl başlarsan başla, konu dönüp dolaşıp aynı yere gelmeyecek mi? Evet evet... Yazmak için gece yarısını beklesem daha iyi olabilir. İşte yine buradayım, gecenin sessizliğinde yazmayı seviyorum. İnsanlar uyurken arkalarından konuşmak...