Yoksulluğumun sesiydi. Solunda gelen ses, benimdi.
Bazen çırpınışımdı belki, bazen egoydu biraz.
Hep yoktun ama, hiç olamamıştın ya da.
Eksik bir şeyler vardı hep, ellerin miydi sahi?
Ya o ara sokaklar, onlar da sana hasret mi?
Bu koku sana mı ait? Peki bu aşk kimin?
Gelmemişsin hiç, gelsen hatırlardım.
Kimin teninde bırakıyorsun nefesini?
Müzik, sahi müzikten hoşlanır mıydın gelseydin?
Damarımda geziniyor, görüyorsun.
Sen neredesin? Sesin nerede?
Burası çok dağınık, bulamıyorum seni.
Her yerde yakılmış fotoğraflar, buruşturulup atılmış kağıtlar var.
Sen yoksun..
Daha önce böyle hissetmiş miydim hiç?
Var olmayan bir şeye böyle hasret kalmış mıydım?
Eksik misin, gelmedin mi?
Çok kuytu burası, saklarım seni.
– GEL.
Kırmızı.
Şehvet kırmızıysa, ihanetin rengi neydi?
Peki ya, öyle olsun.
Zaten gelmemiştin, zaten hiç gelmedin.
Eğer bir gün gelirsen, beyazınla gel.
Melodiyle gel, tertemiz.

Ve bil ki; eğer şehvet kırmızıysa, aşk sensizse, şiirlerim siyahtır benim.

Mine Saka

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.