Senden Boğuluyordum

Yoksulluğumun sesiydi. Solunda gelen ses, benimdi.
Bazen çırpınışımdı belki, bazen egoydu biraz.
Hep yoktun ama, hiç olamamıştın ya da.
Eksik bir şeyler vardı hep, ellerin miydi sahi?
Ya o ara sokaklar, onlar da sana hasret mi?
Bu koku sana mı ait? Peki bu aşk kimin?
Gelmemişsin hiç, gelsen hatırlardım.
Kimin teninde bırakıyorsun nefesini?
Müzik, sahi müzikten hoşlanır mıydın gelseydin?
Damarımda geziniyor, görüyorsun.
Sen neredesin? Sesin nerede?
Burası çok dağınık, bulamıyorum seni.
Her yerde yakılmış fotoğraflar, buruşturulup atılmış kağıtlar var.
Sen yoksun..
Daha önce böyle hissetmiş miydim hiç?
Var olmayan bir şeye böyle hasret kalmış mıydım?
Eksik misin, gelmedin mi?
Çok kuytu burası, saklarım seni.
– GEL.
Kırmızı.
Şehvet kırmızıysa, ihanetin rengi neydi?
Peki ya, öyle olsun.
Zaten gelmemiştin, zaten hiç gelmedin.
Eğer bir gün gelirsen, beyazınla gel.
Melodiyle gel, tertemiz.

Ve bil ki; eğer şehvet kırmızıysa, aşk sensizse, şiirlerim siyahtır benim.

Mine Saka

Mine Saka
Mine Sakahttp://www.felsefehayat.net/
1994 yılının soğuk bir Şubat günü, İstanbul’da doğdum. Yalova Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği mezunuyum. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Konaklama İşletmeciliği lisans öğrencisiyim. Okumaya ve yazmaya tutkum çok küçük yaşlarda başladı. Yazı yazmak benim için özgürlüğün soyut boyuttan somuta boyuta geçişidir. Az konuşan çok yazan, gezelim – görelimci , hızlı karar veren, halinden memnun, çok Beşiktaşlı, biraz ağzı bozuk, biraz kırgın, en çok hırçın, biraz da Mine işte.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Varoluş, Tanrı, Aşk ve Sen

Saçmalık nedir bilir misin? Kendinle kaldığında tanrıyla konuşmaktır... İşte aşk bu kendi kendine konuşmanın en garip ve meşrulaştırılmış halidir... Onu saçmalıktan kurtaran şeyse sadece...

Dört Öğenin Yapısı

Sıkıdır, kaskatıdır anaözün öğeleri, Yumuşak yapıdadır toprak, su, yol, od, Boşlukla karışmıştır bunların tümü de. Yumuşak değildir kurucu ilkeler, yoksa Nereden çıkardı demir, kaskatı çakıllar, Hangi güç kurmuş bunları?...

Durak

Sabah vakti, insanlar işlerine gidebilmek için otobüs duraklarında bekliyorlardı. Kimi kot pantolon üstüne renkli bir tişört, kimi siyah çizgili etek üstüne beyaz bir bluz,...

Türkiye’nin ‘Kitap Okuma’ Haritası

"Libonet Okur Profili" ve "Kitap Satınalma Davranışları Araştırması", Türkiye'deki kitap okuma alışkanlığı üzerine çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Araştırmaya göre yüzde 32 hiç kitap okumuyor....

Özgürlük ve Yaratma Gayreti

Dünyaya gelişimizden başlayarak etrafımızı kuşatan özgürlüğümüzü sınırlandıran engellere bir bakın. Aile, devlet, çevre, ahlak, toplum, eğitim… Bunları çoğaltabiliriz. Peki, insan bu köhnemiş örgütler ve...

Öğelerin Bölünmezliği

Evrende yok oluşun ardı gelmeseydi, yok olurdu Nesneleri kuran ana varlığın öğeleri de, Baştan beri geçen günler, akan süre içinde, Bir nesne kalmazdı kurmak için yenilerini, Belli bir...

Bir Adadan Ayrılmak

Evin kadını Tavukları salıyor. Kümes yaptıkları yerdeki Alabora teknede hapsolmuş hava Çıplak gözle görülüyor. Aklından geçeni biliyorum Dantel giysinin içinde senin. Kuşluk yemeği. Evin kadını, Tam şunu söylemek için, Hiç ipucu bırakmadık. Ferdinand, Miranda, Katıksız...

Materyalizm ve İhtilal

Jean-Paul Sartre da siyasi sola yakındı. Yine de materyalist efsaneyi, yani Komünizmin dayandığı metafiziği beğenmemektedir ve onu kendi “ihtilal felsefesiyle” değiştirmek istemektedir. Sartre, kendi...

Jacques Derrida “Biyografiler ve Felsefe”

Akademide söz sahibi olan insanlar tarafından bu güce dayanılarak kaleme alınan kimi biyografilerin bazen yazarın ölümünden sonra yüzyıllar boyunca doğruyu temsil ettiği gerçeğini göz...

Ölüm Üzerine

Ölüm, en kötü ihtimalle bu dünyadan kurtulma şansıdır. Hayal kırıklıklarından sıyrılmanın, ateşler içinde yanıp, acının şefkatli kollarından kaçmanın en güzel ve temiz yoludur. Ölüm,...

Dindar Olmayan Ailelerin Çocukları Daha Cömert ve Fedakâr

Dinlerin ahlaki bir rehberlik sağladığına inanılır. Dindar insanların ahlaki yönlerinin gelişmiş olduğu ve dindar olmayanların doğruyla yanlışı birbirinden ayırt edemediği kanısı da bu inanca...

Türk Edebiyatında Yeni Bir Açılım: Yusuf Atılgan

Ölüm yıldönümünün yer aldığı Ekim ayında, "Ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: gerçek sevgiyi…" diyen Yusuf Atılgan’ı,...

Gece Kanatlarında

Avlanmak için geceyi bekleyen canlılar gibi, duygularda yalnızca sahibine av gözüyle yaklaşır Gecenin umulmaz anlarında… Hiç hatırında olmayan ve yokluğuna inandığın hissedişler bulurlar seni amaçsızca. Gece unutturabilir...

Acının Olmadığı Bir Dünyaya Doğmak

Pek Muhterem Aslı; "Mektuplara böyle başlamak eskilerde kaldı" diyenlerden değilim. "Eski" ile eskimişi ayırt edecek olanlardanız diye düşünüyorum. Bana göre "eski" çok daha samimi ve...

Kimlik

Ben de var oldum bütün bu nesneler arasında su gibi, ağaç gibi, ot gibi gerçek. Kimi kanatlar öptü, kimi ayaklar alnımdan, ya sevinçten içerim pır pır; ya...