Vicdan, filozofların en parlak olanıdır. O, eksiksiz bir makinenin dişlisi gibidir, ruhun biricik sanatı gibi. Saflık nedir derseniz, o, vicdanın muhasebesidir, yani seçtiğin yoldur. Ruhun, hayatı yorumlama biçimidir. Vicdan, insanın iç-sesidir, yankısız ve kimsesiz…

Hayat, bir zaman çizgisinden ibaretse, vicdan bu çizginin seyir defteridir. İnsanın beslemesi gereken bir çoban köpeği misali vazgeçilmez olmalıdır. Her an tetiktedir, bu yüzden her ıslık, her çağrı ve her davranış ona çekici gelir. Psikoza girmiş bireyin son çırpınışı gibi aklın ve sezgilerin ışığında ruhu sürekli seçime zorlar. Vicdan bir efendidir, genelde emretmeyi sever.

İçgüdülerin zorlayıcılığı ve saldırganlığını törpüleyip, ortaya bir sanat eseri çıkaran vicdan, hayatın içine özgür bir bedeni mecbur kılar. Özgürlük, vicdanın kardeşidir, her ikisi de basit zevklerden ve gündelik kaygılardan muaftır. Vicdan, özgürlük ve seçimin mabedi gibi çalışırken ruhu sürekli sınava tabi tutar. Yükümlü bireyi azade eden bir kahraman gibidir.

Önerme: İnsan <=> Vicdan ^ Seçimler ^ Hayat <=> Saf Doğallık

Önermenin Sonucu: Birinci öncül insansa, ikinci öncüller vicdan, seçimler ve hayat, sonuç önerme ise saf doğallıktır. Birinci öncül saf doğallık ise, ikinci öncüller hayat, seçimler ve vicdan, sonuç önerme ise insan olmaktadır.

Vicdan, dini bir tavrı ya da kutsal bir seçimi ifade etmez. Aksine varoluştan beri insan ruhuna karışan tek dünyevi nimettir. O bir nimettir, çünkü alınıp satılmaz, tükenmez, yok edilemez. Vicdan ruhun hayatıdır ve bu hayrat hayatın tam göbeğine akar durur.

Can Murat & Yeter Demir

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.