Ateş ve Karanlık

“soğuk bir gecenin içine oturdu,
ve bir ateş yaktı karanlığın içinde,
bir nefes çekti gecenin içinden
acıları, etrafa dağıldı.”

düşünüyordu…
neden bu karanlıkta olduğunu…
ama yakalayamıyordu kafasından geçenleri…

bir anda güneşi elleriyle tuttuğunu hayal etti,
sonra bir anda kaybetti güneşi.

gözleri birer yıldız gibi parlıyordu,
belli ki düşünüyordu,
neden ateşi varken karanlıkta olduğunu…

kendini kurtaramıyordu karanlığın içinden,
zihni renkli gölgelerle doluyordu,
farkında değildi,
düşünüyordu sadece…

ateşi orada yakmıştı ve
alamıyordu kendini yalnız kalmış karanlığın içinden.
sinmişti bir kere bu karanlık, ateşe.

düşündü, düşündü,
bu renkli gölgelerden neden gökkuşağını meydana getiremediğini.
farkında değildi,
ateşi sönmüştü çünkü…

geceye dağılmış acıların fısıltılarından rahatsız oldu birden.

“ayağa kalktı,
bir ateş yaktı tekrar karanlığın içinde,
acılarını topladı teker teker
etrafına bakındı bir sure
bir nefes daha çekti gecenin içinden,
yürümeye başladı
ve kaybolup gitti gecenin içinde…”

Ferid Taş

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Sanatçının Duası

Gün sonları ne kadar içe işleyici güzün! Ah! Can yakacak kadar işleyici! Çünkü öyle hoş duyular vardır ki, dalgaları yoğunluklarını önlemez; Sonsuz’un ucundan daha keskin uç da yoktur. Bakışı göğün ve denizin uçsuz bucaksızlığına daldırmak ne büyük haz! Yalnızlık, sessizlik, gök yüzünün benzersiz arılığı! Ufukta titreyen, küçüklüğüyle, yapayalnız kalmışlığıyla...

Sen Felsefesi

Kocaman cüssesine çok hafif geliyordu kalbi."Benden çaldığı kalbimi de koysun kalbinin üzerine, o zaman cüssesine uygun bir kalbi olur" dedim, kendi kendime. Zaten onun hakkındaki her şeyi kendi kendime yapıyordum. Kendi kendime emir veriyor, kendi kendime hayal kuruyordum... Onunsa kendisinden başka kimsesi yoktu.. Benim kendiliğimle onunkisi çok...

İnsan Varoluşu Üzerine Notlar

Nicedir “insan”ın ne olması gerektiği üzerine düşünmüyoruz. Ne edebi, ne sanatsal, ne ruhani olarak onu konu edinmedik, onu kendi kaderine terkettik. Onun hangi virüslerle zehirlendiğini, nelere açlık hissettiğini, maddeye ve türevlerine neden bu denli tutkun olduğunu, tanrıyla olan savaşının kökenini, ruhani olarak hangi silahlara sahip olduğunu unuttuk....

Popüler Kültürden Uzak Durun!

Popüler kültür (populus/halk), öz tanım olarak çağımızın revaşta olan alışkanlıklarının ve değerlerinin peşinde koşmaktır. Tüketim psikolojisi ile ilintili çalışan bu yozlaşma süreci "dönemsel hazcılıktan" beslenir. Kısaca popüler olan, "herkes gibi" düşünmek ve bu standart kaidelerle belirli bir zaman dilimi içinde yaşamını sürdürmeyi sembolize eder. Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre ise...

Acının Tarifi

Acı çekmek ve acı aynı şey midir? Bence aynıdır. Ama zannettiğiniz gibi değil... Acının tarifi yapılmaz. Her ruh onu farklı şekillerde telaffuz eder. Ruhun yön bulma ve varlığı (yokluğu) anlamlandırma yollarından biridir "acı". Hayat denilen şey de bu tarifsiz acının sadece bir fraksiyonudur. O, her ne ise arayıştan...

Tabula Rasa

Oyun (Ludus). Varoluşun anlamsızlığı karşısında, aklın ve uzamın sınırlı gerçekliğini reddedip metafizik bir sessizliğin melankolisine büründürülmüş yaşamsal bir oyun (Ludus); müziği duymaktan vazgeçtiğin an partnerini ölüme terk ettiğin, sürekli tekrarlanan, başa dönüşü mümkün kılmadığı gibi sonu da olmayan ruhsal bir dans, bir tür kendi oluş / kendinden geçiş. "Onu"...

Sevgi ve Kendini Bilmek

Bütün evreni dıştan içe doğru saran sevgi enerjisi, varlıklar tarafından çeşitli derecelerde tezahür ettirilmektedir. Buna rağmen, günlük yaşamımızda insanların birbirlerini sevmediklerini gözlemlemekteyiz. İnsanlar birbirini neden sevemez? Bu iktidarsızlık, bu güçsüzlük, bu negatif durum nereden ortaya çıkıyor? Sebeplerden birisi, otomatik yaşamaktır. Otomatik yaşam, hayatı kurulu bir düzen halinde, belli...

Varoluşçuluk

Önde gelen Fransız varoluşçu filozof Jean Paul Sartre, 1905’te Paris’te doğup 1980’de aynı şehirde öldü. Felsefe ve ortaokul öğretmenliği eğitimi aldı ancak çağının ana akımlarını yorumlamaya çalışan bir roman yazarı olarak ün kazandı. Sartre 1940’ta Almanya’nın Fransa’yı işgal etmesinin ardından gizli olarak mücadelesini sürdürdü ve Varoluşçu felsefe...

Undan Patlayıcı Yapılır mı?

Tarihte kayda geçen ilk un patlaması 1785 yılında İtalya'da Turiri'de bir ekmek fırınında, bir lambanın un tozunu tutuşturması sonucu oldu. Ölüme ve fazla zarara yol açmayan bu patlamadan sonra konu unutuldu gitti. Modern günlerimizin başlangıcında, insanlık tarihinin ana gıdası ekmeğimizin en önemli girdisi olan unun çok ciddi...