Acının Sonsuz İntiharı

Zihnin, kalbin, hayatın, anlamın içindeki anlamsızlığın binbir geceye yollanması… Parçalanması ve arayışlar içinde insanın kendisini araması… Bununla başlayan boşluk acizlik her şeye, herkese ağız dolusu küfretmek…

Yok yok olmadı, başka bir şeyin başka bir şeyle çarpışması bu… Çarpmak, ya da bulmak… Bulduğu duvar, kayalıklar, çakıl taşları… Belki onlarla buluşursa, başka başka seslerin keşfini yaşayabilir bu küçük, yaramaz erkek çocuğu… Çektiği şeyin kokusunun mutluluğuna karışmasını izleyebilir. Yepyeni bir fenomen oluşturmasını, belki de kim bilir!

Kendisi bile bilmezken… Bu bilmeceyi çözmek çok garip, belki de çözüm bu bilmecede, aranan bilinmezlik, sonra dişinin tamam erkeğimi buldum sesi ile irkilmesi ve erkeğinde kendisinin dişisini bulduğu düşüncesi, kim bilir gene bir birinden habersiz kurulan cümleler ve arayışlar, acılar, sözler…

Acı acıyı yoğururken ona bir şekil , anlam ya da fikir verirken… Şekillenme ile beraber yeni bir eser ortaya çıkar, diğer bir ifadeyle abide… Bununla gelen olgunlaşma, özünde buluşma… İşte acının türevleri ve ruha dokunması…

Beraber sonsuzluk yolculuğuna çıkmak, el ele tutuşup bir boşluktan başka bir boşluga göç etmek… Ama her saniyede her karede eller daha da sıkı sarılır, sonra kolların buluşması ve bedenin sarılması ve sonrasında tek bir bedende buluşulması…

Yeter Demir

Konuk Yazar
Konuk Yazarhttp://www.felsefehayat.net
Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız makalelerinizi themetallords@hotmail.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayımlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Küçük Günışığım

küçük günışığım sensiz ruhsuzum gölgem bile yok sokaklarda küçük günışığım aşkımın bekçisi varoluşum sensiz anlamsızım nefes alamam tenin yokken küçük günışığım hayatım ellerinde ben seninim o yataktayken gezinen dudaklarım dokunan ellerim cennetini ararken ben hep seni düşlerim küçük günışığım bırakma sakın sensizken...

İnsanın Hikâyesi

Ölümü bir düş olarak görmüştük. Kışlara ve karanlığa sığındık ama hep soğuktu. Geleceği çoktan başlayan bir hikâye'ye gidiyorduk. uzun yolculuklar birikmişti içimizde. Oturup bağıra bağıra...

Merdiven

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak... Sular sarardı... Yüzün perde perde solmakta, Kızıl havaları seyret ki akşam...

Sen Yoksan Gülümsemem

Geldiğini hissediyordum. Bu konuda hiç yanılmamıştım. Sen de geliyordun hep, hiç aksatmadan. Sayende yanılmıyordum belki.Yanındayken ilgilenmediğin gibi acıta acıta yokluğumda ilgileniyordun benimle. İçimi acıtsa da...

Tarantino ve Şiddet

Quentin Tarantino’nun Filmlerinde Şiddetin Tezahürü Quentin Tarantino’nun filmlerinde şiddetin tezahürüyle ilgili senelerdir alıp yürüyen tartışma, genellikle şiddetin bir amaç mı araç mı olduğu çıkmazının üzerinden...

Bir İşkence Aleti: Aşk

Aşk, evrende karşılaşan iki ruhun (gönüllü olarak) karanlığa saplanmasıdır. Öyle ki her ikisi de bu karanlıktan çıkmak istemez ki bu karanlık, sadece içine almakla...

Yaz Babam Yaz!

Yaz babam yaz! Yaklaşık 15 sene olmuş yazmaya başlayalı, tam bir serüven! Yazdıklarım öyle böyle karalamalar değil, bu süre zarfında sağlam felsefi denemeler de ürettim....

Tellere Takılan Hayaller

Tellere takılan bir uçurtmanın hayallerle ilgisi olabilir mi? Avutan hayaller ne zaman bir engelle karşılaşsa hep hayat kötülenir. Peki insan? Suçsuz mudur? Hayatı sürükleyen ve...

Midemi Bulandıran Hayata Veda Etmek

Saat gecenin 1’i. Balkona çıkıyorum başımı gökyüzüne kaldırıyorum, puslu bir sokağın rutubeti doluyor içime. Yüksek apartmanların asık suratsızlığı ve soğuk görünüşü aldığım nefesin yavaşlamasına...