Bir şaheser; öteki şaheserler arasında sonsuzu simgeleyen melankolik bir güzellik. Hiçbir film hiçbir zaman hiçbir daha beni bu güçte etkilemedi. İntihar edecek olursam, son...
Toplumun bize sunduğu 'iyilik reçeteleri' aslında birer esaret zinciri mi? H. İbrahim Türkdoğan, Max Stirner ve Emil Cioran'ın izinden giderek, insanın içindeki 'peygamberi' öldürmesi...
Giriş (Ölümün Doğuşu)
“Enkidu bir vahşi adamdı, hayvanlar arasında bir hayvan.
Günün birinde bir kadın bir su kenarında onun karşısında soyundu
Ve o da karşılık verdi. O...
"Benim felsefem insanlığın ölümünü öğretir."
Varlık ve Hiç sorunsalı karşısında her filozof ve her düşünür nihilizmle hesaplaşmak durumundadır, kaçınılmaz bir durumdur bu. Bütün dinler ve...
"Kimiz biz?" sorusu, felsefenin en eski ama her gün yeniden doğan sorusudur. Heidegger, bu soruyu Hölderlin’in dizeleriyle birleştirerek bizi tarihin...
BEN
Kendi’mi özlediğim anlarda gölgem olduğumu biliyorum.
Kendimi özlemek değil, kendimi tüketmektir ruhumun istemi.
Ben ruhumu yaşayarak ölüyorum her gün biraz daha ve...
" Tanrım, nasıl katlanacağım? " dedi kadın.
Bu kadar şeyi göğüslenebileceğini zannederken canının acısından ölebilecek dereceye geleceğini sanmıyordu. Bu kadar ağır...
Sustu şehir, sokakları...
Saklanan gülüşlerle sunulan gülümsemeler,
Yabancılaştı şehir, sokakları...
Gökyüzü uyanırken kaçamadı maviliğinden
Denizlere nispet olmasa da
Anımsandı çoğu zaman yansıması.
nasıl da telaşlar biriktirmişiz,
hüzünlerini...
Krallar hiçbir şeyimi almazlarsa bana çok şey vermiş olurlar hiçbir kötülük etmezlerse yeterince iyilik etmiş sayılırlar bana. Bütün istediğim budur...
işgal ettiğim bu beden gereksiz bir sızı içinde
çarpık organların kusursuz cinayetleri
güneşten kaçan bir hayvanın vahşiliğinde
yıldızların ağıtlarını yazdım
yüzyılların üstüne
onursuz mevsimleri geride...
doğmadık henüz, doğamadık!
hissetmedik, hissedemedik …
nefes alıp vermedik.
bilmedik henüz, bilemedik!
bekleyin bizi;
gerçekle, umutla, inançla…
bekleyin, gelecek her yeni günde
ama en çok aşkla…
doğmadık henüz...
'Yazma' ve 'Arınma' bağlamında burayı işgal etme hakkını kendimde bulabilirdim dolayısıyla oldukça cüretkar davranmak durumundayım —yazı izin verdiğince. Baştan söyleyeyim: yazmayan...
Boş bırakılmış topraklar, gübreli ve bereketliyseler, yüz bin çeşit otlarla dolar. Yararlı olabilmeleri için onlara kazma vuruyor, işe yarar tohumlar...
Ricoeur için "sonsuzluk", yaşamın ötesinde bir yer değil, anlatının (story) kendi içindeki anlam yoğunluğudur. Yaşamımızı "doğdu, düşündü, öldü" gibi lineer...