Dead Man: Kendi İçinde Yıkılan ve Çöken Bir Dünyanın Senaryosu

Bir şaheser; öteki şaheserler arasında sonsuzu simgeleyen melankolik bir güzellik. Hiçbir film hiçbir zaman hiçbir daha beni bu güçte etkilemedi. İntihar edecek olursam, son yapmak isteyeceğim şey, bu filmi izlemek olacaktır.

Kendi içinde yıkılan ve çöken bir dünyanın senaryosu; mâkinenin yardımıyla dinsel-ideolojik âhlâk tuzaklarıyla doğayı bastıran insanlığın çöküşü. Bayraklarında nefret ve ölümü simgeleyen, erk ve çıkar savaşlarıyla en değerli sanat eserlerini ve sanat insanını öldüren ümitsiz bir dünyanın resmi. Ve tuhaf bir mizah.

Dünyanın kıyısına geldin William Blake

Önünde diz çökülecek vahşi güzellikte bir doğa, şiirin ta kendisi: Poesis. Doğayla bütünleşmiş bir soundtrack: Lakonik ve melankolik, ayrıntılara zamanı olmayan sert ve ağır gitar motifleri, ölümü andıran donuk şeytan çehresi. Kalp ağrılarını çağrıştıran minimalist ses efektleri. Epik felsefi bir partisyon ve içsel coşkunun bu motiflerde boğula boğula dışa yansıması: Adım adım, işkenceyi uzatarak yaşanan ölümün müzikal resmi: Bir concerto morte.

Dünyanın kıyısına geldin William Blake, buradan sonra artık seni ilgilendirmeyecek dünya. Artık bir daha sevmeyeceksin, nefret etmeyeceksin, gülmeyeceksin, sevişmeyeceksin, öldürmeyeceksin; topraktan ayrılacaksın –sonsuza dek. Geldiğin yere, herkesin geldiği yere geri gideceksin, ardından izleyeceğim seni –yalnızlığın kanıtı olarak, evet, ben kanıtıyım yalnızlığın.

Ben, hiç kimseyim, bir hiç, bir hiçim ben; ailemi öldüren beyaz adamlar beni yanlarında büyüttüler, onların dilini bilen bir melez çocuk olduğum için öldürmediler, kafese koyup bütün Avrupa’yı gezdirdikten sonra okula bile yolladılar.

Kendi halkıma geri döndüğümde dışlandım. Bir “Xebeche” (“çok konuşan ama bir şey söylemeyen”) diyerek kovdular. Beyazlardan bana miras kalan tek şey; ruhumun kıvrımlarını renklendiren bir şair: William Blake. Bir Xebeche olarak insanlığın son resmini sunuyorum ya da bir son insan olarak William Blake’i armağan ediyorum ölmekte olan dünyaya:

Adım Blake, William Blake, şiirlerimi okudunuz mu?

Kimilerine güneş doğar, kimilerine zifiri karanlık –sonsuza dek. Masumiyetin hiç yaşamadığı bir dünyada yaşıyorsunuz, bunu biliyor muydunuz? Hristiyanlığın on emrini ve her dinin her buyruğunu ve her düşüncenin egemenliğini yıkmadan masumiyetin var olamayacağını söylüyorum sizlere.

H. İbrahim Türkdoğan

POPÜLER BAŞLIKLAR

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

İki Bilinmeyenli Bir Denklem

Her şeyin anlamını arıyordum doğduğum günden beri. Kendi benliğimin, kendi varoluşumun temel nedenini. İnsan çok sorgulayınca galiba deliriyordu bu hayatta. Bende çok sorgulamıştım. Bir...

Merdiven

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak... Sular sarardı... Yüzün perde perde solmakta, Kızıl havaları seyret ki akşam...

Ruh Hastası

yapacak bir şey yok! kelebekler düşünüyorum gününden bir gün fazladan uçuşan güller düşünüyorum dikenleri şefkat akıtan yıldızları görüyorum odamın tavanında hayatıma giren kadınları düşünüyorum. hepsi ''RUH HASTASI'' Neyzeni düşünüyorum derdini anlatamadığını biliyorum anlayamazlardı istemezlerdi simit yemeyen martı memesi olmayan...

Bencil, Egoist

Kendi odana kapanırsın.. Dünya bile büyük gelir artık. Kendi dünyan bile büyüktür artık.. Odan da büyük gelmeye başlar, çektiklerinden sonra.. İçine kapanırsın. Senin içine kapanman...

Türkiyeli Bir Filozof: Sakallı Celal

1886-1962 yılları arasında yaşayan Sakallı Celal, 2. Abdülhamid dönemi Bahriye Nazırı Amiral Hüseyin Hüsnü Paşa'nın oğludur, Galatasaray Lisesi'nden 1907 yılında mezun olmuştur. Sakallı Celal namıyla...

Babil Tanrıları

Kralın kudreti sadece yasalar ve soylular tarafından değil, rahipler tarafından da kısıtlanmaktaydı. Teknik olarak kral, tanrının şehrinde bir vekilden ibaretti. Vergi tanrının adına toplanır,...

Modern Kozmogoni

Kadim dönemde filozoflar tanrı, evren ve insan konularını birlikte ele almışlar, doğayı bütünsel bir bakışla yorumlamaya çalışmışlardı. Tanrı, evren ve insan konularını birlikte ele...

Tarih

"Kişi yaşadığı çağı gereğince bilemez" görüşü pek de yabana atılır bir görüş olmasa gerek. Neden derseniz, tarih, ayıklanmış, düzene sokulmuş bir olaylar bütünüdür; başka...

Varoluşçuluk

Önde gelen Fransız varoluşçu filozof Jean Paul Sartre, 1905’te Paris’te doğup 1980’de aynı şehirde öldü. Felsefe ve ortaokul öğretmenliği eğitimi aldı ancak çağının ana...