Satanizm Dosyası

Antik Mısır çok tanrılı din ve mitolojisi ve Antik Roma-Yunan inanışında bulunan ve temelini bu kadim inanışlardan almış güçlü bir akım olan Satanizm, tüm yaşamsal köklerini, kendi gerçeğini içten içe negatif bir daire içine hapsetmekle devam ettirir. Satanizmi güçlü kılan onu yaratan dinlerin ve inançların kendisidir. Bu yüzden Satanizm, zaman zaman, çok büyük güç elde etmiş ve inançları neredeyse yenik düşürmüştür.

Satanizmi kısaca, dinlerin kendi zaaflarından doğan, hata gösterici bir inanç sistemi olarak bilmeliyiz. Satanizm, kendine has antiklerikal (din aleyhtarı) bir tepkiyle, sivil bir ekolü de simgeler. Bu yönüyle elitist bir din veya akım olarak da adlandırılabilir. İçerdiği hiyerarşik değerler ve dayandığı köken bakımından hem bir ruhaniliği, hem de eylemselliği savunur.

Satanizm bu yüzden pasif bir yapıyı kabullenmez. Satanizm kendi içinde devingen ve değişken bir yapıyla sürekli evrilir, çünkü gücü, bu sayede bulacağını bilir. Tabii ki bazı kökleri sabittir ama çok parçacıklı – kompleks yapısını da unutmamak gereklidir.

satanism and egyptian

Satanizmin en büyük düsturlarından biri de “güçlü ve büyük olmak” için her yolun mubah olduğudur. Değişim, evrim ve ayak uydurma derken bundan bahsediyorum. Bu özellik aynı zamanda Satanizmin ne kadar eylemsel bir din olduğunu da ortaya koymaktadır. O, antik kökeniyle ve içerdiği kadim değerlerle bugüne ayak uydurmayı bir yetenek sayar ve buna göre davranmaktan asla kaçınmaz.

Anton Szandor LaVey, Şeytan Kilisesi’ni kuran Amerikan okültist

Aristokrat Yapı

Şurası kesindir ki herkes Satanist olamaz, çünkü bu öğreti, herkesi kapsayan bir sürü ideolojisini içermez. Bu inanışın içerisinde olan insanlar topluma ve toplum ahlakına uyum göstermezler, onların kendi hiyerarşisi ve disiplinleri vardır bu da aristokratik yapıdan kaynaklanır. Örneğin; ritüel ve inandığı değerleri hesaba katarak, Satanizmin karakteristiğini ortaya koyabiliriz. Nihilizm, Paganizm, Nazizim, Pragmatizm, Perspektivizm, Okültizm, Solipsizm, Anarşizm gibi okul ve disiplinlerden beslenir. Ve bu sayılanların kaynağını da yine karanlığın ve Seitanın değerlerinde bulur. Satanizm, bu yüzden aristokrat bir hiyerarşiyi ve kültü kendisinin koruyucusu olarak görür.

Negativin Türevleri ve Kültler

Bafomet, Belial, Azazel, Diábolus, Şetane, Samael, İblis, Satan, Mephistopheles… Hepsi negatif gücün isimleridir, yani türevleridir. Satanizme göre iyi ve kötü anlayışı yanlıştır çünkü her insan bulunduğu zekasal konuma göre her şeye bir değer vermektedir. Birisi için yanlış olan diğeri için doğru olur, bu yüzden iyi ve kötü isimler konumlanır. Kimi İbranice, kimi Arapça, kimi Latincedir. Ama hepsinin ortak kaygısı, yıkıcı, zeki, muhalif ve özgürlüğüne düşkün, asi “kaos kültü”nün ta kendisidir. Bu tarz kadim inanışlara meyilli olan Satanizm Öğretisi, tarihteki Nihilist ve çok tanrılı dinlerin putlarına ve yadsınan, unutulmuş tanrılarına büyük önem atfeder ve onlardan feyz alır.

Kaos, Satanizme göre bir direnişi ve gücü simgelemektedir. Var olan değerlere ve düzene karşı geliştirilmiş sistematik bir isyanı dile getirmektedir. Hıristiyan’ca düzenlenmiş ve tamamen yozlaşmış bir dünyayı yeniden tasarlamak ve bunu tamamen dışlanmış, antik, karanlık değerlere göre yapmak… Satanizmin tek dileği budur. Kaos kültü, Satanizmde çok vahim bir konudur; mevcut ahlak değerlerine göre daha güçlüdür ve insanı kendine dönmeye zorlaması açısından da bir yenilenmeyi ve tazelenmeyi sunar.

Satanizmin Cazibesi

Tek kelimeyle güçlü ve farklı hissetme… İnsana verdiği kendine güven duygusu ve korku tanımazlık; Satanizmin sağladığı en güçlü fenomenlerdir. Dış dünyaya ve ifadenize yansıyışı ise, “kendi içinde bir dünya yaratma gücünü bulmaktır. İşte tüm vurgu budur ve hayata sataşmaktan korkmayan birey ya da özne, hep bunu ister aslında ve bu Satanizm de kesinlikle mevcuttur. Güç budur! Büyük olma iradesi gibi güçlü içgüdüler, Satanizmin içinde yuvalanan birçok avantajdan en çekici olanlarıdır.

Satanizm ve Metal Müzik Kardeşliği

Bilindiği üzere Rock Müziğin ya da onun uzantısı olan Metal Müziğin çıkış noktası popüler şeylere bir tepkiden ibaret. Bunların arasında, siyasal düzen, müzik, din, gündelik yaşantı vs gibi şeyler sayılabilir. Satanizmin popüler olan şeylere, ne kadar kin beslediği herkesçe aşikârdır. Bu açıdan Metal Müzikle ortak bir potada buluşabilmiş olması hiçte garip değildir. Çünkü Metal Müzik, hem sound olsun hem de dayandığı tarihsel miras bakımından Satanizmle aynı kaygıları paylaşmaktadır. Ama şunu da belirtmeliyiz ki Satanizm kesinlikle Metal Müzik öncesine ait bir kültürdü ve buradan şunu söyleyebiliriz:

Satanizm Metal Müziği, geniş kitlelere ulaşma ve bu kitlenin özlemlerini dile getirmede bir araç olarak kullanmıştır. Kısacası Metal Müzik, Satanizmin bir uydusu olarak onu yüceltmiş, kitlelere tanıtma ve sevdirme rolünü üstlenmiştir.

Sonuç

Satanizmin ne olduğu epeyce tartışmalı bir konudur ve aslı itibariyle epeyce eski inanışlara ve ritüellere dayanır. Bu bağlamda Satanizmi salt olarak “Şeytanın Öğretileri” şeklinde özetlemek yanlış olacaktır. Çünkü Satanizm de başat değer Şeytan ya da Kötülük gibi görünse de asıl aktör ve kötülüğün ya da her şeyin yaratıcısı insandır. Satanizme, hümanist bir proje edasıyla -sadece Kaosu değil aynı zamanda tüm kaosun mimarı olan- insana ve onun yarattığı değerlere tapınmaktır diyebiliriz. Bu yönüyle Satanizm, ne göründüğü kadar basit ne de o kadar sığ bir kültürdür.

Can Murat Demir & Ave Ate Maledictum

POPÜLER BAŞLIKLAR

4 YORUMLAR

  1. Yahu kardeşim söylemeyeyim diyorum ama zorla sinirlendiriyorsunuz adamı! Heavy metal dünyadaki adaletsizliğe, vahşete, ayrımcılığa ve kötü olan ne kadar eylem varsa bütün bunlara karşı direnen küresel değil evrensel bir isyandır. Bunun satanizmle ne alakası var şimdi. Sizin şu anda tek yaptığınız satanizm denen lanet olası inanç yüzünden heavy metali bütünüyle kötülemeye çalışmak! Çok rica ediyorum lütfen iyiye ve doğruya yönelmeye çağıran müziklerle aşağılık insanların çığlıklarını birbirine karıştırmayın!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Tartışmalı Kitap Nihayet Türkçede

Jean Baudrillard'ın çağdaş sanatın varlık nedeninin kalmadığını ilan ettiği tartışmalı kitabı 'Sanat Komplosu' İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. 'Jean Baudrillard, 1996’da Sanat Komplosu’nu yayınladığında, artık çağdaş sanatın varlık nedeni kalmadığını ilan ederek sanat çevrelerinde büyük bir skandala yol açtı. “Sanat, bayağılığa, atıklara, vasatlığa, değer ve ideoloji diye el koyuyor,” diye...

Hegel: Diyalektik, Çelişki ve Bütünlük

Diyalektik düşünme tarzının merkezinde olan, kavrama anlam kazandıran ve böylece bir çerçeve çizen çelişki kavramıdır. Çelişki kavramı her durumda bütünlüğü düşünme ve kurma çabasından doğmuştur. Çelişkiyi düşünmek ve çelişkiyle düşünmek mümkün müdür? Soruyu daha keskin bir şekilde sormak da mümkündür: Diyalektik yöntemi kendisine temel edinen filozofların iddia...

Yoksun Biliyorum! II

Ölümsüzlüğü değil, ben sadece seni istedim. Şimdilerde ölümü dileniyor ruhum ve her yanımdan sarkan yalnızlık buzulları, üşütüyor kimsesiz bedenimi... İşte sana bir erkeğin yalnızlık ritüeli... Karanlığın ardı sıra yürürken sen nerelerdesin? Söyle sabah yıldızım, yine hangi geceden kaçarken unuttun beni, hangi gökyüzünde kaybettin gündüze hasret yüreğimi... Evet,...

Seri Katiller Neyle Beslenir?

Yaklaşık 2 yıl önce kaleme aldığım Seri Katiller ve Sıradışı Psikolojileri adlı makalem epeyce beğenilmişti hatta Google'da hatırı sayılır bir yer edinmeyi bile başarmıştı. Düşündüğümde fark ettim ki seri katiller hakkında Türkçe yazan çizen sayısı yok denecek kadar az. Ben de dedim ki bir tane daha yazayım,...

Bağımlılık Hikayesi

Peki ya bağımlı olmak. Bu bir hastalık. Bağımlı olmak kendi varlığını reddetmek, kendini yok saymak. “Onsuz yaşayamam” tümcesi de bu durumun iğrenç yansıması. Kişi kendini sevemediğinde , kendine gösteremediği sevgiyi de sevdiği kişiye bağışlar. Sonuçta karşıdaki kişi bu yoğun sevgiden sarhoş olur, şımarır, kendini dünyanın tam da ortasında herkesin hayranlığının...

Avcının Akşam Şarkısı

Yürüyorum kırda sessiz, yabanıl Elimde tüfek sürüne sürüne; Gözlerimde senin ışıklı yüzün, Tatlı hayalin gülümsemede. Gezmedesin sen şimdi, sevimli Kırlar içinde vadilerde; Ah, benim uçup giden hayalim Bilmem görünür mü sana bir kere? Görünür mü yaslı gamlar içinde Diyar diyar gezen bu hayal sana? Yanında ayrı düştüğü için Yürür giderken ufuktan ufka. Yalnız seni kurar, seni görürüm Yüzün sanırım bakınca...

Tabut Dolusu Baba

kaba saba bir kasabada şah damarına rüyaların indiği uykulardan dört nala bir çığlıkla yetiştim hayata fiyakalı bir yolun başında ben vardım babamsa namert bir kalple varamadığım sonunda çığlık gibi cüssesiyle küçük, küçücük bir tepeciğe omuz vermişti çoktan bilmezdim insanı kendine döndürenin ve kendine öldürenin bir tabut dolusu babadan ve kızlık soyadıyla başbaşa kalmış bir anneden...

Güneşin Oğlu

Bu gezegende doğdukları günden bu yana bağlandıkları bir öğreti için cinayeti mantıkla ya da âhlâkla meşrulaştırmaya çalışan milyonların benim ruhumda bir sineğin vızıltısı kadar yeri vardır. Bir sineği bir insandan aşağıda görmüyorum ve bir insanı da bir sinekten yüksekte görmüyorum. Türlerin çatışması doğada karşılaşılan ilk çatışmadır, son...

Düşmek, Delilik ve İnsan Üzerine

Delilik, bazen veya çoğu kez bir yükselmenin alçalmış halidir. Atom gibi her şekle bürünebilir. Peki, delilik bir uçma eylemi midir? Hayır, bana sorarsan değildir ancak hem kaçaktır hem de çığırtkan ve insanın da en eski yoldaşıdır. Gerçeklerin yolunda ilerlerken sizi sık sık ziyaret eder ve geldiğinde gitmesi...