Cronenber Sineması belki de kimsenin üzerinde durmadığı ücra bir sinema tekniği olarak görünse de bence sinema tarihinin en uçtaki örneklerinden birisini temsil ediyor. Her ne kadar özgün olsa da tamamen kişisel kaygılardan yola çıkan Cronenberg filmleri bana hep şunu düşündürmüştür: Gayri ciddi bir üslup, sıra dışı cisimler ve kesinlikle fazlasıyla kan ve et… Evet Cronenberg Sineması, fazlasıyla etçildi ve teknolojik bir ironiyi de bünyesinde barındırıyordu.

David Cronenberg

Etçildir! Çünkü Cronenberg, seyirciyi karakterler üstünden değil de daha çok ete kemiğe bürünmüş hayali yaratıklar üzerinden düşündürür. Buna örnek olarak Fly“, “Naked Lunch gibi filmler verilebilir. Bunlar genelde fazla gelişmiş yaratıklar ya da cisimler olup hemen hemen hepsi insan zekasının birer ürünüdür. Cronenberg filmlerinde bu nesneler hep baş belası olmuştur. Bahsi geçen Fly örneği, genç bir bilim adamının git gide bir kobaya dönüşerek bir sineğe evrilmesini konu edinir. Bunun örnekleri saymakla bitmez. Bir diğer Cronenberg filmi olan Scanners da da aynı şey söz konusudur. Pisişik güçleri olan insanların toplumda yarattığı kaosu anlatmaya çalışan Cronenberg bunu yaparken etrafta uçuşan beyin parçalarını ve savrulan kan zerrelerini tercih etmiştir. Traji-komik bir mizansen vermeye çalışan Cronenberg, teknolojik gelişmenin ve bilimin insanlığı nasıl tehdit ettiğini kendine has yöntemiyle vermeye çalışır. Bu yokoluş ve kaos fikri ona göre hem eğlenceli hem de trajiktir.

Fazlasıyla teknolojik unsurları kullanan ve hep bu yönde göndermelerde bulunan,zaman-mekan kavramını farklı bir yönden ele alan tarzıyla Cronenberg, Hollywood’da postmodern bir anlayışı da temsil eder. Onun filmleri kesinlikle bu dünyaya ait değildir, bu yüzden bilim – kurgu-gerilim öğeleriyle beslenir. Bu noktada daha da anlaşılmaz bir hal alan Cronenberg, herkese hitap etmez aksine absürd bir dünyanın azınlığına seslenir.

naked_lunch_mugwump
Naked Lunch

Cronenberg gerçekten de farklıdır ve kesinlikle yaratıcıdır. Bu yönüyle Cronenberg, belki biraz tatminsizlik yaratabilir. Çünkü filmlerinde insan kavramı üzerinde durmaz, daha çok onun geleceğinin tasvirini yapar ve bu aşamada insanı değil, teknolojiyi ve bilimi başat tutar. İşte bu anlayışı yüzünden Cronenberg bazılarına göre kategorize edilemez türde filmler çekmiştir.

Cronenberg asla kolay bir sinemacılığı tercih etmedi. Özgün fikirlerin cirit attığı bir üslubu benimsedi. Konuşan daktilolar (Naked Lunch-1991), sineğe dönüşen bir adam (Fly-1986)... Onun hayal dünyasının birer ürünüdür. Etkileyicidir, görkemlidir ve uçlarda bir sinema anlayışıdır.

Hemen hemen tüm filmlerini izlemiş biri olarak Cronenberg sineması hakkında şimdilik söyleyebileceklerim bunlar… Belki biraz kendini tekrar eden bir görünüme sahip olsa Cronenberg Sineması, Hollywood’da bir ilkin temsilcisidir.

Filmografi
Transfer (1966)
From the Drain (1967)
Stereo (1969)
Crimes of the Future (1970)
The Victim (1974)
Shivers (1975)
Rabid (Kuduz) (1977)
Fast Company (1979)
The Brood (1979)
Scanners (1981)
The Dead Zone (Kör Nokta) (1983)
Videodrome (1983)
The Fly (Sinek) (1986)
Dead Ringers (Ölü İkizler) (1988)
Naked Lunch (Çıplak Şölen) (1991)
M.Butterfly (film) (1993)
Crash (Çarpışma) (1996)
eXistenZ (VaroluŞ) (1999)
Spider (Örümcek) (2002)
A History Of Violence (2005)
Eastern Promises (2007)

Can Murat Demir

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.