Felsefehayat.net yazarlarımızdan İsmail Topçu’nun ilk romanı “Düşünbaz” çok yakında raflarda.

Yaklaşık bir yıldır felsefehayat yazar kadrosunda yer alan İsmail Topçu ilk romanıyla okuyucu karşısına çıkıyor. Sayfamızda post-modern üslupta psikolojik kısa öyküler üreten Topçu, ilk kısa öyküsünü 2016 yılında FH okurlarıyla buluşturdu. Oldukça ilgi gören öyküleri git gide daha profesyonelleşen bir üslupta okuyucuyu derinden etkilemeyi başardı. Bir yıl gibi bir sürede 16 öyküyü okuyucuyla buluşturan yazar, “Düşünbaz” ile yepyeni bir yola giriyor.

Topçu, ilk romanı “Düşünbaz”da kendi çizgisinden inatla ödün vermiyor, hayat ve varoluş kıskacındaki insan olgusunu incelemeye devam ediyor. Çok yakın bir zamanda raflarda yerini alacak olan “Düşünbaz” oldukça güçlü ve ilgi çekici bir metine benziyor: Yazar, delilik, tanrı inancı, yalnızlık, varoluş üzerine bizi düşünmeye çağırıp, delilik denilen o ince çizgide yürümeye davet ediyor. Bunu yaparken hastalıklı bir takım duygulara da vurgu yapan Topçu, geleneği bozmayarak psikolojik roman öğelerine bolca yer veriyor.

Felsefehayat olarak İsmail Topçu’yu tebrik ediyor, sizleri kitabın tanıtım yazısıyla başbaşa bırakıyoruz, herkese keyifli okumalar…

Kitabın Tanıtım Yazısından

İnsanı beyninin içine hapseden şey bir düşünce midir yoksa kendi elleriyle kendini teslim ettiği hayalleri mi? Bir girdabın içine neden atılırız ki? Neden korkarız ki özgürleşmekten?

Düşünbaz ile tüm bu sorulara cevap ararken buluyoruz kendimizi. Köhne bir apartman dairesinde başlayan yolculuğunda; gerek uyumsuzluğu, gerek yalnızlığı, gerekse de cinsel tercihi ile işlemekte olan sisteme dahil olamayan Nejat’ın var olma mücadelesine tanıklık ediyoruz.

Bu hikaye kontrolünü yitirmek üzere olanların, deliliğin kıyılarında dolaşanların, tabularını yıkmaya çalışanların ıstırap dolu ancak bir o kadar da azimli hikayesidir. Sende bu hikayeye ortak olmak ister misin sevgili okuyucu?

BONUS

O kadar açmazın içinde, bir başıma, bir şeyleri değiştirebilmek için o kadar çok çırpınmama rağmen, hiçbir şeyi, hiç kimseyi değiştiremiyorum. Hiçbir şey, hiç kimse de beni değiştiremiyor. Sanırım bu döngü böylece hem beni, hem de diğer insanları topyekün bir düzenin içine hapsediyor. Öyle ki; sınırları tel örgülerle çekilmiş bir yarım ada da nefes dahi alamaz duruma geliyorum. Kimse elimden tutmuyor sevgili Küllük. Sanki içi kederle dolu bir çukurun içindeyim. Tek bir el tutuşun bile yeterli geleceğini hissediyorum. Fakat etrafımdaki eller kırılmış gibiler, bu dünyadan göçüp gitmiş gibiler. Yoklar. Belki de daha önce hiç var olmadılar. Yalnızca varmış gibi yapıyorlar. Bilemiyorum.

İsmail Topçu Kimdir?
1985 İzmir doğumlu. İlk ve orta dereceli okulları Karşıyaka’da okudu. Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü mezun. Yazın hayatına lise yıllarında şiirle başladı. Ulusal edebiyat dergilerinde öyküleri yayınlandı. “Monolog Yalnızlık” adlı roman, “Kaburga” adlı öykü kitabı ve “İçimdeki Fil” adlı şiir kitabı denemeleri oldu. Ancak bu kitaplar henüz okurla buluşmadı. Şu an edebiyat dergilerinde ve felsefehayat.net’te yazarlık yapıyor.

CEVAP VER