Yüce Bilginin Tekrar Verilişi

Djwal_Khul_kucuk.felsefe

Aşağıda, Djwhal Khul tarafından, beşeriyetten kadim zamanlarda geri alınan Yüce Bilgi ve O’nun tekrar verilişinin getireceği olumlu sonuçlar açıklanmaktadır. 

Önemli bir husus da, bu Yüce Bilgi, ‘sentez edici’ özelliğine sahiptir ve günümüzün en büyük ihtiyacı da bu tür bilgidir. Gezegensel Hiyerarşi’ye dahil olan Varlıklar, Dünya Rabbi’nin İradesi’nin ve O’nun kanalıyla da Güneş Rabbi’nin İradesi’nin beşerî varlıklara, devalara ya da meleklere aktarıcıları olarak faalîyet gösterirler. Her gezegensel düzen, Rabbe ait bedenin içerisindeki bir merkezdir ve bir tür enerjiyi ya da gücü ifade eder. Her bir merkez, kendine özgü güç türünü, üçlü bir tarzda gözler önüne sererek ifade eder ve böylece, evrensel olarak, tezahür hâlindeki üç veçheyi üretir. Beşinci [spiritüel] âleme girenlerin eriştikleri en yüce anlayışlardan biri de, kendi Dünya Rabbimiz’in kapsadığı o kendine özgü enerji türüne ilişkindir.

Bilge kişi, bu beyan üzerinde iyice düşünmelidir, çünkü bu beyanı bugün dünyada görülebilen çok şey hakkında ipucu vermektedir. Sentez yapmanın sırrı kaybolmuştur ve beşeriyet, daha öncel; sikluslar sırasında kendisinin olan ve gezegensel düzenimizin gözler önüne sermesi gereken enerji türünü açıklayan bilgiyi tekrar «linince (beşeriyete merhamet edilerek, Atlantis zamanında bu bilgi elinden alınmıştır), dünya sorunları da kendiliğinden yerlerine oturacak ve dünya ritmi dengelenecektir. Bu henüz gerçekleşemez, çünkü bu bilgi tehlikelidir ve hâlihazırda bir bütün olarak beşerî ırk, grup bilincine ulaşmış değildir.

Bundan dolayı da grup adına çalışması, düşünmesi, program yapması ve faaliyet göstermesi kendisinden beklenemez. Beşeriyet henüz nefsanîdir ama, bu hususta hayal kırıklığına da gerek yoktur. Grup bilinci, daha şimdiden, bir hayal olmaktan çıkmış, bu arada ‘kardeşliğin’ ve getirdiği yükümlülüklerin kabûl edilmesi de her yerde beşeriyetin bilincine nüfûz etmeye başlamıştır.

İşte, kardeşliğin gerçek anlamı’nı beşeriyetin gözleri önüne sermek ve beşeriyetin içinde, herkeste gizil hâlde bulunan o ideale karşı bir yanıtın gelişmesini temin etmek de Işık Hiyerarşisi’nin vazifesidir.

(Tebliğ Yayım Tarihi: 1922)
Djwhal Khul
Bedri Ruhselman, Bilgi Çağı Önderi‘nden alıntıdır.

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

OMÜ’de Dünya Felsefe Günü Etkinlikleri

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Felsefe Topluluğu tarafından Dünya Felsefe Günü Etkinlikleri düzenlendi. Atatürk Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen etkinliklere; Rektör Prof. Dr. Hüseyin Akan, Rektör...

Biricik’in Tanımı

Max Stirner’in Der Einzige und sein Eigentum (Biricik ve Mülkiyeti - yazı boyunca BvM diyeceğim) adlı eserinin yayınlanmasından (1844-45) kısa bir süre sonra BvM’ne...

Diğerkâmlık

Neşet Ertaş için Bozkırın tezenesi demişti, Yaşar Kemal, sesine bakarak, sazına bakarak. Sesle saz birleşik bir üsluptur halk müziğinde; özgünlük ordadır, aşkın tavır, aşkın...

Gerçeğin Rüyası

Son duyulan sesler... İnleme sesinden farksız olan çağrışımları andırıyordu... Uykular çok derindir ve uykularınızın her saniye değişen sessiz titreşimleri bilmediklerinize davetiye yollamaktadır. O an sağar, kör...

Felsefe Dersi No:1 Tanrı Kavramı Üzerine

Dünya üzerinde toplam 4 bin 300 din ve mezhep bulunuyor. Hepsinin de birer tanrısı var. Kimisi Rab, kimisi Allah kimisi de Kral diye sesleniyor...

Kum Güzeli

En elde edilmemiş şiirdin sen. Kuşluk vakti yazılanlardan… Bıkkın bir rahibin, bir sabah, yorgun bir vezirin akşamın alacakaranlığında muhtemelen yazacağı… Masadan doymadan kalkmış gibi...

Kumarbaz Ruhumun Tövbesi

dünya bazen ağlamaklı dürttü beni makyajı akmış bir fahişeyi uykusundan uyandırır gibi akıttı üzerime biriktirdiği nefreti hayat her seferinde aklımı çelip gitti soluksuz bir adamın son isteğini terk...

Dolunay İnsan Davranışlarını Etkiler mi?

İnsanlar arasında bu inanç oldukça yaygındır. Hatta birçok ülkede polisler ve hastanelerin acil servis personeli, dolunay oluştuğu zaman işlenen suçların, intiharların, trafik kazalarının daha...

Ünlü ve Müziği Hakkında

Grup Ünlü ve müziği hakkında birkaç kelam etmek istedim. Ne zamandır müzikle ve gruplarla ilgili bir şeyler karalamamıştım ki müzik benim hayatımda çok büyük...

Gerçeküstücülük ve Türk Edebiyatı

Gerçeküstücülükten ilk söz edenlerden biri Mehmet Behçet Yazar. Yazar'ın Genç Şairlerimiz ve Eserleri (1936) adlı yapıtında Dada ve sürrealizm akımlarına değinilmiş, belirli bir tanımlama...

Öldürme Tehlikesine Karşı

Öldürme tehlikesi karşısında Julius Caesar'ın tuttuğu yol bence tutulacak yolların en güzeliydi. Önce hoşgörürlük ve tatlılıkla düşmanlarına kendini sevdirmeye çalıştı; hazırlanan suikastları öğrenip, bunlardan...

“Kaburgadan Yaratılmamışlar İçin” Pipo İçen Kadınlar

Klaros Yayınları etiketiyle yayımlanan Pipo İçen Kadınlar yazarın ilk öykü kitabı olma özelliğini taşıyor. Toplamda 12 öyküden oluşan ve her öykünün bir kadın kahramanın...

Tuhaf Dergi, Ağustos Sayısıyla Bayilerde!

Türkiye’nin önde gelen edebiyatçı, müzisyen ve gazetecilerini bir araya getiren Tuhaf Dergi, ağustos sayısı ile bayilerdeki yerini aldı! Kapağında okurlarını, İngiliz edebiyatının en önemli...

Şiirin Öznesi, Poetika ve Kendindenlik

Şairin poetikaya olan gereksinmesi teknik mahiyettedir. Poetika şiirin/şairin daima yedeğindedir ve onun bir 'uzantısı' olabildiği sürece anlam kazanır. Bundan dolayı öncü poetikadan değil öncü...

İnsanlığa Çağrı: 25 Nisan 1950

Dünyanın yalnız maddî endişeler içinde büyük sür'aile korkunç bir karanlığa gitmekte olduğu asrımızda; maddeye, menfeate ve yokluğa tapan hotkâmca kör bir zihniyetin ilimden vicdanı ayırmayı...