Sen Yoksan Gülümsemem

Geldiğini hissediyordum. Bu konuda hiç yanılmamıştım. Sen de geliyordun hep, hiç aksatmadan. Sayende yanılmıyordum belki.Yanındayken ilgilenmediğin gibi acıta acıta yokluğumda ilgileniyordun benimle. İçimi acıtsa da güzeldi senin geldiğini bilmek. Belki başkalarının yanındayken de benimleydin. Benim elimden tutuyordun, bana gülümsüyor ve bana “sana aşığım” diyordun.Ve alkolden hatırlamadığın günlerde belki benimle sevişiyordun. Bir yandan hakaretler ediyor, bir yandan bırakamıyordun beni. Çıkartamıyordun
içinden. Bunun için ölmemi de istemiyordun.

“Daha acılarımı görecektin.”

Kabul ettim sevgilim. Sana acılarımı göstermeyi kabul ettim. Eğer öyle istiyorsan “olsun” dedim. Sadece ruhun benimleyken başladım acılarımı sana göstermeye. Sonra tamamen benim olduğunda (tekrar) devam ettim acılarımı göstermeye. Seninken acılarımı görmek içini yakacaktı sevgilim. Ve sensizken çektiğim acıların acısını böyle çıkaracaktım. Acılarımı görmekten mutlu olacağını düşünüyordum. Ve mutlu olman için elimden geleni yapacaktım.

Çünkü ben düşünürüm sevgilim.
Boşver, sen düşünme!

Artık öyle değil. Acılarım sensiz kalacak. Sen de acılarım olmadan yaşayamaya alışacaksın sevgilim. Acıyamayacaksın bana. Beni hep güçlü bildiğin gibi tekrar güçleneceğim. En azından senin gözünde acımasız, umursamaz ve aşksız olacağım sevgilim. Belki sende acıtacaksın canımı fakat bunu da bilmeyeceksin sevgilim. Hep yutacağım, hep özür dileyeceğim. Senin bana çektirdiklerin yüzünden ben senden af dileyeceğim, geçiştireceğim acılarımı.

Bir gün beni sever umuduyla değil, sevgim ve sonsuz güvenim yüzünden senden af dileyeceğim.
Ve sana acılarımı göstermeyeceğim.

Sen yine bir şeyler kaçıracaksın, gizleyeceksin. Ve ben bunlar için de senden özür dileyeceğim.
Çünkü; yanımda kalmana aşığım sevgilim.
Çünkü; beni güçlü görüp, senin kadının olabilmeye aşığım.
Çünkü; kadının olmanın verdiği hazla güçlü olabilmeye aşığım.

Yarattığın bize aşığım.
Sen yokken ben beni bile hissetmeyi özlüyorum.

Gitme artık sevgilim.
Hep kal olur mu?
Bir gün gidersen içime çektiğim sigara dumanından çıkan acılarımı değil gülüşlerimi göreceksin!

Mine Saka

Mine Saka
Mine Sakahttp://www.felsefehayat.net/
1994 yılının soğuk bir Şubat günü, İstanbul’da doğdum. Yalova Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği mezunuyum. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Konaklama İşletmeciliği lisans öğrencisiyim. Okumaya ve yazmaya tutkum çok küçük yaşlarda başladı. Yazı yazmak benim için özgürlüğün soyut boyuttan somuta boyuta geçişidir. Az konuşan çok yazan, gezelim – görelimci , hızlı karar veren, halinden memnun, çok Beşiktaşlı, biraz ağzı bozuk, biraz kırgın, en çok hırçın, biraz da Mine işte.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Yürek Söken Metinler

Onun parçalanmış bedenini gördüğümde, kanıyla susuzluğumu giderdim ve öyle bir kahkaha attım ki, ağzımdan saçılan tükürükler tanrının yüzünü ıslattı… Katil olarak doğdum. İlk yüzyıllarda, sokaklardaki...

Niyazi Bey

Dış görünüşüyle herkesi imrendiren, içinde oturanın zengin bir adam olduğu anlaşılan, dışarıdaki çimleri bir bahçıvan tarafından düzgünce kesilmiş, çiçekleri özenle yetiştirilmiş iki katlı bir...

Karanlıktakiler

Karanlıktakiler bir Çağan Irmak filmi. Ruh hastası bir annenin ve oğlunun birlikte hayatı nasıl paylaştıklarını gözler önüne seriyor. Bir eski konak, bir anne ve...

Şiirsel Avuntular

gece ve şehir aşklarına inat, yalnızlığı anlatır. günü aydın yapacak olanın bir çift göz olduğu bilinir. zamanın akıp, akmaması varlığıyla ilişkilidir. her sokak ona aittir. renkleri, sesleri, tüm izleriyle… yani nereye gitsen...

Geçmişin Geleceğe İhaneti

... Var olan gerçekler var olacak gerçeklerin teminatı olmamalıdır. Geçmiş oldukça karmaşık bir yerdir. Var olan gerçeğin değişmesi, geçmişin biz de bıraktığı yaşantıyı alıp gider....

Bir Agnostiğin Savunması

Sir Leslie Stephen. Edebiyatçı ve filozof olan Sör Leslie Stephen (1832-1904) Cambridge’de rahiplik okulunda matematik dersi ve ara sıra vaazlar veren bir öğretim üyesiydi....

Bütün Yolculuk Boyunca Hasret Ayrılmadı Benden

Bütün yolculuk boyunca hasret ayrılmadı benden gölgem gibi demiyorum çünkü hasret yanımdaydı zifiri karanlıkta da Ellerim ayaklarım gibi de değil uykudayken yitirirsin elini ayağını ben hasreti uykuda da yitirmiyordum Bütün...

Silüetler

Siluetler, gölgeler ve hayatın o keşmekeşi… Yanılsamaların izdüşümü… Hangimiz düşündü kendi gölgemizden korkmamız gerektiğini ya da hayatı kaçınılmaz kılanının aslında hayaletlerimiz olduğunu? Biz gölgelerden bir...

Kendini Acındırmak

Kendimi kaptırmamaya çalıştığım çocukça, yakışıksız bir duyumuz vardır. Dertlerimizle dostlarımızı acındırmak, kendimize vah vah dedirtmek. Başımıza gelenleri büyütür, şişirir, karşımızdakini ağlatmak isteriz, neredeyse. Başkalarını kendi...

109. Doğum Gününde Sabahattin Ali

"Benim bu insanlara ne lüzumum vardı? Beş on kuruş ekmek parası için bana tahammül edilebilir miydi? İnsanlar birbirinin maddi yardımlarına ve paralarına değil, sevgilerine...

“Aşka Övgü” Aşkı Yeniden İcat Etmek

‘Aşk nedir?’ sorusu, felsefecilerin, daha da ötesi felsefe tarihinin en belalı sorularından biridir. Bu bağlamda bu meşhur sorunun cevabını, ne felsefeciler, ne mistikler, ne...

Felsefe Açısından Fizik

1. Felsefe ile Fizik Arasında Bir Bağ Olmadığına İnananlar Fizik'ten felsefe'ye yaklaşmak, fizik-felsefe arasındaki ilişkilerin ancak bir yönünü görmeyi sağlar. Az önce izlemeyi denediğimiz bu...

Paris’te Antik Eserler

Yunan sanatkârlarının yarattıklarını bir Fransız elde silah alıp götürebilir. Paris'in göbeğine, Seine nehrinin yanına; Eline geçirdi bu anıtları parlak, Saray gibi muhteşem müzelere koyarak, Gösterebilir şaşkın bakan vatandaşlarına! Fakat bu...

Mutluluk ve Rüya

Sen ikimizi rüyada çok gördün Beraber mihraba erdiğimiz gün, Kendini gelin, beni de damat. Uyanırken onca aldım ağzından, Beklenmedik andı işte o zaman, Alabilindiğince öpücük, vuslat. En içten mutluluk, duyduğumuz...

Mutlak ve Berisinde Kalan

Mutlak kelimesi talâk fiilinden geldiğine göre kayıt ve şarttan kurtulmuş, muayyen olmayan anlamına kullanılıyor. A'yn fiilinden gelen muayyen kelimesinin antonimi olduğuna göre, belirlenemeyen anlamına...