Hissiyatın Retoriği: Manevi Fragmanlar

Gerçek, henüz işlenmemiş bir cinayettir.

İnsan ise bir tahayyül. Zira, bu hayali gerçekleştirecek olan yine kendisidir. Bu yüzden bir mucizeyi bekliyoruz. Kim bilir!
Şeytan, insandır. Bazen de insan melektir. İnsan, her kılığa girebilen nadir yaratıklardandır. İnsan tuhaf bir mahluk. Kendisini yaşayamayan, bedbaht…

İnsan, ölü olduğunun farkında olmayan tek varlıktır. Bedeninin canlı olduğunu sanır, bu prensip ile kendini avutur. Halbuki sefaletini ve aczini görse… Kendisinin ölüme terkedilmiş bir hayvan olduğunu görmeye gelecektir. Kendi kendisinin ilacı olan tek hastalıklıdır “İnsan”

Acı O’ndan gelir, fakat yine de O’nu arzularız. Neden?

Bu dünyada Yaradan’ı arayan kişiye putperest denir. İllaki taşa ota böceğe tapmasına gerek yoktur çünkü bu dünya bir sonuçtur. Sonuçları yaşayana hayvan denir. Sonuçlar putpereste göredir. Peki sebepler? Onlar kimin kontrolünde sizce? İşte asıl mesele bu. Asıl derdimiz burada Burada başlıyor. Sonuçlar mı yoksa sebepler mi? Sebepleri bilmek. O’nu hissetmek. İşte hilkatin asıl amacı budur. Hilkat hayvana yönelik değildir. O sadece ve sadece insan potansiyeline göre dizayn edilmiştir. İnsanın kaderi hilkattir.

Hayat, senarize edilmiş bir filmi gibi. Kimin nerede hangi zamanlama ile öleceği vs. her şey, aşikar…her şeyiyle önceden senarize edildiği için çok sıkıcı… İğrenç ve kokuşmuş. Bu sebepten onun içinde ona uyum sağlayan herkes de onunla aynı durumda.

Sinema sanatı gerçektir. Şimdiyi geçmişi ve geleceği gözler önüne serer. Ama bunu yaparken vak’aları ya da olguları gözümüze gözümüze sokarsa buna sanat ya da sinema denmez. Bu olsa olsa ajite içinde boğulmuş bir propaganda aracıdır ve bu haliyle sinema beyhudedir.

“Kukla gibi, iplerimiz çekilip; oynatılıyoruz.” Horatius
Şerh: Hiç kimse suçlanamaz. Bu dünya da iyilik ya da kötülük mümkün değildir. Çünkü özgür değiliz. Özgür olmayan insanların kötülük ya da iyilik yapamayacağını herkes bilir.

“Şekil, manayı bulmak için bir kapıdır.” Samiha Ayverdi
Şerh: Dünya da maddenin her türlü formu (yalancı realite) Yukarının hizmetine girebilmek için bir araçtır.

Her şeye tepeden bakıp neler olacağını önceden bilmek kadar sıkıcı bir şey olmasa gerek. … elinde böyle bir gücü barındırıyorsan ne istediğini kestirmek güç. Belkide sadece memnun kalmak, haklı çıkmak istiyorsundur. (Bizden alacağın bir şey olmadığına göre, ki sen eksiksizsin). -Tanrıya ithafen

Kökte olan her şey dallarda da mevcuttur: Kökün (kaynağın) bilgisini dallara bakarak algılayabiliriz.

Burası (olam hazeh) cehennemdir.

“Âhiret işlerinin, câhillerin iddia ettiği gibi olmadığını bil. O işler buyruk, bilinmeyen gayb ve meleklerin dünyasıyla ilgili olup, câhil halk tabakasının iddia ettiği gibi, gözle görülen dünyayla ilgili değildir.” Varidat; Ş. Bedrettin ne de güzel söylemiş. Şerh: Dünyevi işlerle ya da dünyevi planda yaptığınız sevaplarla, ibadet saydıklarınızla Yaradan’a ulaşamazsınız, bunlar yüzeysel bir takım hareketlerden öteye geçemez. Çünkü hala O’ndan uzaktasınızdır. Burada Şeyh, O’na ulaşmada farklı bir yol tembihliyor.

Varlık, hem bir mucize hem de yok edilmesi gereken bir kabuktur. Zıttı olan yokluk (fakr) ise aslında O’nun varlığının bir mucizesidir. Bu yüzden dua şöyle olmalı: Senden gelen her şeye razı ve müteşekkir olma kudretini bize ver. Bizi yokluğa mazhar kıl ki sana layık olabilelim.

“Bir tek sen giyiniksin. Diğerleri senin çıplağın!” Mevlana’ya şerh: Tek bir varlık mümkün. O da kendinde tüm isimleri taşır. Onlar sadece onundur. Mahlukat ise O’ndan sadece bu isimleri ödünç almıştır. Aslında bakıldığın da ödünç aldığını da henüz idrak etmemiştir. Bu yüzden fakiriz. Bu yüzden varlık denilen rüyaya gark etmişiz….
Kaos iyidir. Her koşulda neticeyi doğurur. O bir araç olabilir!
Başımıza gelen hiçbir olay talihsiz değildir. Tüm oluş sadece bir şeye hizmet eder : Yaradılışa.

Ruhun yaşı yoktur.
Şerh: Kişinin maddi zevklere düşkünlüğü onun vicdani ve ruhsal kalitesini belirler.

Konuşan hayvanların maddiyatla içli dışlı olmaları, bunu hayat gayesi edinmeleri midemi bulandırıyor. Sonuç: Sıradan insansıların bayağı hayatları oluyor ve bu bayağı hayatları da yine bu insansıların alçak gayelerini besliyor. Bu böyle devam edip duruyor.

“Varlık, veresiye ile yok olur” Mevlana
Şerh: Burada “ibn’ül vakt” tabiri ile alakalıdır. Hz. Mevlana burada Tanrısal kontrolde olan kişinin her şeyi tam zamanında tatbik ettiğini ve işini asla yarına bırakmadığını vurguluyor.

Uyku ölümdür. Poe’nun da dediği gibi uyku, ölümün küçük parçalarıdır.

…ilerlemenizin yani yol alabilmenizin önünde engel teşkil eden insanlardan uzak durun. Hayat becerisi, bu insanları ustaca uzaklaştırabilmenizle yakından ilgilidir.

Bu dünyada hiç bir şey yapamayan insan nasıl günah işlesin? Soruyorum.

Can sıkıntısı, boş bir zihnin getirisidir.

Memleketim insanı hep umut eder. Anadolu coğrafyası hiçbir zaman hayata geç-e-meyen umutlar mezarlığıdır. Sabırlı ve umut eden insanların olduğu tek yer Anadolu… Ne yazık ki bu sebeple hep acıya gebedir. Kısaca, Türkiye: Bir ruh hapishanesi.

Can Murat Demir’in Twitter hesabından derlenmiştir.
Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Düşüş

Tek, kendini atılmış hisseder önce. Sonra kendini atılmış düşünür – bu gücü Hiç’ten alır. Bu güç vardır zaten, bu güç varoluştur. Varoluş, Hiç’in bilincidir....

Yamyamlar Hakkında

Kral Pyrrhus İtalya’ya geçerken, Romalıların kendisine karşı gönderdiği ordunun düzenini araştırdığında şöyle demiş: “Ne tür barbarlar olduklarını bilmiyorum (Yunanlılar kendilerinden olmayan herkese barbar derdi)...

İlahi Düzen ve Ruhun Kurtuluşu

Var olmanın sancısını çekiyor insanlık ve her nefes ölümü çağırıyor. Ruhlar alemine iniş başlasın, Süptil yalanların mabedine doğru, Ve hoş geldin diyor şeytan Ruh: Sonsuzluğun bedensiz sürüklenişidir. Dünya ruhların...

Sinekler Kendini Arı Sanan Hamamböceklerinden Nefret Eder

O zamanlar sadece ışık vardı, tanrıdan gelen yaratıcı ilham bu ışığın altında hareketleniyor, tüm evrene hayat veriyordu, rüyalar da böyleydi: ne hayvan ne de...

Thelema veya Güç İstenci

Neden bütün gerçekliği ortadan kaldırmak isteyen "zihin provakatörlüğü” yapmalıyız? Bu sorunun cevabini konu arasına serpiştirecek ve cevaba beraberce ilerleyeceğiz. Thelema (θέλημα) kelimesi Eski Yunanca ‘da ilk...

Hüzün Mısraları

Gülüşümde bile hüzün var benim Hüzünle örülmüş beyaz kefenim Atını meydana sürmüş sefalet Her çehrede figan, intikam, nefret Hakikat ölürken doğmuş benim bedenim Yalanlar süslemiş ömrümü benim Yüzümde çizgiler destesi...

Ruhsal Bir Odise

İzleyen bölümde Joad, “sıra dışı olmadığına inandığı” kendi “ruhani odisesi”ni anlatırken, “dini meselelere olan ilginin yeniden canlanması”nın nedenlerini yorumlamaktadır. Bize söylenenlere göre, dini meselelere olan...

Çeviri

Jacques Amyot'ya (İlk ve büyük Fransız çeviricilerinden (1513-1593) bizim Fransız yazarları arasında en onurlu yeri vermekte haksız olmadığımı sanıyorum. Yalnız anlatımının doğallığı ve temizliği...

Boşlukta Gölgeler

gözler çaresiz açıldı, kimisine aydınlık kimisine karanlık. yine de adı yüzyıllardır uyanıştı… söz söylemek içindi tutulan nefesler, haykırışlara yetmedi! gün aydınlığında da, karanlığında da bir garip buğu...

Ruhi Mücerret: Bir Kapitalizm Tragedyası

Kapitalizm Dehşeti: Reklamlara Programlanmış İnsanlar Kuşkusuz modern çağın kronik hastalıklarından biri Kapitalizm. Bu illet’ül mahlûkat aramızda ve köklerini derinlerden insan egosundan alıyor. Her ne kadar...

Puşkin ve Erzurum Yolculuğu

Rus Edebiyatı’nı yeni bir boyuta taşıması adına önemli bir isim olarak hatırlayabileceğimiz Alexandr Puşkin'in çalkantılı ve derbeder bir yaşamı olmuştur. O dönemin imparatoru Nikolay...

Gece Kanatlarında

Avlanmak için geceyi bekleyen canlılar gibi, duygularda yalnızca sahibine av gözüyle yaklaşır Gecenin umulmaz anlarında… Hiç hatırında olmayan ve yokluğuna inandığın hissedişler bulurlar seni amaçsızca. Gece unutturabilir...

Yanık Bir Akşamüstü

yanık bir akşamüstünden kopup, ölü bir gecenin içine düşüyordum. kalbim duman içinde, avuçlarımda sabahın leşi bir sarhoşun küfürlerinden kaçıp kahpe bir yalnızlığa sendeliyordum dudaklarım sansür içinde gözlerimde bir kış uykusu mülteci duygulardan...

Yitik Tanrı

Yitik hayaller ve bir mezardır her şeyin açıklaması… Hayat denilen şey bir yalandır çoğu kez. Düşün ve taşın sonuç hep aynıdır; “Hiç…” Bazen düşünmek...

Hiç Gözüyle Edebiyat

Kim dolduruyor edebiyatı anlamla? Edebiyat, bir edebiyat küre içinde olup bitiyor. Edebiyat kürede, yazarlar, okurlar, eleştirmenler, kitaplar, dergiler, onların elektronik ortamda kopyaları, yayınevleri, dağıtım...