It

It, King hikayelerinde rastlayabileceğiniz her türlü klişeye sahip ama dediğim gibi film gerçekten de orjinal bir karaktere sahip: Pennywise

Rüzgarda uçuşan çamaşırlar arasında şeytan kol geziyor! Saklambaç oynayan küçük çocuklar korkuyor ama artık çok geç çünkü ölüm onları hiç ummadıkları anda sobeliyor! Çok geç! Palyaço geliyor… Bu kez intikam için, bu kez daha kanlı…

Nedendir bilmem ama palyaçolar beni hep ürkütmüştür. Gördüğüm an da onların gözlerinin içine bakarım ve hemen oradan uzaklaşırım. Bilmiyorum ama garip bir korku türü, sanki içlerinde başka biri varmış gibi gelir bana. Bu yüzden palyaçolar, makyajlanmış şeytanlar gibidir benim gözümde. Bu filmin öyküsü bu yüzden çok önemli benim için ve çok iyi hatırlıyorum, VCD’ sini bulmak için epeyce dolaşmıştım. Çünkü ben de bu filmdeki kurban çocuklar gibi küçük bir kasabada ikamet ediyorum. Ve o kopya hala durur arşivimde…

IT benim hayatımda önemli bir yer kaplar. Palyaçolardan korkan bir adam olarak bu filmi bu kadar sevmem nedendir bilmem… Ama IT bana göre en iyi Stephen King uyarlamalarından biri…

Küçük bir kasaba, çocuklar, arkadaşlıklar ve şeytanın oyunları… 

Main küçük bir kasabadır. Çocuklar etrafta oynamaktadır, her şey normaldir. Ta ki cehennemden gelen palyaço görünümlü örümcek gelene kadar. Çocukları türlü hilelerle, oyuncaklarla kandırıp, ruhlarını hapseden bir iblistir o. Palyaço kasabaya geri dönmüştür. Çocuklar teker teker ortadan kaybolmaya başlamıştır. Bu garip durum, palyaçoyla yüzleşen buna rağmen hayatta kalmayı başarabilen Mike tarafından hemen fark edilir. Çünkü yaşananlar tanıdıktır.

Mike, palyaçonun elinden kurtulan küçük bir grubun üyesidir ve hemen arkadaşlarına ulaşarak onları yeniden palyaço ile mücadeleye çağırır. Arkadaşları bu çağrıyı duyar duymaz hemen harekete geçerek Main’ e geri dönerler ve tekrar şeytana karşı savaş ilan ederler. IT, bu küçük arkadaş grubunun şeytana karşı mücadelesini anlatan bir film.

“Pennywise” namı diğer palyaço, kanlı gözleriyle lağım sularında gemi yüzdürmeye başlar. Amacı sadece küçük çocukların ruhlarıyla beslenmek… Ve bunu yaparken çok eğlendiğini söyleyebilirim. Tim Curry ise bu rolün altından kalkabilecek nadir aktörlerden biri. (Onu Oscar (1991) dan da tanıyoruz)

Bir dondurma ya da balon ölüm için birer davetiye sanki. Çocuklar tehlikede, kasaba panik halinde… 1990 yapımı bu King uyarlaması benim için özel bir film. It, özellkle palyaçolara takıntılı olanlara önerebileceğim bir film.

Can Murat Demir

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Eylem: Kurtuluşun Sistematiği

Eylemin Ruhu: Yok etmenin gidişatı kaosa gebe; bunu artık çok iyi biliyoruz. Her eylemin kanla bitmesi ve kanın arttıkça kutsallığını yitirmesi bu yüzden olsa...

Mavi Balina

Jerzy efsanelerde yaşamaz. O da tıpkı bizim gibi düşünmeyi sever. Şüphecilik. Önce şüphe etmeniz gerekir öğrenme sürecinde. Sonra başka bir el gelir sanki sizleri...

C’est arrivé près de chez vous

Belçika yapımı bir film olan C’est arrivé près de chez vous, bir seri katilin toplum hakkındaki, sanat hakkında görüşlerini vurgulayan bir hikayeye sahip ve...

Good Will Hunting

Bir insan diğer bir insanın hayatını ne kadar etkileyebilir? Bir deha, onu keşfeden bir profesör ve onların arasında kalan hassas bir psikolog… Bir hayat bilgeliği öyküsü,...

Hegel, Marx ve Almanya’da Din ve Tanrı Tartışmaları

Karl Marx’ın 1844 yılında yayınlanan “Hegel’in Hukuk Felsefesinin Eleştirisine Dair” başlıklı giriş yazısında yaptığı “Din halkın afyonudur” belirlemesinin düşünüldüğünden çok daha derin bir anlamı...

Zeki Müren ve Spiritizma

Spritizma ile ilgili internette araştırma yaparken rastladığım bir röportajı burada paylaşıyorum. Röportaj merhum Zeki Müren' e aittir. Kendisinin Dr. Rafet Kayserioğlu ve Beyti Dost...

Çalışırken Dinlemek İçin 6 Albüm

Kitap okurken, yazı yazarken, gazete-dergi karıştırırken, internette dolanırken neler dinlemeli? Bazı insanlar çalışırken dikkatlerini dağıttıkları ya da müziğe saygısızlık yaptıkları gerekçesiyle müzik dinlemekten hoşlanmasalar da...

Modern Yalnızlıklar

Yalnızız... Bizler tanrının imalathanesinden özenle yaratıldıktan sonra seçilmiş kadar şanslı ve o şansın yaver gitmeyeceği bir gerçeğin yüzümüzdeki soğuk tokadı, enselerimizdeki keskin nefesi kadar...

Sabaha Karşı 4

saat sabaha karşı 4 erkenci horozlar başımda uyumak ölesiye eziyet tek çare perdeleri kapamak saat sabaha karşı 4 ateşler içinde yastığım sanki bana düşman gibi su içinde cehennem yatağım saat sabaha karşı...

Geçmişin Anılara İhaneti

... Uzaksınız. O kadar uzaksınız ki ne kadar da bağırsam duyamayacaksınız ellerimden düşen zamanın sesini. O kadar uzaksınız ki kendinize ne kadar susarsanız susun fark...

Sakın Merdiven Altından Geçmeyin!

Duvara dayanmış bir merdiven görürseniz altından geçmeyin, etrafından dolanın. Çünkü o merdivenin tepesinde ya bir tamirci, ya bir boyacı ya da camları silen biri...

Tarkovski ile Filmleri Üzerine

Ivan'ın Çocukluğu, 1962 - Nereden aklınıza geldi ilk filminiz "İvan'ın Çocukluğu" nun konusu? - TARKOVSKİ: Biraz tuhaf bir hikayesi var bu filmin. Mosfilm stüdyoları filmin yapımına...

Hiç ile Onto-erotik Bir Dans

Sevgilimin, "Ruhun solucanlarla dolup taşan bir teknedir -senin. İstersem dilimle her birini çıkarır usuna serpiştiririm ve izlerim dehşetimin etkisinde gösterecekleri edimleri. Bu, haz verebilir...

Koskoca Bir Kıtanın Kişisel Nedenle Kaybı

11. yüzyıl Viking halklarının en güçlü olduğu dönemdi. Kanunları çok iyi düzenlenmiş, vahşetleriyle ünlenmişlerdi. Yöneticileri dünyanın en zengin ve en güçlülerindendi. Bizans İmparatorluğu'nun gurur...

Dolunay ve Kırmızı

Karısını öldürdüğünde henüz 20’li yaşlarında genç bir adamdı. O zamanlar hayatın ya da ölümün ne olduğunu tam olarak bilmiyordu. Ama azimliydi, öğrenmesi fazla uzun...