Kaos ve Entropi Üzerine

Düzensizlik ve Kaos üzerine inşa ettiğimiz yaşantılarımız, sürekli bir şeyleri düzeltme arzusu içinde olmamızı bekler. Katlanılamaz hale gelen düzensizliği iyileştirme çabaları zamanla içimizde bastırılması zor bir kasvet oluşturur. Peki yaşantımızı düzene sokan kriterler nelerdir?

İnsanoğlu, içinde yer aldığı yaşamı belli bir düzen sınırları içinde inşa edilmiş olduğunu düşünüp, düzensizlik sonucu oluşan kaosa dayanamaz. Modern dünya, hayatı düzene sokmak için her zaman yeni kurallar ortaya koyarak belli çerçeveler oluşturur. Yapılacak her bir eylem için ayrı prosedürler vardır ancak hayatın temel kanunu olan kaos, düzensizliği her zaman insanın önüne çıkarır. İnsanın yaşamla en son teması olan ölüm de bir düzensizlik halidir. Yaşamla olan senkronizasyonlarını kaybetmiş hücreler ayrılıp formlarını değiştirerek yeni bir düzen arayışına girmeye yönelirler. Doğal sirkülasyonlar bu şekilde dallara ayrılarak Entropi kavramını insana hatırlatmaktadır. Entropi, termodinamik alanında bilimsel bir terim olup düzensizliğe gitme halinin ana başlığıdır. Günlük konuşmalara da yansıyan bu terim, formunu bozmamış bir parçanın zaman geçtikçe belli periyotlar eşliğinde bölünüp parçalanması ve dağılması hali olarak da gözlemlenebilir. “Entropi” denildiğinde genellikle uzaklaşma hali görmekteyiz. Entropi kavramını herhangi bir hücreye, bitkiye, insana ve hatta modern topluma dahi uyumlandırabiliriz.

Entropi, hayatın var etmiş olduğu döngüde ilerleyebilmek için kaçınılmaz bir kanundur. Kimi zaman herhangi bir varoluşun bitimine sebepken başka zaman da yeni bir başlangıç doğurabilir. Düzen üzerine kurulmaya zorlanan dünyada düzensizliğin anlaşılabilmesi için indirgemeci bir bakış açısıyla irdelemek daha anlaşılır olacaktır.

İbn-i Haldun, zamanında Asabiyye adında bir alegori oluşturmuş ve bu alegoriyi çeşitlendirmiştir. Bu kavram kabataslak tanımlanacak olursa, insanların düzeni bulabilmeleri için oluşturulabilecek en sade kurallar toplamıdır. Özetle, hayatımızda birkaç temel kuralı her bir eyleme uyarlanabilecek şekilde ayarlarsak ve bu şekilde yaşarsak, o zaman kurallardan oluşmuş toplumun içinde kendimizi kaybetmiş olmaz, düzensizliğin yarattığı korku ve öfkeye maruz kalmayız. İçinde ikamet ettiğimiz yaşam her zaman kaçışı olmayan bir kaos halindedir. Bizler, köşeli hatlara sahip olan varlıklar dünyasında yer almaktayız.

Bir örnek olarak; köşe formu, Antik Yunan’da her zaman bir kaos göstergesi olmuştur. Doğa, kare olarak temsil edilir çünkü devinimin var olduğu yerde düzensizlik hakimdir. Ancak küre formuna bakılacak olursa küre döngüseldir, ideal ve kusursuzdur. Kürenin merkezine odaklanıldığında her yer eşit uzaklıktadır. Döngü insana güven hissi sağlar, bu yüzden huzur verir.

Modern yaşama dönecek olursak, insanlar sürekli planlar ve rutinler oluşturarak kurdukları döngüyü ellerinde tutma gayretine girerler fakat bu durum akışa karşı gelmeye çalışmaktan ibarettir. İnsan doğası gereği zaten düzenli bir varlık değildir. Tükettiği sürece sürekli yıkım fonksiyonunu devam ettiren bir varlıktır. Doğal verimliliği az olan bir varlıktan her an her saniye yüzde yüz verim beklenilemeyeceği gibi, insan sürekli oluşturduğu planlarla, kaosun içindeki döngüsünü koruyamaz. Kaos ve düzenin ardışık olduğu kabul edildiği sürece, kişi yıkıma karşı daha güçlü olur böylelikle içinde bulunduğu tabiat ve yaşamla daha sağlam bir irtibat kurar.

Selin Yıldız

Selin Yıldız
Selin Yıldızhttp://www.felsefehayat.net
1 nisan 1999 tarihinde Bursada doğdum. Uludağ Üniversitesi makine mühendisliği bölümünden 2021 yılında mezun oldum. Uzun süredir felsefeye duyduğum ilgi sebebiyle okuyup araştırıyorum. Konuşulması ötelenmiş konuları kendi perspektifimle okuyucuya aktarma amaçlı yazıyorum.

POPÜLER BAŞLIKLAR

2 YORUMLAR

  1. Brilliant read!

    Ibn Khaldun literally redefined the study of history. He was interested in why things happen in general and how those things influence other things. He looked at things on a social cohesion level. There should be more statues of this great man!!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Yokluğundaki Kadın-lar

Eskisi gibi olmaz her zaman her şey. Eskisinden daha iyi olduğunu düşünürsün. Adamın ağzına sıçar, terk edersin. Pişman olursun geri dönersin. Aşık adam kabul eder, eder ama...

Bilinçsiz Duygular

İç savaşlarımızın ikincisinde miydi, üçüncüsünde mi, iyi hatırlamıyorum, evimin bir fersah kadar ötesine gezmeye gitmiştim. Benim ev de bütün kargaşalıkların göbeğinde olmuştur her zaman. Uzağa...

Beyti Dost Celse: 3

Doğru, doğru olunuz..! Suçlarınızı örttünüz, kararları yanılttınız. Akrep gibi kendinizi zehirlediniz. Akrebin yaptığında bir hayır var. O, neslinin devamı için yapar. Siz ise, her şeyi...

Utangaçlık

utangaçlık, utangaçlık, utangaçlık, ah! ne masumdur! bırak biraz dinlensin bu hoş tavırlar. en hınzır dakkalarında bile gecenin, kadın bizi usulca dizginleyebilmelidir okşasın dingin tenimi ağırbaşlı dokunuşların, soğuk nefesin, ve ürkek bakışın bence bir uzun öpüşmelerin tadında...

Hastalık

Benim hastalığım, hastalıkların en kötüsü, en azılısı, en ağrılısı, en belalısı, en süreklisidir. (Kum hastalığı.) Şimdiye kadar beş altı uzun ve belalı sancı geçirdim. Bilmem...

Sevişmek ve Anne Şefkati

fena bir annenin şefkatiyle okşuyor hatun saçlarımı boyası akmış saçları ve iri gözleri yüzümde dolaşıp duruyor bir asker kadar azgın ve şehvetli ve emin ikimizde ceplerimizde kuruş olmamasını ya da televizyonda palmiye ağaclarının gölgesi altında dans...

Demir Can ve Ruh-eşi Yeter Bayram’a İthafen

Karanlık ufkun ardından güneşin altın şafağı doğmaktaydı... Karanlıklarda var olan sevginin ölümsüzlüğü kaybettiği son zerresini aramaktaydı. Uzun ince acı dolu yollardı yürüdüğü, ağlayarak hıçkırarak ruh...

Gecenin Soluğunda Asrın Geleneği: Sadakatsizlik

hayatın anlam kazandığı yerlerdeyim. fahişelerin dar sokaklarında, bağımlıların kol gezdiği kaldırımlarda travestilerin ıslık çaldığı koyu lacivert gecenin içinde, tinercilerin solgun suratlarında, loş, küf kokan barlarda... hiç sıradan insanların arasında değildim,...

Yurtsuz

Dört nala koşan atlar Uzaklara götürür beni, Korkmadan, doludizgin. Gören tanır beni, Ve tanıyan Yurtsuz Adam diye seslenir. Haydi, haydi! Asla bırakma beni, Yazgım, ey parlak yıldız! Kimse bana soramaz, Nerelisin diye. Asla bağlanmadım bir...

“Biricik ve Mülkiyeti” Üzerine 266 Sözcüklü Bir Anekdot

“Haklı ya da haksız olduğumu yargılayacak biri varsa o da Benim, Benden başka bir yargıç yoktur. Başkaları sadece benim hakkımı onaylayıp onaylamadıklarını ve bunun...

Aşkta Etik ve Estetik Sorumluluk

Aşkı yaşamak hem büyük bir belâ hem de büyük bir fırsattır. Aşk insana bir âfet gibi gelebilir. Gece yarısı yer sarsılmış, duvarlar, tavan üstümüze...

Görüngübilim Felsefesi (Fenomenoloji)

Görüngübilim felsefesine göre nesneler maddi olmaktan çıkmış, düşünce ürünlerine dönüşmüşlerdir. Nesnelerin duyularla algılandıkları gibi değil, birer bilinç ürünü olarak, bilinçte şekillendikleri savunulur. Tüm değer...

Cinnet

Korkuyorum!.. Kainat çıldırıyor gözümde İntikam bulutları gecemde, gündüzümde Canlanıyor çeşmenin musluk taşı Yoksulluk günlerinin doludizgin ayyaşı Duyuyorum göğsümde bir yılan,ıslık çalan Duyuyorum sesini,alçaldıkça alçalan Cinleri görüyorum bin türlü, yüzleri al En...

Hiçbir Yerdesin!

Sus ve dinle bak, gece bile sana sorular getiriyor rüyalarında. Beynin düşünmesin artık. Vazgeç hayallerinden. Ellerin çoğalıyor görüyor musun? Soruların cebinde dursun. Aman ha...

Arınma Odası

Şiirsel üst erkekliğimi ayaklandıran bu dişi, her gece beni içine alıyordu. Hem tecavüz, hem de aşk bir aradaydı. Keskinlik yoktu, sadece iki tenin arasında...