A. A. Maledictum’un 4. Yıl Özel Mesajı

Bizler sadece tek bir şeyi biliriz, ruhumunuzun derin anlam taşıyan yüklü boşluklarından doğan gerçekleri yazmak ve yeni nesillere hatıra bırakmak… Bu hatıramızı okuyanlar ve anlayanlar Tanrısallığın şafağını ve yaratılışın sonsuzluğunu hissedeceklerdir.

Sonsuz yolculuğumuz, bizleri her gecenin karanlığıyla birleştirdi, kalemlerimizi bilgelik mürekkebiyle doldurdu, doğanın kulaklarımıza fısıltılarla atalarımızı anlatmasını sağladı, kendi kimliğimizi bularak hayat şifremizi yeniden yaratmamıza izin verdi. Bizler her gecenin zifiri karanlığında altın şafağın parlaklığını sezerek uykuları kaybettik, kaybettiğimiz uykuların içine özlemlerimizi ve acılarımızı hapsettik, hapsettiklerimiz geçmişe bir iz bırakan silahımızdı.

İmkansız olanlar bizler için silinmiştir, bizler kağıda döktüğümüz gözyaşlarımızla sildik imkansızlığı…

Gerçekler bilinen ve bilinmeyenlerdir, ölüm içerisinde doğmakta yaratılış içerisinde ölmektedir. Bizler bu yüzden ölüme daha yakınız ve ölümü daha doğru şekilde anlamaktayız çünkü bizler ölüme rağmen her şeyi yeniden yaratabilenleriz. Saniyeler, saatler, aylar ve yıllar geçmektedir ama bizler bu zaman içerisinde geçip gitmemekteyiz çünkü bizler zaman kavramını yok edenleriz. Yaratılış her bir hücresiyle dengeyi sağlamaktadır bu hücrelerin içerisinde insan tohumu gibi zerrecikler yer almaktadır ve zerrecikler hücrelerin varlığını bilirler ama yaratılışın özünü bilemezler, bizler bu hücreler içerisinde iki yöne doğru isyan ederek yeni bir tohum yaratanlarız.

Bildiğimiz ve inandığımız yaratıcılığımızın yeni boyutu eski hücrelere sığmamaktadır ve kim bilir belki Yaratıcı yanındayız veya bizler de artık birer Yaratıcıyız.

Yazı Felsefe Hayatın 4. yılına ithaf edilmiştir.

Ave Ate Maledictum

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Hayyam Rubaileri -V-

81. Ramazan ayı bu yıl da geldi yine; Vurdu bukağıyı aklın bileğine; Tanrım bu halka bir gaflet ver de bari Ramazanı Şevval sansınlar bu sene. 82. Ey doğru yolun yolcusu,...

Küçük Günışığım

küçük günışığım sensiz ruhsuzum gölgem bile yok sokaklarda küçük günışığım aşkımın bekçisi varoluşum sensiz anlamsızım nefes alamam tenin yokken küçük günışığım hayatım ellerinde ben seninim o yataktayken gezinen dudaklarım dokunan ellerim cennetini ararken ben hep seni düşlerim küçük günışığım bırakma sakın sensizken...

Bütün Bildiğim

bütün bildiğim şu: kuzgunlar ağzımı öpüyorlar, damarlar arapsaçına dönmüş burada, denizse kan denizi. bütün bildiğim şu: eller uzanıyor, gözlerim kapalı, kulaklarım kapalı, çığlığımı geri çeviriyor gökyüzü. bütün bildiğim şu: burun...

Kral Philip’in Ölümü

Makedonya Kralı Philip hükmettiği yıllar boyunca kötü ününden ve ileri derecedeki aşağılık kompleksinden çok çekti. Krallığını, Yunan dünyasında hatırı sayılır güçlerden biri haline getirmiş...

Aşk: Acının Kraliçesi

Zayıf kimse kendi kendisine zarar verir. Nietzsche Aşk, acıya göğüs germenin bir diğer adıdır. Acıya tapınmanın bir ibadet sayıldığı tek tapınaktır. İnsanı melankolinin dar sokaklarında sarhoş...

Bir Oğuz Atay Senfonisi ya da Ondan Geriye Kalanlara Dua

BİRİNCİ KİTAP (Acıya giriş) Bu kitap giriştir. Giriş, bir hayatın başlangıcını, keşmekeşindeki ilk acı basamağını temsil eder. Bu şu demektir; her insan özünde Hitler denilen...

İnek Şaban’ı Sevenleri Yalnız Bırakmadı

Türk sinemasının en büyük isimlerinden olan Kemal Sunal, vefatının 16. yılında Zincirlikuyu'daki mezarı başında sevenleri tarafından anıldı. Okunan duaların ardından Sunal ailesi mezara bir buket çiçek bıraktı....

Utangaçlık

utangaçlık, utangaçlık, utangaçlık, ah! ne masumdur! bırak biraz dinlensin bu hoş tavırlar. en hınzır dakkalarında bile gecenin, kadın bizi usulca dizginleyebilmelidir okşasın dingin tenimi ağırbaşlı dokunuşların, soğuk nefesin, ve ürkek bakışın bence bir uzun öpüşmelerin tadında...

Evlilik Düşmanı Bülent Bey’in Yaşadıkları

Dışarıdaki soğuk rüzgâr, kapalı kapılar ardındaki hoş sohbetleriyle birbirlerinin yüreklerini ısıtan ailelerin mutluluğunu süzüyor. Etrafta korkunç bir uğultu var. Sanki rüzgâr, etrafa attığı kıskanç...

12 Eylül’e Nasıl Geldik?

12 Eylül 1980 harekâtı, 20. yüzyıl Türkiye tarihindeki dördüncü askerî darbedir. Birincisi 1908 Temmuz'undaki, tarihimizde II. Meşrutiyet olarak bilinen ihtilâldi. Bu anayasal hareketin üzerinden...

Melankolinin Tanrıları: Katatonia

Katatonia... Melankolinin sadık tanrıları diyorum ben onlara. Hem sadık hem de fazlasıyla inatçılar aslında.... 1991 yılında İsveç' te Jonas Renkse ve Anders Nyström tarafından...

Tanrı ve Dahası

Herkesin hayaletleri vardır. Şizofreninin kuytularında kaybolan karanlık bedenler gibi korkusuzca oradan oraya savrulan... Bir gölgenin ardına saklanıp tanrısal bir güzellik edasıyla sizi kuşatıp saran...

Arka Kapak 23. Sayısı Raflarda: Polisiye Edebiyat ve Agatha Christie

Dosya: Agatha Cristie Soruşturma: Alper Canıgüz Röportaj: Erol Üyepazarcı Mustafa Özel: Roman, Herkesin Hikâyesi Enis Batur: Gökçe Yazın İbrahim Tüzer: Her Dem Taze, Her Dem Okunası: Halid Ziya Uşaklıgil Sevengül...

Ondan Gelen

İçimden can alınır mıydı, ruh çekilir miydi? Yaşarken bilinmez... Onun gitmesiyle benim ruhum çekilmişti ve hala dolanıp duruyordu, bedenime girmeksizin ve başka bedenleri istemeden sadece...

Tavşan Yahnisi

Bu gün Jerzy ile karşılaşmak için dereye gittim. Malum, bizim yerleşke yeşillik. Açık golf sahasının içinden dereye ulaşıyorsunuz. Bizim golfçüler biraz alkoliktir. Geçerken kiminden...