Varlık gerçekten “vardır” mı, yoksa yalnızca bize mi görünmektedir? Heidegger’e göre asıl mesele, var olan şeyler değil; onların nasıl açığa çıktığıdır. Belki de asıl soru şudur: Varlık bir şey midir, yoksa gerçekleşen bir olay mıdır? Bu sorunun izini süren Martin Heidegger, Beiträge zur Philosophie (Vom Ereignis) adlı eserinde şu yoğun ifadelerle düşüncesini kurmaktadır:
»Seyn«, »Ereignis« (Olay) olarak özler (west).
Özleme (Wesung), dönüşte (Kehre) merkezine ve genişliğine kavuşur. Çatışma ve karşı-yönelimin karara bağlanışı (Austrag).
Özleme, hakikatin içinde teminat altına alınır ve sakınır.
Hakikat, aydınlatan gizleme olarak gerçekleşir.
Bu gerçekleşmenin temel yapısı, ondan kaynaklanan Zaman-Mekân’dır (Zeit-Raum).
Zaman-Mekân, »Seyn«in yarılışlarının (Zerklüftung) ölçülüp biçilmesi için öne çıkandır.
Zaman-Mekân, hakikatin bir eklemlenişi (Fügung) olarak kökensel biçimde »Ereignis«in (Olay’ın) an-lık-mahallidir (Augenblicks-Stätte).
An-lık-mahalli, bundan [Ereignis’ten] Yeryüzü ve Dünya arasındaki çatışma olarak özler.
Çatışmanın üstlenilmesi (Bestreitung) »Da-sein«dır.
»Da-sein«, aydınlanmış-gizlenmiş »Ereignis«in teminatından hakikatin sakınılması biçimlerinde gerçekleşir.
Hakikatin sakınılması (Bergung), doğru olanın »olan« olarak açıklığa ve yerinden edilmişliğe (Verstellte) gelmesine izin verir.
»Olan«, ancak bu şekilde »Seyn«in içinde durur.
»Olan« vardır. »Seyn« özler (west).
»Seyn« (»Ereignis« olarak), kendisinin —»Seyn«in— özlemesi (wese) için »olan«a muhtaçtır (braucht). »Olan« ise »Seyn«e aynı şekilde muhtaç değildir (bedarf). »Olan«, her türlü doğrudan kavranabilirlik, kullanılabilirlik ve yararlılığın (örneğin: “her şey halka hizmet etmelidir”) neyin olan neyin olmayan olduğunu kendiliğinden belirlediği o »varlık terk edilmişliğinin« egemenliği altında hâlâ »var olabilir«.
»Olan«ın »Seyn« karşısındaki bu görünür bağımsızlığı —sanki »Seyn« yalnızca tasavvur eden »soyut« düşüncenin bir eklentisiymiş gibi— bir üstünlük değil, aksine körleşen bir çöküşe (Verfall) dair ayrıcalığın işaretidir.
Bu »gerçek« olan, »Seyn«in hakikati açısından kavrandığında; kökeni bu sırada örtülü kalan görünüp-aldatışın (Schein) öz-olmayışının (Unwesen) egemenliği altındaki »olan-olmayan«dır (Un-seiende).
Bu fragman ilk bakışta kapalı ve yoğun görünmektedir. Ancak Heidegger burada varlığı sabit bir yapı olarak değil, “Ereignis” yani bir “Olay” (olmakta olan) olarak düşünmektedir. Heidegger’e göre varlık, kendisini nesnelerde değil, onların açılışında göstermektedir. Bu açılış, zaman ve mekânın iç içe geçtiği bir ilişkiler alanı olarak düşünülmektedir. İnsan (Da-sein) ise bu açılmanın taşıyıcısı olarak hakikati hem açmakta hem de saklamaktadır. Bu bağlamda hakikat, basit bir doğruluk değil; gizleyerek açığa çıkaran bir süreç olarak anlaşılmaktadır.
Varlık bir şey değildir; kendini açan bir olaydır.
Kaynak: Heidegger, M. (1989). Beiträge zur Philosophie (Vom Ereignis) (Gesamtausgabe, Cilt 65). Vittorio Klostermann.



